Ne, ne zaman, nasıl, niçin (ne için), nerede, neden ve kim?
Siyaseten zaferin sırrı, bu soruların cevaplarının birbiriyle uyumunda gizlidir.
Bu altı faktör bir arada uyum gösteriyorsa, başarı ihtimali güçlenir.
Bunu yapmak kolay mı?
Elbette değil!
Ama zoru başarmak lazım...
“Ya benimsin ya toprağın!” ile “Kessen de başım senden ayrılmaz!” arasında pek de fark yoktur. Fakat ilki itici, ikincisi duygusaldır.
“Selamünaleyküm” ifadesinin yaygın olduğu bir yerde, “merhaba” ya da “günaydın” diyerek aynı teveccühü kazanamazsın.
Aslında anlam bakımından ikisi de selamlaşmadır.
Ama işin sırrı o kadar basit değildir.
Yer, zaman ve olay ekseninde adeta tiyatral sahneler düzenlenirken siyasetçinin bunları göz ardı etmesi kabul edilebilir değildir.
Oy almasını bileceksin ama önce empati kurmasını bileceksin!
Bunun için de ayakların yere basacak.
Seçmenle tokalaştıktan sonra elini selpakla ya da ıslak mendille siliyor ve bunu da seçmene gösteriyorsan, kusura bakma:
Kazanamazsın!
Bolu'da miting yaparken köylüye “Pancar verimi nasıl?” diye sorarsan, daha baştan kaybedersin.
Çünkü Bolu, patates üretimiyle öne çıkan bir merkezdir.
Yozgat'ta ise pancardan söz edebilirsin.
Nerede, ne konuşacağın; nasıl, niçin ve ne zaman konuşacağın önemlidir. Ama kim olduğun da önemlidir!
Mesela cuma günü öğle vakti kılınan namaza “öğle namazı” değil, “Cuma namazı” denir.
Bunlar küçük ayrıntılar gibi görünür.
Ama siyasette küçük ayrıntılar bazen büyük sonuçlar doğurur.
Şeytan ayrıntıda gizlidir; mükemmellik ise ayrıntıda barizdir.
Numan CENGİZ
Araştırmacı İlahiyatçı Yazar





