ADIM ADIM İKİNCİ HANÇER VAKASI!
CHP’nin Altı Oku’nu, altı parmak olarak sembolize eden; okuma yazma bilmeyen annelerin evlatlarıyız.
Bizim CHP ile bağımız, bugün makam ve mevki peşinde koşanların kurduğu hesaplardan çok daha eski ve çok daha derindir.
O nedenle parti aidiyetimizi sorgulamaya kalkanlara önce kendi geçmişlerine bakmalarını öneriyorum.
Çünkü son günlerde karşımıza çıkan siyasi gerçek oldukça açık:
Siyasette liyakatın pek önemsenmediği, “koyun” olunca sürüyü güdenlerin çobanlık yapma iştahının kabardığı bir dönemden geçiyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi, bir süredir farklı hesapların, farklı çevrelerin ve farklı siyasi projelerin etkisi altına sokulmaya çalışılıyor.
Kısacası CHP işgal edilmeye çalışıldı.
Bugün ise asıl dikkat edilmesi gereken nokta, bu işgal girişiminde rol alanların bir bölümünün hâlâ partinin içerisinde nüfuz alanı oluşturmaya çalışmasıdır.
HANÇERLER NEDEN HÂLÂ SOĞUMADI?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, elinde hançer olanlara seslenirken aslında bir siyasi uyarıda bulunuyordu:
“Hançerlerinizi soğutmayın.”
Bu söz, korkaklara verilmiş bir rol değildi.
Aksine, siyasette vefasızlığın, fırsatçılığın ve içeriden yürütülen hesapların ne anlama geldiğini bilen bir siyasetçinin açık uyarısıydı.
Fakat görüyoruz ki o hançerler soğumadı.
Bilakis bilenmeye devam ediyor.
Dahası, dün Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı kullanılan hançerlerin bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisinde yeniden dolaşıma sokulmak istendiğini görüyoruz.
İşte buna itirazımız var.
ÜÇÜNCÜ YOL MU, YENİ BİR HANÇER Mİ?
“Üçüncü yol” söylemiyle ortaya çıkanların ve 10 Aralık sürecinin aktörlerinin CHP’nin politika kurullarına taşınması, tek başına politika üretmek anlamına gelmez.
Eğer geçmişteki siyasi anlayış, hesaplaşmalar ve zihniyet değişmediyse; sadece koltuklar ve unvanlar değişmiş olur.
Parti politikalarının üretileceği kurullara kimlerin getirildiğine bakarken yalnızca bugünkü söylemlerine değil, dün ne söylediklerine ve ne yaptıklarına da bakmak zorundayız.
Çünkü siyasi hafıza, günübirlik değildir.
Dün Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı hançer sallayanların, bugün CHP içerisinde hangi görevlerle ödüllendirildiğini sormak en doğal hakkımızdır.
KILIÇDAROĞLU’NA HAKARET EDENLER NASIL CHP’YE TAŞINIYOR?
Daha da önemlisi...
Kemal Kılıçdaroğlu’na küfür ve hakaret etmek bazı çevrelerde adeta günlük siyasi spora dönüşmüşken, o çevrelerin içerisinden seçilen isimleri alıp CHP’ye monte etmek nasıl bir siyasi anlayıştır?
Kılıçdaroğlu’na yönelik ağır hakaretleri görmezden gelip, bugün o isimleri CHP’nin çeşitli kademelerinde görevlendirmek hangi ahlaki zemine oturmaktadır?
Soruyorum:
Kim bu isimleri partiye taşıyor?
Kim, geçmişte Cumhuriyet ve Cumhuriyet Halk Partisi değerlerini hiçe sayanlara kapı açıyor?
Kim, sırtında hançerle seçime giren ve Kemal Kılıçdaroğlu’na hançer saplayanları bugün CHP içerisinde yeniden konumlandırıyor?
Bu soruların cevabı verilmelidir.
Çünkü mesele birkaç kişinin bir kurula atanması değildir.
Mesele, CHP’nin hangi siyasi anlayışla yönetileceği meselesidir.
İSİM İSİM SORACAĞIZ
Kimse kusura bakmasın.
Biz bu partinin dününü de biliyoruz, bugününü de takip ediyoruz.
İsim isim soracağız.
Kim ne söyledi?
Kim kimin yanında durdu?
Kim hangi süreçte ne yaptı?
Kim Kemal Kılıçdaroğlu’na hangi sözleri söyledi?
Kim hangi siyasi hesabın içerisinde yer aldı?
Bunların hepsini hatırlayacağız.
Çünkü CHP’de geçmişi silerek yeni bir siyasi kimlik inşa edemezsiniz.
Bugün başka, yarın başka konuşarak Cumhuriyet Halk Partililik olmaz.
BİZ BU PARTİYİ ÜÇ BEŞ ÇAKALA YEDİRMEYİZ!
Cumhuriyet bizim vazgeçilmezimizdir.
Cumhuriyet Halk Partisi bizim vazgeçilmezimizdir.
Bu parti, birkaç kişinin siyasi kariyer planlarına, koltuk hesaplarına veya günübirlik ittifaklarına teslim edilecek bir parti değildir.
Anne ve babalarımızın değer verdiği, uğruna mücadele ettiği, kuruluşun ve kurtuluşun partisi olan CHP’yi üç beş kişinin siyasi hesabına yedirmeyiz.
Kimse kendisini CHP’nin üzerinde görmesin.
Kimse CHP’nin hafızasının olmadığını sanmasın.
Kimse dün söylediklerinin ve yaptıklarının bugün unutulacağını düşünmesin.
Biz buradayız.
Cumhuriyet için buradayız.
CHP için buradayız.
Ve hançerlerin yeniden bilenmesine sessiz kalmayacağız.
Çünkü bizim mücadelemiz bir kişinin, bir grubun veya bir koltuğun mücadelesi değildir.
Bizim mücadelemiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin özünü, değerlerini ve Cumhuriyet çizgisini koruma mücadelesidir.
Böyle bilin.
Ve yaptıklarınızın, söylediklerinizin, geçmişinizin bir gün mutlaka önünüze konulacağının farkında olun.





