İZVERİ

EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE CAN PAZARI, SİYASETTE VİCDAN İFLASI!

İZVERİ

EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE CAN PAZARI, SİYASETTE VİCDAN İFLASI!

MÜSLÜMANLIK MERHAMET DİYOR, SİYASETÇİLER SUSUYOR! O CANLARIN AHINI HANGİ MAKAMLA, HANGİ ROZETLE SUSTURACAKSINIZ?

YAZIKLAR OLSUN! Bin kere yazıklar olsun! Bir avuç canın yaşamı karşısında bile vicdanını ortaya koyamayanlara, koltuğunu merhametin önüne koyanlara, güç ellerindeyken güçsüzün sesini duymayanlara yazıklar olsun!

Ege Üniversitesi’nde yaşananlar karşısında insanın yüreği yanıyor, öfkesi büyüyor, insanlık adına duyduğu utanç boğazına düğümleniyor!

Kamuoyuna yansıyan haberlere göre, yaklaşık 160 ila 200 köpek gece saatlerinde kampüsteki yaşam alanlarından alındı. Öğrenciler itiraz etti, hayvanseverler tepki gösterdi, hayvanların akıbeti hakkında sorular yükseldi.

Şimdi soruyorum: Bu ülkenin vicdanı nerede? Bu ülkenin merhamet iddiası nerede? Dillerinden dini, imanı, ahlakı, maneviyatı düşürmeyenler nerede?

ALLAH’IN DİLSİZ KULLARINA MERHAMET GÖSTERMEK İÇİN DAHA NE OLMASI GEREKİYOR?

O hayvanların siyasi görüşü yoktu. Partileri yoktu. Makamları yoktu. Kendilerini savunacak kürsüleri, haklarını arayacak mikrofonları yoktu. Onların insanlardan beklediği tek şey, bir parça yiyecek, biraz su, güvenli bir yaşam alanı ve merhametti.

Peki, insanlık bunun karşılığında ne verdi?

Şimdi kamuoyunun önünde ağır sorular var. Bu hayvanların tamamı nerede? Sağlıkları nasıl? Herhangi biri öldü mü? Hangi koşullarda tutuluyorlar? Neden bütün sorular açık ve denetlenebilir cevaplarla karşılanmıyor?

Eğer bu hayvanlardan herhangi biri öldüyse, ölümün nedeni ortaya çıkarılmalıdır. Eğer yaşıyorlarsa, güvende oldukları bağımsız veteriner incelemeleriyle belgelenmelidir.

ÇÜNKÜ BİR CANIN AKIBETİNİ SORMAK SUÇ DEĞİL, VİCDANIN GÖREVİDİR!

MÜSLÜMANLIK MERHAMETİ EMREDER; MERHAMETSİZLİĞİ DİNLE ÖRTEMEZSİNİZ!

Şimdi gelelim meselenin en acı tarafına…

Bu topraklarda din adına konuşanlara, ahlaktan söz edenlere, insanlara her fırsatta inanç dersi vermeye kalkışanlara sesleniyorum!

Müslümanlık yalnızca sözle mi yaşanır?

Dilde dua, davranışta merhametsizlik varsa bunun adı nedir?

Mazlumdan yana olduğunu söyleyip kendisini savunamayan bir canın yaşamı karşısında sessiz kalmak hangi vicdana sığar?

İslam geleneğinde hayvanlara şefkat göstermek, onlara eziyet etmemek ve canlıların hakkını gözetmek son derece önemli bir ahlaki sorumluluktur. Hz. Muhammed’in hayvanlara merhameti öğütleyen hadisleri, Müslüman ahlakının temel taşları arasında yer alır.

Öyleyse soruyorum:

MERHAMETİ DİLİNDEN DÜŞÜRMEYENLER, BUGÜN BU CANLAR İÇİN NEREDE?

Bir hayvana eziyet edilmesini dinimiz meşru görmez. Bir canlıya gereksiz yere acı çektirmek, onu aç ve susuz bırakmak, yaşamını tehlikeye atmak merhamet anlayışıyla bağdaşmaz.

Elbette Ege Üniversitesi’ndeki hayvanların tamamının öldürüldüğü veya hepsine eziyet edildiği, doğrulanmış kanıtlar ortaya konulmadan kesin bir gerçek gibi ileri sürülemez. Ancak tam da bu nedenle, hayvanların akıbeti açıklığa kavuşturulmalı, bütün kayıtlar incelenmeli ve kamuoyunun kaygıları giderilmelidir.

DİNİMİZİ KONUŞMAK KOLAYDIR; MERHAMETİ YAŞAMAK İSE VİCDAN İSTER!

Allah’ın yarattığı canlılara şefkat göstermek için siyasi kimlik aranmaz. Bir köpeğe su vermek için parti rozeti gerekmez. Bir hayvanın yaşamını korumak için makam sahibi olmak gerekmez.

Ama insan olmak gerekir!

AKP’YE SORUYORUM: MERHAMET SÖZLERİNİZ NEREDE, SORUMLULUĞUNUZ NEREDE?

AKP’li yöneticiler!

Kamu gücünü elinde bulunduranlara soruyorum: Bu olayın aydınlatılması için ne yapıyorsunuz?

Köpeklerin nerede olduğunu açıklamak için neden bütün kurumlar açıkça konuşmuyor?

Hayvanların sağlık durumlarını belgelemek, bağımsız veteriner hekimlerin inceleme yapmasını sağlamak, varsa ihmalleri ortaya çıkarmak için neden herkesin görebileceği bir süreç yürütülmüyor?

Kim talimat verdi, kim uyguladı, hangi gerekçeler kullanıldı? Bu soruların cevabı ortaya konulmalıdır.

Kimseye kanıtlanmamış bir suç isnat etmiyoruz. Ancak kamu görevinde bulunan hiç kimsenin hesap verme sorumluluğundan kaçmasına da razı değiliz.

İKTİDAR OLMAK, SORUMLULUKTAN MUAF OLMAK DEĞİLDİR!

Bir ülkede dini değerler siyaset meydanlarında sık sık anılıyorsa, o değerlerin gerektirdiği ahlaki sorumluluklar da gündeme geldiğinde hatırlanmalıdır.

Merhamet, yalnızca konuşmalarda kullanılan güzel bir kelime değildir. Merhamet, elinizde güç varken kendinizi savunamayanın hakkını koruyabilmektir.

Bugün beklediğimiz şey budur.

O hayvanların tamamının akıbetini açıklayın. Sağlık durumlarını ortaya koyun. Varsa ölüm veya kötü muamele vakalarını araştırın. Hukuka aykırılık tespit edilirse sorumlular hakkında işlem yapın.

BİR CANIN HAYATI, HİÇBİR PARTİNİN İTİBARINDAN DAHA DEĞERSİZ DEĞİLDİR!

CEMİL TUGAY! ROZET DEĞİŞİR, AMA VİCDANIN SINAVI DEĞİŞMEZ!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a da açıkça sesleniyorum!

Siyasi tercihinizi değiştirmiş, AKP’ye katılmış olabilirsiniz. Bu, siyasi hayatınıza ilişkin bir karardır. Ancak İzmir’in seçilmiş büyükşehir belediye başkanı olarak kentte yaşanan önemli sorunlar karşısındaki tutumunuz kamuoyunun meşru ilgi alanındadır.

Ege Üniversitesi’ndeki olay karşısında ne yapıyorsunuz?

Hayvanların akıbetinin açıklanması için hangi girişimde bulunuyorsunuz?

Bağımsız veteriner incelemesini destekliyor musunuz?

İzmir halkının kaygılarını gidermek için hangi somut adımları atacaksınız?

Sayın Tugay, burada mesele hangi partide bulunduğunuz değil, kentin insanları ve hayvanları için hangi sorumluluğu üstlendiğinizdir.

İZMİR SİZDEN YENİ BİR ROZET DEĞİL, AÇIK BİR DURUŞ BEKLİYOR!

Bir canın yaşamı söz konusu olduğunda siyasi hesapların gerisine saklanmayın. Yetkileriniz çerçevesinde yapılabilecekleri açıklayın. İlgili kurumlarla şeffaf bir süreç yürütülmesini destekleyin.

Çünkü merhamet, parti değiştirdiğinizde değişen bir siyasi tercih değildir.

Merhamet, insanın karakterini ve ahlaki sorumluluğunu gösteren bir tutumdur.

MİLLETVEKİLLERİ! DİN, ADALET VE VİCDAN DİYORSUNUZ; PEKİ, BU CANLAR İÇİN NEDEN SUSUYORSUNUZ?

AKP’li vekiller!

Muhalefet milletvekilleri!

Hepinize soruyorum:

Siyasi rakibiniz bir hata yaptığında mikrofonlara koşuyorsunuz. Bir siyasi tartışma çıktığında saatlerce konuşuyorsunuz. Birbirinize ağır sözler söylemekte, kürsülerden ses yükseltmekte hiç zorlanmıyorsunuz.

Peki, kendisini savunamayan canlıların akıbeti söz konusu olduğunda neden aynı kararlılığı göremiyoruz?

Neden hepiniz bir araya gelip gerçeğin ortaya çıkarılmasını istemiyorsunuz?

Neden ilgili kurumlara sorular yöneltmiyor, hukuki denetim mekanizmalarını kullanmıyor, bağımsız inceleme talebini güçlü biçimde desteklemiyorsunuz?

SİYASETİNİZ VAR, MAKAMINIZ VAR, MİKROFONUNUZ VAR! PEKİ, O CANLARIN SESİ NEDEN YOK?

Dini değerlerden söz edenler için de, laiklik ve hukuk vurgusu yapanlar için de ölçü aynıdır: Canlıların yaşam hakkı söz konusu olduğunda tutarlı olmak.

Bir canın hakkını savunmak için hangi partiden olduğunuzu sormayız. Fakat savunduğunuz değerlerin gereğini yerine getirip getirmediğinizi elbette sorarız.

Üç maymunu oynamayı bırakın!

Gerçeği sorun. Belgeleri isteyin. Hayvanların durumunu öğrenin. Varsa sorumluların hesap vermesini sağlayın.

Çünkü kamu görevi, yalnızca koltukta oturmak değildir.

VİCDANIN GEREKTİRDİĞİ YERDE SUSMAK, SİYASETİN EN AĞIR SINAVLARINDAN BİRİNİ KAYBETMEKTİR!

O CANLARIN GÖZÜNDEKİ KORKUYU DÜŞÜNÜN!

Bir köpek düşünün…

Bir insanın kendisine zarar vermeyeceğine inanmak isteyen, karnı acıktığında yiyecek bekleyen, hastalandığında yardım bekleyen bir canlı.

Siyasi hesaplardan haberi yok.

Parti değiştiren belediye başkanlarından haberi yok.

Meclisteki tartışmalardan haberi yok.

İktidarın ve muhalefetin kim olduğundan haberi yok.

O yalnızca yaşamaya çalışıyor.

Ve biz insanlar, kendi aramızdaki bitmek bilmeyen çıkar mücadelelerinin içinde onun yaşamını bile güvence altına alamıyorsak, dönüp kendimize şu soruyu sormalıyız:

BİZ NASIL BİR İNSANLIK ANLAYIŞIYLA YAŞIYORUZ?

Bir canın korkusunu anlamak için onun dilini konuşmak gerekmez. Bir hayvanın acısını fark etmek için akademik unvan gerekmez. Bir canlıya şefkat göstermek için siyasi güç gerekmez.

Bazen bir kap su, bazen bir parça mama, bazen de haksızlık karşısında yükseltilen bir ses yeterlidir.

Ama o sesi yükseltmek yerine susmayı seçiyorsanız, toplumun size neden öfkelendiğini de anlamak zorundasınız.

SON SÖZ: ALLAH’IN YARATTIĞI CANLARA MERHAMET EDİN; SİYASETİNİZİ VİCDANINIZIN ÖNÜNE KOYMAYIN!

Ege Üniversitesi’ndeki bütün hayvanların akıbeti açıklansın!

Her birinin nerede olduğu bildirilsin!

Sağlık durumları bağımsız veteriner hekimlerce incelensin!

Herhangi bir ölüm gerçekleştiyse nedeni araştırılsın!

İhmal veya kötü muamele varsa sorumlular hakkında gerekli hukuki işlemler yapılsın!

Ve bütün bunlar, siyasi hesaplardan bağımsız, açık ve denetlenebilir bir süreçle gerçekleştirilsin.

AKP’li yöneticilerden de Cemil Tugay’dan da Yeni Parti milletvekillerinden de diğer bütün siyasi aktörlerden de beklentimiz budur.

ÇÜNKÜ MERHAMETİN PARTİSİ OLMAZ! VİCDANIN ROZETİ OLMAZ! BİR CANIN YAŞAM HAKKI SİYASETİN İZNİNE BAĞLI DEĞİLDİR!

Müslümanlık merhameti öğütler. İnsanlık güçsüzü korumayı gerektirir. Hukuk ise sorumluluğun araştırılmasını ve varsa ihlallerin karşılıksız bırakılmamasını emreder.

Bunlar birbirine rakip değerler değildir. Hepsi aynı temel sorumluluğu hatırlatır: Kendini savunamayanın hakkını korumak.

Bugün o köpekler için sorular soruluyor.

Yarın başka bir can için sorular sorulabilir.

Ama hiçbir canın yaşamı, birkaç günlük siyasi tartışmanın ardından unutulacak bir ayrıntıya dönüştürülmemelidir.

O CANLARIN AHINI ALMAYIN! MERHAMETİ UNUTMAYIN! GERÇEKLERİ AÇIKLAYIN! SORUMLULAR VARSA HESAP VERSİN!

Ve son sözüm şudur:

İNSANIN DİLİNDE ALLAH, KALBİNDE MERHAMET YOKSA; MAKAMINDA OTURMASININ, ROZETİNİ TAŞIMASININ, KÜRSÜDEN AHLAK DERSİ VERMESİNİN NE ANLAMI KALIR?

Ege Üniversitesi’ndeki olay aydınlatılana, hayvanların akıbeti açıklığa kavuşturulana ve varsa sorumluluklar ortaya çıkarılana kadar bu soruları sormaya devam edeceğiz.

Çünkü bir canın yaşamı, bir makamdan daha kutsaldır; merhamet ise yalnızca söylenen değil, yaşatılan bir değerdir.

Haberi hazırlayan

İzveri editör masası

Editör masası

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

7 dk