KURYENİN ÇIĞLIĞI: EMEK VAR, HAK KAYBI VAR!
Kuryeler her gün trafikte canını, direksiyon başında sağlığını, geçim mücadelesinde umudunu ortaya koyuyor. Peki, bu emeğin karşılığı veriliyor mu?
Kuryelerin en büyük sorunları artık görmezden gelinmemeli:
- Düşük kazanç, yüksek masraf: Yakıt, bakım, lastik ve yedek parça giderleri kuryenin kazancını eritiyor.
- Ağır sigorta yükü: Bağ-Kur primleri ve diğer zorunlu giderler, özellikle kendi hesabına çalışan kuryeleri zorluyor.
- Can güvenliği tehlikede: Trafik yoğunluğu, zaman baskısı ve kötü hava koşulları kuryeleri her gün riskle karşı karşıya bırakıyor.
- Uzun mesai, yetersiz dinlenme: Daha fazla kazanabilmek için uzun saatler çalışmak zorunda kalan kuryeler yıpranıyor.
- Bekleme süresi kaybı: Restoranlarda ve işletmelerde geçen karşılıksız süreler, kuryenin zamanını ve kazancını tüketiyor.
- İş güvencesi eksikliği: Hastalıkta, kazada veya motor arızasında gelir kesilebiliyor.
- Plansız teslimat düzeni: Uzak mesafeler, trafik ve yanlış adresler hesaba katılmadığında yük yine kuryenin omuzlarına biniyor.
- Kışın yağmur, yazın kavurucu sıcak: Her mevsim dışarıda çalışan kuryeler için yeterli dinlenme ve korunma imkânı bulunması gerekiyor.
- Esnafla kurye arasında ücret çıkmazı: İşletme maliyeti düşürmek isterken kurye de emeğinin karşılığını almak istiyor.
- Muhatap ve çözüm eksikliği: Kuryelerin sorunlarını düzenli biçimde iletebileceği ve sonuç alabileceği bir mekanizma gerekiyor.
Çözüm için artık somut adım atılmalı!
Esnaf odaları, işletmeler ve kurye temsilcileri aynı masaya oturmalı. Yoğun bölgelerde ücretsiz dinlenme noktaları ve güvenli motor park alanları oluşturulmalı. Bekleme süreleri ve teslimat mesafeleri ücretlendirmede dikkate alınmalı. Kurye sorunlarını takip edecek bir başvuru ve çözüm sistemi kurulmalı.
Kuryeler lütuf değil, hak ettikleri emeğin karşılığını istiyor.
Kuryeler duyulmak istiyor.





