İZVERİ

Köşe yazısı

SGK’NIN 2026 KARNESİ: KILIÇDAROĞLU’NA FATURA KESMEDEN ÖNCE TARİHE BAKMAK

Sosyal güvenlik sisteminin temel kurallarını genel müdür değil, yasama organı ve hükümetlerin çıkardığı kanunlar belirler.

Yayınlandı: 16 Eylül 2026 12:47

Güncellendi: 7 Ekim 2026 17:11

Paylaş

SGK’NIN 2026 KARNESİ: KILIÇDAROĞLU’NA FATURA KESMEDEN ÖNCE TARİHE BAKMAK

1,64 çalışan 1 emekliye bakıyor… Peki 27 yıllık sosyal güvenlik faturasını neden bir kişiye kesmeye çalışıyoruz?

Türkiye'nin sosyal güvenlik sistemi yeniden tartışılıyor.

SGK'nın 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin rakamları ortada:

24 milyon 106 bin 320 aktif sigortalı…

12 milyon 309 bin 538 yaşlılık aylığı alan…

17 milyon 124 bin 786 pasif sigortalı…

2 milyon 233 bin 396 çalışan emekli…

Ve aktif/pasif oranı:

1,64.

2026'nın ilk altı ayında SGK'nın gelirleri 3,371 trilyon TL'nin, giderleri 3,457 trilyon TL'nin üzerinde gerçekleşti. Gelir-gider farkı yaklaşık 85,8 milyar TL oldu.

Rakamlar büyük.

Sorun da büyük.

Ama tam burada Türkiye'de yıllardır yapılan bir tartışma yeniden karşımıza çıkıyor:

“Bütün bunların sorumlusu Kemal Kılıçdaroğlu mu?”

Hayır demeden önce değil, “Bu suçlamanın hukuki, idari ve tarihsel dayanağı nedir?” diye sormak gerekiyor.

Çünkü rakamlar, sloganlardan daha inatçıdır.


ÖNCE ŞU GERÇEĞİ DUVARA YAZALIM: KILIÇDAROĞLU SGK'YI YÖNETMEDİ

Kemal Kılıçdaroğlu, 1992-1999 yılları arasında SSK Genel Müdürüydü.

Bugünkü SGK ise o tarihte yoktu.

SSK vardı.

Bağ-Kur vardı.

Emekli Sandığı vardı.

Bu kurumlar 2006 yılında SGK çatısı altında birleştirildi.

2008 yılında ise 5510 sayılı Kanun'la sistem yeniden yapılandırıldı.

TBMM'nin resmi özgeçmişinde de Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü görevi açıkça yer alıyor.

Şimdi soralım:

2006'da kurulmuş bir kurumun 2026 bilançosunu 1992-1999 arasında görev yapmış bir genel müdüre nasıl tek başına fatura edeceğiz?

Bu, muhasebe değildir.

Bu, tarih değildir.

Bu, sosyal güvenlik analizi hiç değildir.

Çünkü arada tam 27 yıl vardır.


“SSK'YI KILIÇDAROĞLU BATIRDI” SÖZÜNÜN ÖNCE TANIMINI YAPIN

Evet.

1990'larda SSK'nın mali sorunları vardı.

Evet.

SSK açık veriyordu.

Evet.

Devlet sosyal güvenlik kurumlarına bütçeden kaynak aktarıyordu.

Bunların hiçbirini inkâr etmiyoruz.

Ama buradan:

“SSK'yı Kılıçdaroğlu batırdı.”

sonucunu çıkarmak başka bir şeydir.

Çünkü bir kurumun mali açık vermesi ile o kurumun bütün mali sorunlarının genel müdür tarafından yaratılmış olması aynı şey değildir.

Üstelik sosyal güvenlik sisteminin temel kurallarını genel müdür değil, yasama organı ve hükümetlerin çıkardığı kanunlar belirler.

Emeklilik yaşı?

Kanunla.

Prim gün sayısı?

Kanunla.

Aylık bağlama yöntemi?

Kanunla.

Devlet katkısı?

Bütçe ve mevzuatla.

Emeklilik reformu?

Kanunla.

O halde Kılıçdaroğlu'nu yıllarca genel müdürlük yaptığı kurumun bütün tarihsel sorunlarının tek sorumlusu gibi göstermek, önce görev tanımını yok saymayı gerektiriyor.


DAHA DA ÖNEMLİSİ: KILIÇDAROĞLU ERKEN EMEKLİLİĞİN MALİ YÜKÜ KONUSUNDA UYARMIŞTI

İşin en çarpıcı tarafı burada.

TBMM kayıtlarına yansıyan bir parlamento konuşmasında, Kılıçdaroğlu'nun 1992, 1994 ve 1998 yıllarında erken emekliliğin ve yaş şartının sosyal güvenlik sistemi üzerindeki mali sonuçlarına ilişkin uyarılarda bulunduğu aktarılıyor.

Yani bugün kendisine yöneltilen:

“Erken emekliliğin mali yükünü yarattı.”

suçlamasının karşısına, dönemin SSK Genel Müdürü olarak yaptığı aktarılan uyarılar konuluyor.

Bu çok önemli.

Çünkü burada karşımızda sistemi uyaran bir bürokrat görüntüsü ortaya çıkıyor.

Kanunu çıkaran kişi başka.

Kurumu yöneten kişi başka.

Yasama yetkisi başka.

İdari görev başka.

Bunların hepsini birbirine karıştırıp sonra tek kişiyi sanık sandalyesine oturtmak kolaydır.

Ama tarih böyle yazılmaz.


1992'DE KANUNU KILIÇDAROĞLU MU ÇIKARDI?

Hayır.

1992'de yaş şartının kaldırılması bir kanunla gerçekleştirildi.

TBMM kayıtlarında bu düzenlemenin ardından Kılıçdaroğlu'nun, SSK Genel Müdürü olarak sistemin mali sonuçlarına ilişkin uyarılar yaptığı aktarılıyor.

O halde şu iki cümleyi birbirinden ayıralım:

“Kılıçdaroğlu SSK Genel Müdürüydü.”

Doğru.

“Emeklilik yaşını Kılıçdaroğlu belirledi.”

Bu, görev tanımı açısından aynı şey değildir.

Nitekim Kılıçdaroğlu daha sonra kendisine yöneltilen “SSK zararı” suçlamalarına karşı TBMM'de, genel müdür olarak emeklilik yaşını ve emekli aylığını kendisinin belirlemediğini açıkça savunmuştur.

Bu tartışmada kritik nokta budur:

Bir genel müdürü, kanun koyucunun yerine koyamazsınız.


PEKİ SSK'NIN SORUNLARI YOK MUYDU?

Vardı.

Bunu söylemekten korkmayalım.

Ama aynı dürüstlükle şunu da söyleyelim:

SSK'nın sorunlarının bulunması, Kılıçdaroğlu'nun bu sorunların tamamının faili olduğu anlamına gelmez.

Üstelik sorun Kılıçdaroğlu'ndan önce de vardı.

Kılıçdaroğlu'ndan sonra da devam etti.

SSK'dan SGK'ya geçildi.

Emeklilik sistemi değişti.

Prim sistemi değişti.

Aylık bağlama sistemi değişti.

Emeklilik yaşı yeniden düzenlendi.

2006'da kurumlar birleştirildi.

2008'de 5510 sayılı reform geldi.

2023'te EYT düzenlemesi yapıldı.

Bugün ise SGK'nın karşısında 12 milyondan fazla yaşlılık aylığı alan ve 2,23 milyondan fazla çalışan emeklinin bulunduğu devasa bir sistem var.

Bütün bunları görüp hâlâ:

“Fatura Kılıçdaroğlu'nun.”

demek, 27 yıllık tarihi tek cümleye sıkıştırmaktır.


ASLINDA EN AĞIR CEVAP RAKAMLARDA

1999'da net asgari ücret:

70,11 TL

En düşük SSK emekli aylığı:

84,28 TL

Yani:

1,20 asgari ücret.

Ortalama SSK emekli aylığı:

115,03 TL

Yani:

1,64 asgari ücret.

Şimdi 2026'ya bakalım.

Net asgari ücret:

28.075,50 TL

Dosya bazında en düşük emekli aylığı:

23.552 TL

Oran:

0,84 asgari ücret.

Dolayısıyla:

1999 → 1,20

2026 → 0,84

Aradaki fark:

0,36 asgari ücret.

İşte tartışılması gereken gerçek budur.

Bugünün emeklisinin asgari ücret karşısındaki konumunu 27 yıl önceki seviyeden neden farklı bir noktaya getirdik?

Bu sorunun cevabı:

Kılıçdaroğlu'nun yedi yıllık SSK Genel Müdürlüğünde aranamaz.

Çünkü arada 27 yıllık politika ve mevzuat değişikliği vardır.


“AMA 1990'LARDA SSK AÇIK VERİYORDU!”

Evet.

Veriyordu.

Peki bugün?

2025 yılında SGK'nın toplam bütçe transferi:

1,953 trilyon TL.

Devlet katkısı:

888,670 milyar TL.

2026'nın ilk altı ayında SGK'nın gelir-gider farkı:

Yaklaşık 85,8 milyar TL.

Şimdi kimse çıkıp:

“2026 SGK açık verdi, demek ki bugünkü SGK'yı yöneten tek bir kişi batırdı.”

demiyor.

Çünkü bunun saçma olduğunu herkes biliyor.

Aynı mantık 1990'lar için de geçerlidir.

Bir sosyal güvenlik kurumunun açık vermesi, tek başına genel müdürün kurumu batırdığı anlamına gelmez.


27 YILLIK TARİHİ KILIÇDAROĞLU'NUN SIRTINA YÜKLEMEK

1992:

Kılıçdaroğlu SSK Genel Müdürü.

1999:

Emeklilik reformu.

2006:

SGK kuruluyor.

2008:

5510 sayılı sosyal güvenlik reformu.

2023:

EYT düzenlemesi.

2026:

12,3 milyondan fazla yaşlılık aylığı alan.

2,23 milyon çalışan emekli.

1,64 aktif/pasif oranı.

85,8 milyar TL ilk yarı gelir-gider farkı.

Şimdi bütün bu zincire bakıp:

“Kılıçdaroğlu yaptı.”

demek ne kadar ciddi bir sosyal güvenlik analizi olabilir?


KILIÇDAROĞLU'NUN ASIL “SUÇU” NEYDİ?

Eğer mesele SSK Genel Müdürlüğü ise, önce görev ve yetkiyi konuşmak gerekir.

Kılıçdaroğlu'nun görevi:

SSK Genel Müdürlüğüydü.

Kanun çıkarmak değildi.

Emeklilik yaşını tek başına belirlemek değildi.

Devlet bütçesini hazırlamak değildi.

Meclis'ten sosyal güvenlik reformu geçirmek değildi.

2006'da SGK'yı kurmak değildi.

2008'de 5510 sayılı Kanun'u çıkarmak değildi.

2023'te EYT düzenlemesini yapmak değildi.

Bunların hepsi farklı tarihlerde, farklı siyasi ve kurumsal süreçlerle gerçekleşti.

Üstelik TBMM kayıtlarında Kılıçdaroğlu'nun görev yaptığı dönemde erken emeklilik konusunda mali uyarılar yaptığı aktarılıyor.

O zaman soru değişiyor:

Kılıçdaroğlu neden yıllardır bütün sosyal güvenlik tartışmalarının günah keçisi haline getiriliyor?

Bu sorunun cevabını herkes kendi değerlendirmesiyle verebilir.

Ama rakamların söylediği şey nettir:

1992-1999 arasındaki SSK ile 2026'daki SGK aynı kurum, aynı mevzuat ve aynı sistem değildir.


EN ÖNEMLİ NOKTA: KILIÇDAROĞLU'NU SAVUNMAK, SSK'NIN SORUNLARINI İNKÂR ETMEK DEĞİLDİR

Tam tersine.

Gerçek bir savunma şunu söyleyebilmelidir:

Evet, SSK'nın sorunları vardı.

Evet, açık vardı.

Evet, erken emeklilik sistemi mali açıdan tartışmalıydı.

Ama:

Hayır, bütün bunların sorumlusu tek başına Kemal Kılıçdaroğlu değildi.

Çünkü:

Kanunları o çıkarmadı.

Emeklilik yaşını o tek başına belirlemedi.

SGK'yı o kurmadı.

2008 reformunu o yapmadı.

EYT'yi o çıkarmadı.

2026 SGK bilançosunu o hazırlamadı.

Ve en önemlisi:

Kendisine yöneltilen “erken emekliliğin mali yükü” suçlamasının aksine, TBMM kayıtlarında onun bu konuda yıllar öncesinden uyarılar yaptığı aktarılıyor.


SON SÖZ: FATURA KESMEK KOLAY, TARİHİ OKUMAK ZORDUR

Bugün Kılıçdaroğlu'na:

“SSK'yı batırdı.”

demek kolay.

Bir cümle.

Bir slogan.

Bir siyasi suçlama.

Ama gerçek bir bilanço çıkarmak o kadar kolay değil.

Çünkü o bilançonun içinde:

1992 var.

1999 var.

2006 var.

2008 var.

2023 var.

2026 var.

Ve tam 27 yıllık bir sosyal güvenlik tarihi var.

Bugün 12 milyonun üzerinde yaşlılık aylığı alan insanın bulunduğu sistemi, 1990'larda görev yapmış bir genel müdürün omuzlarına yüklemek; sonraki bütün kanunları, hükümetleri ve sistem değişikliklerini yok saymak demektir.

Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü dönemini eleştirebilirsiniz.

Rakamlarını tartışabilirsiniz.

Yönetimini sorgulayabilirsiniz.

Ama bir şeyi yapamazsınız:

27 YILLIK SOSYAL GÜVENLİK TARİHİNİN BÜTÜN FATURASINI TEK BİR İSMİN ÖNÜNE KOYAMAZSINIZ.

Çünkü rakamlar ortada.

1999'da en düşük SSK aylığı:

1,20 ASGARİ ÜCRET.

2026'da dosya bazında en düşük emekli aylığı:

0,84 ASGARİ ÜCRET.

Bugün sorulması gereken soru:

“Kılıçdaroğlu ne yaptı?”

sorusundan önce,

“27 yılda sosyal güvenlik sistemini kimler, hangi kanunlarla ve hangi tercihlerle bugünkü noktaya getirdi?”

sorusudur.

Çünkü sosyal güvenlik hesabı sloganla tutulmaz.

Kanunla tutulur.

Rakamla tutulur.

Tarihle tutulur.

Ve tarih, tek bir kişiye kesilecek kadar kısa değildir.

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

7 dk