İZVERİ

Köşe yazısı

CHP’DE UNUTANLARA KISACA HATIRLATICI SORULAR

Veli Ağbaba ve Ali Mahir Başarır neden bu kadar suskun? Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’na Silivri’de betonu döktü mü? Ne oldu o mitinglere?

Yayınlandı: 22 Eylül 2026 23:18

Güncellendi: 9 Ekim 2026 05:11

Paylaş

CHP’DE UNUTANLARA KISACA HATIRLATICI SORULAR

Bazı sorular vardır; cevabını vermek zor değildir ama cevaplamak işinize gelmez.

Bazı sorular da vardır ki bugün yüksek sesle sorulmazsa, dün söylenenlerin nasıl unutulduğunu anlamak mümkün olmaz.

O halde CHP’de unutanlara birkaç hatırlatıcı soru soralım.

Veli Ağbaba ve Ali Mahir Başarır neden bu kadar suskun?

Dün meydanlarda, ekranlarda, kürsülerde yüksek sesle konuşanlar bugün neden sessiz?

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’na Silivri’de betonu döktü mü?

Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanları için neredeyse her gece miting yapılmıyor muydu?

“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” denilmiyor muydu?

Ne oldu o mitinglere?

Sesler neden azaldı?

Meydanlar neden sessizleşti?

Yoksa “hep beraber Silivri’de şampiyon olmaya” mı kaldı mesele?

Bir başka soru:

Rıza Akpolat nerede?

Bir dönem adı her gün gündemde olan isimler bugün neden aynı gündemin parçası değil?

Peki ya Murat Ongun?

Geçmişte bizlere ağır sözler söyleyen, hakaret eden ve kendisini savunanların “Murat Ongun yalnız değildir” dediği günleri de unutmadık.

Bugün soruyoruz:

O gün “yalnız değildir” diyenler bugün nerede?

Bir de CHP’nin 38. Kurultay süreci var.

Delege ağalığı tartışmalarının merkezinde kim vardı?

Bugün ne yapıyor?

Dün delegeler üzerinden kurulan siyasi ilişkiler bugün nasıl bir noktaya geldi?

Ekrem İmamoğlu ile birlikte hareket edenlerin, özellikle de delegeler üzerinde herhangi bir yaptırım yetkisi bulunmayan kişilerin yönlendirmeleriyle hareket edilmesi, CHP tabanında ne kadar güven oluşturabilir?

Bunlar cevaplanması gereken sorular.

Bir başka mesele daha var.

CHP içerisinde ve CHP’den bağımsız olarak milletvekilliği sözü verildiği iddia edilen isimler kimler?

Kimlere ne vaat edildi?

Kim, hangi siyasi hesapla hangi pozisyonun peşinde?

Geçmişte itiraz ettiğimiz bir konu daha vardı:

Belediye başkanları kentlerini yönetsin.

İl ve ilçe başkanları da kendi görevlerini yapsın.

Siyasetin doğal dengesi buydu.

Peki bugün ne oluyor?

Belediye başkanları parti siyasetinin merkezine mi çekiliyor?

İl ve ilçe örgütleri kendi asli görevlerinden uzaklaştırılıyor mu?

Yoksa geçmişte eleştirdiğimiz düzen, bugün başka isimler üzerinden yeniden mi kuruluyor?

Ve gelelim 10 Aralık sürecinin mimarlarına…

Bugün genel başkanlık hayalleri kuranlar var.

Geçmişte bir milletvekilliğine razı olanların bugün siyasi hedefleri büyümüş olabilir.

Peki soru şu:

Geçmişte bir milletvekilliğiyle tav olanlar, bugün neyle tavlanacak?

Siyaset makam hesabıyla mı yapılmalı?

Yoksa ilke, vefa ve siyasi ahlak üzerinden mi?

Bizim sorularımız bunlar.

Kimseye peşinen hüküm vermiyoruz.

Kimseyi suçlamıyoruz.

Ama unutmuyoruz.

Çünkü siyaset yalnızca bugün söylenenlerden ibaret değildir.

Dün ne söylediyseniz, bugün de onun hesabını vermek zorundasınız.

CHP’nin hafızası varsa, bu soruların da cevapları olmalı.

Çünkü bazen bir partinin geleceğini belirleyen şey, verilen cevaplardan çok sorulmaya cesaret edilen sorulardır.

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk