İZVERİ

Köşe yazısı

ONAY KİMİN, İRADE KİMİN?

CHP üyesi ve seçilmiş bir belediye başkanı olan Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı’yla görüşmesi için Özgür Özel hangi sıfatla “onay” makamı oluyor?

Yayınlandı: 13 Eylül 2026 20:39

Güncellendi: 8 Ekim 2026 13:30

Paylaş

ONAY KİMİN, İRADE KİMİN?

Bazen tek bir cümle, yaşanan bütün siyasi tartışmayı özetlemeye yeter.

Özgür Özel’in, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmesiyle ilgili söylediği:

“Görüşmeden bilgimiz ve onayımız vardı.”

İşte asıl mesele tam da bu cümlenin içinde saklı.

Çünkü Mansur Yavaş CHP üyesidir.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıdır.

Özgür Özel ise Yeni Parti Genel Başkanıdır.

O halde sormak gerekiyor:

CHP üyesi ve seçilmiş bir belediye başkanı olan Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı’yla görüşmesi için Özgür Özel hangi sıfatla “onay” makamı oluyor?

Asıl soru budur.

Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine itiraz etmiyorum.

Bir belediye başkanı Ankara’nın metro, ulaşım ve yatırım sorunlarını çözmek için Cumhurbaşkanı’yla da görüşür, bakanla da görüşür, bürokratla da görüşür.

Görüşmelidir.

Çünkü Ankara’nın hakkını aramak belediye başkanının görevidir.

Ama burada tartışılan görüşmenin kendisi değildir.

Tartışılan, Özgür Özel’in “bilgimiz ve onayımız vardı” diyerek kendisini Mansur Yavaş’ın siyasi kararı üzerinde onay veren makam gibi konumlandırmasıdır.


ÖZGÜR ÖZEL KİM Kİ ONAY VERİYOR?

Mansur Yavaş CHP üyesidir.

Özgür Özel ise Yeni Parti Genel Başkanıdır.

O zaman soruyorum:

Özgür Özel hangi siyasi ve kurumsal sıfatla Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı’yla görüşmesine “onay” veriyor?

Eğer bu bir parti disiplini meselesiyse, bunun muhatabı CHP’dir.

Eğer bu bir siyasi parti kararıysa, bunun muhatabı CHP yönetimidir.

Mansur Yavaş’ın CHP çatısı altında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilmesinin siyasi sorumluluğu da CHP’nin kurumsal iradesine aittir.

Dolayısıyla bugün başka bir siyasi yapının genel başkanının çıkıp “onayımız vardı” demesi doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor:

CHP üyesi Mansur Yavaş üzerinde Özgür Özel’in “onay” yetkisi nereden geliyor?


MESELE MANSUR YAVAŞ’IN GÖRÜŞMESİ DEĞİL

Bunu özellikle ayıralım.

Kimse Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı’yla görüşemeyeceğini söylemiyor.

Görüşür.

Hatta Ankara’nın çıkarları için görüşmesi gerekir.

Sorun burada değil.

Sorun şu:

Bir belediye başkanının devletin en üst makamıyla yaptığı görüşme neden başka bir siyasi parti genel başkanının “onayı” üzerinden açıklanıyor?

Çünkü “haberimiz vardı” başka şeydir.

“Onayımız vardı” başka şeydir.

Bilgilendirilmiş olmak başka şeydir.

Onay makamı gibi konuşmak başka şeydir.


9 EYLÜL ÇELİŞKİSİ

Üstelik bütün bunlar 9 Eylül’de, CHP’nin kuruluş yıl dönümünde yaşanıyor.

Bir tarafta CHP’nin kuruluş yıl dönümü…

Bir tarafta CHP üyesi Mansur Yavaş’ın CHP’nin kuruluş yıl dönümü programlarında görünmemesi…

Ve aynı gün Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesi…

Ardından Özgür Özel’den:

“Bilgimiz ve onayımız vardı.”

açıklaması geliyor.

Bu tablo elbette siyasi olarak sorgulanır.

Tekrar söylüyorum:

Sorun Cumhurbaşkanı’yla görüşmek değildir.

Sorun, CHP üyesi bir belediye başkanının gerçekleştirdiği görüşmenin başka bir siyasi aktörün “onayı” üzerinden anlatılmasıdır.


MANSUR YAVAŞ’A SORUYORUM

Sayın Mansur Yavaş…

Siz CHP üyesisiniz.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Ankara halkından yetki aldınız.

Cumhurbaşkanı’yla Ankara’nın sorunlarını görüşmek sizin görevinizdir.

O halde:

Neden Özgür Özel’in “onayı” bu kadar önemli hale geliyor?

Neden CHP üyesi bir belediye başkanının Cumhurbaşkanı’yla görüşmesi başka bir siyasi parti genel başkanının “onayı” üzerinden tarif ediliyor?

Sizin siyasi kararlarınızın kaynağı Ankara seçmeni değil mi?

Siyasi iradeniz kendinize ait değil mi?

Yoksa siyasi konumunuz başka siyasi aktörlerin onayına mı bağlı?


CHP SEÇMENİ AÇISINDAN MESELE DAHA DA BÜYÜK

Burada artık yalnızca siyasi aktörlerin açıklamalarını değil, seçmenin algısını da konuşmak gerekiyor.

Mansur Yavaş’ın CHP seçmeniyle kurduğu siyasi ilişki, yalnızca aldığı oy üzerinden değerlendirilemez.

Bir siyasetçinin meşruiyeti ve saygınlığı, seçmeniyle kurduğu güven ilişkisine de bağlıdır.

9 Eylül’de yaşanan tablo ve ardından gelen “bilgimiz ve onayımız vardı” açıklaması, CHP seçmeninin önemli bir bölümünde ciddi soru işaretleri yaratmıştır.

Daha açık söyleyelim:

Mansur Yavaş, CHP seçmeninin önemli bir bölümünün gönlünde ve zihninde sahip olduğu siyasi meşruiyeti ve saygınlığı ciddi biçimde yıpratmıştır.

Çünkü seçmen yalnızca sandıkta oy vermez.

Seçmen aynı zamanda siyasi duruşa bakar.

Tutarlılığa bakar.

Sadakate bakar.

Siyasi kimliğin ne kadar açık olduğuna bakar.

Ve en önemlisi, kendisini temsil eden siyasetçinin nerede durduğuna bakar.

Bir siyasetçinin seçmeniyle arasındaki güven zedelendiğinde, bunun telafisi yalnızca yeni bir açıklamayla mümkün olmaz.


SON SÖZ

Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesi sorun değildir.

Ankara’nın yatırımlarını konuşması sorun değildir.

Devlet kurumlarıyla temas kurması sorun değildir.

Sorun, CHP üyesi Mansur Yavaş’ın yaptığı görüşmenin Özgür Özel tarafından “bilgimiz ve onayımız vardı” şeklinde tarif edilmesidir.

Çünkü burada ciddi bir siyasi çelişki ortaya çıkıyor.

Mansur Yavaş CHP üyesi ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıdır.

Özgür Özel ise Yeni Parti Genel Başkanıdır.

O halde soruyorum:

Özgür Özel hangi sıfatla CHP üyesi Mansur Yavaş’ın görüşmesine “onay” veriyor?

Ve Mansur Yavaş’a soruyorum:

Sizin siyasi iradeniz neden başka bir siyasi parti genel başkanının “onayı” üzerinden tarif ediliyor?

Çünkü mesele Erdoğan’la görüşmek değildir.

Mesele “onay” kelimesidir.

Ve o kelime, Mansur Yavaş’ın siyasi duruşuyla ilgili çok daha büyük bir tartışmayı beraberinde getirmiştir.

Bugün geldiğimiz noktada şunu da açıkça söylemek gerekir:

Mansur Yavaş, CHP seçmeninin önemli bir bölümünün gönlünde ve zihninde geçmişte sahip olduğu siyasi meşruiyeti ve saygınlığı kaybetme noktasına gelmiştir.

Bu kaybın sorumlusu da ne Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır ne de Ankara seçmenidir.

Siyasi tercihlerinin ve ortaya çıkan siyasi tablonun sorumluluğu Mansur Yavaş’ın kendisine aittir.

Ve geriye tek bir soru kalmaktadır:

ONAY KİMİN?

İRADE KİMİN?

 

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

4 dk