İZVERİ

Köşe yazısı

Pegasus Gökyüzü Dolmuşları

Gebze Harem dolmuş bile olmamalı bu kuruluş

Yayınlandı: 29 Ekim 2026 15:42

Güncellendi: 30 Ekim 2026 00:33

Paylaş

Gökyüzünün Simsarları ve Harem Zihniyeti: Pegasus Dolmuşları Vakası

Sektör adı havacılık, konfor alanı "lüks", hizmet anlayışı ise ne yazık ki merdiven altı minibüsçülük mantığı… Antalya’dan İstanbul’a hareket etmesi gereken uçakta yaşananlar, Türkiye’de sivil havacılığın geldiği içler acısı noktayı ve yolcunun nasıl bir "vurgun" düzeninin kurbanı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Hava pırıl pırıl, rüzgar yok, bulutlar yerinde; fakat tabelaya "30 dakika tehir" yazılmış. Neden? Çünkü millete bir bardak su, iki dilim ikram vermemek ya da olası bir gecikme tazminatını ödememek için saatlerle oynamak artık bir "kurumsal yönetim stratejisi" olmuş! 11:50’de kalkması gereken uçak, sırf yolcuyu mağdur etmemek (!) ya da hak ödememek adına uyduruk tehirlerle saat 13:00’e kadar bekletildi. Hayatımızdan çalınan o 2 saat, bu düzenin sıradanlaşmış kibrinin sadece ilk adresiydi.

26D Vakası: Dijital Simsarlık ve Çifte Satış Tiyatrosu

Asıl büyük skandal ise kalkış saatinden önce uçak içinde, bizzat koltuklarda yaşandı. 26D numaralı koltuğun biletini cebinde taşıyan, parasını peşin ödeyen dostumuz Soner Kılıç, koltuğuna oturduğunda neye uğradığını şaşırdı. Çünkü aynı yer, kurnazca bir operasyonla bir başkasına daha satılmıştı!

Güvenlik yok, teknik bir arıza yok, uçak değişimi yok… Ortada tek bir açıklama var: Açgözlülük ve kontrolden çıkmış bir "overbooking" (fazla rezervasyon) çarkı. Eski otobüs terminallerinde "Ağabey valla sistem şişmiş, iki kişi yazılmışız, idare edin, şuraya motor üstüne bir tabure atalım" diyen o seyyar simsarlar öldü sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Kılık kıyafet değiştirdiler, kurumsal logoların arkasına saklandılar ama zihniyet aynı zihniyet.

Sormak lazım: Parasını peşin aldığınız o koltuğu inatla kaç kişiye daha okuttunuz? Yolcusunu insan yerine değil, dolmuştaki boş koltuk muamelesiyle gören bu zihniyet, modern havacılığın maskesini düşürüyor.

Valiz Parçalayan, Yolcu Azarlayan Harem Zihniyeti

Zamanımızı çalmakla, biletleri çift satıp gökyüzünde simsarlık tezgahı açmakla kalmadılar; yolculuğun sonunda eşyamızı da hedef tahtasına koydular. Uçaktan indik, sapasağlam teslim ettiğimiz valizin fermuarı darmadağın, ortada kalakaldık.

Çözüm bulması gereken "Valiz Tedarik" bölümündeki görevli kadının o kibirli, azarlayıcı, vatandaşı suçlu çıkaran tavrı ise bardağı taşıran son damla oldu. Karşınızda hakkını arayan yolcu değil, sanki düşman ordusu var! Kendi beceriksizliklerini ve dayatmacı sistemlerini gizlemek için kuşanılan bu küstahlık, sivil havacılığın değil, sokak kabadayılığının tezahürüdür.

Sözü Uzatmaya Gerek Yok

Açıkça söylüyoruz: Bunlara havayolu şirketi demek havacılık sektörüne hakarettir. Bunlar olsa olsa Kadıköy-Harem dolmuş hattının bile işletmesini vermeyeceğiniz, yolcu taşımacılığından ve ticari ahlaktan bîhaber birer vurgun düzenidir. Harem’in eski minibüsçüleri bile en azından müşterisinin yüzüne bakmaya utanırdı; bunlarda ne ar var ne utanç!

İki saatimizi çalan, biletlerimizi çift satan, valizimizi parçalayan, yetmedi bir de havalimanı bankolarında yolcuyu azarlayan bu zihniyetin kurumsal maskesini düşürmek her onurlu yolcunun borcudur. Pegasus, adını resmi olarak "Pegasus Dolmuşları" yapana kadar biz bu işin peşini bırakmayacağız.

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

3 dk