İZVERİ

Köşe yazısı

12 EYLÜL ÖNCESİ VE SONRASI!

12 Eylül 1980 Darbesi ve Kenan Paşa! Bir anda silah seslerini susturan, kurtarıcı bir lider ve askerî komutan edasıyla ortaya çıkan; neredeyse Süpermen gibi görülen Kenan Paşa!…

Yayınlandı: 12 Eylül 2026 22:53

Güncellendi: 8 Ekim 2026 14:59

Paylaş

12 Eylül 1980 Darbesi ve Kenan Paşa!

Bir anda silah seslerini susturan,
kurtarıcı bir lider ve askerî komutan edasıyla ortaya çıkan; neredeyse Süpermen gibi görülen Kenan Paşa!

Oysa 1977 Genel Seçimleri'nin tablosu oldukça net:

CHP: %41,38
Solun en güçlü abidesi!

MHP: %6,42
Sağın, özellikle milliyetçi hareketin en güçlü temsilcilerinden biri!

Ve bu iki siyasî yapının tabanında yer alan gençlerin bir bölümü, sokaklarda birbirleriyle silahlı mücadele içerisindeydi.

Nice genç öldü, nice genç sakat kaldı...

Sonuç?

Kocaman bir siyasî fiyasko!

Sonra 12 Eylül geldi.

Partiler kapatıldı, siyaset askıya alındı, liderlere yasaklar getirildi.

Ardından 1982 Anayasa Referandumu yapıldı.

“EVET” %91'in üzerinde çıktı!

Şimdi insan sormadan edemiyor:

Bu ne perhiz, bu ne turşu?

Bir tarafta yıllarca birbirleriyle çatışan siyasî kamplar...

Toplam oy yüzdesi 47 iken üstelik!

Diğer tarafta darbe sonrasında sandığa götürülen toplum ve ezici çoğunlukla “EVET” diyen bir halk!

Bugün Kenan Evren'e veryansın edenlerin önemli bir bölümünün, o gün referandumda “EVET” dediğini de unutmamak gerekir.

Elbette söyleyelim:

Darbeler, demokrasi açısından yüz karasıdır.

Bunda şüphe yok!

Ama darbelerin önünü açan siyasî şartları hazırlayanların sorumluluğunu da görmezden gelemezsiniz.

Bir Meclis düşünün:

Altı ay boyunca Cumhurbaşkanı seçemiyor!

Nedir mesele?

At ile deve mi?

Devletin başını seçmek gerçekten bu kadar mı zordu?

Siyaset çözüm üretemez, Meclis kilitlenir, sokaklar karışır ve devlet otoritesi tartışılır hâle gelirse...

Kaşınanı kaşırlar!

Bu toprakların siyasî kanunu adeta budur.

Fırsat verirsen, pas atarsan adam golü çakar!

Hem de doksana!

Kimse kusura bakmasın;

Bugün darbeleri lanetleyenlerin bir kısmının, dün “Ordu nerede?” diyerek darbe beklentisine girdiği de malûm.

O hâlde arkadaş:

Darbeler kötü diyorsan, darbelerden medet ummayacaksın!

Sandığa güveneceksin.

Seçimi kazanacaksın!

Demokrasi budur.

İşine gelmediğinde darbe istemek, işine geldiğinde demokrasi savunmak değildir demokrasi!

Teşkilatınla halka gideceksin.

İzah edeceksin.

İkna edeceksin.

İnandıracaksın.

Basın ve medya tekeli rakibinde olabilir...

Ama teşkilatının ağzına bant takan da yok herhalde!

Klimalı, soğuk odalarda;

yazın buzlu viski, kola, Fanta içerek;

kışın neskafe ve çay eşliğinde siyaset üretip halka gerçekleri anlatamazsın!

İktidar olmak isteyen, mücadelede kararlı ve samimi olacak.

Demokrasi oy ile hayat buluyorsa, oy almasını da bileceksin!

“Koyun!” diyerek oy alamazsın.

“Çomar!” diyerek oy alamazsın.

Hakaret ederek oy alamazsın.

Ayakların yere basacak.

Haddini bileceksin.

Çünkü kimse sana oy vermek zorunda değil!

Hiç kimse senin siyasî kölen de değil, arkadaş!

Seçmen velinimetindir.

Onu küçümseyen, sandıkta bedelini öder.

Numan CENGİZ
Araştırmacı İlahiyatçı Yazar

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk