İZVERİ

Köşe yazısı

BAZI SUÇLAR NEDEN CEZASIZ KALIYOR?

Suçun cezası; hukuk devletinin, adalet anlayışının ve toplumsal yaşamın siyasi, ekonomik ve sosyal temellerini korumayı, kamu düzenin işlemesini amaçlayan...

Yayınlandı: 16 Ekim 2026 16:25

Paylaş

Türk Ceza Kanunu'na göre, hangi fiillerin suç sayılacağı ve bu suçlara hangi cezaların verileceği kanunla açıkça belirlenmiştir. O halde kanunsuz suç olmaz!

Toplum düzenin korunması için, siyasi, ekonomik ve sosyal anlamda değişen düzenin kamuya yararlı olacak şekilde şekillendirilmesini ifade eden "Kamu Düzeni", kamu otoritesince hukuk kuralları içinde uygulama yapmasını emreder.

Bu doğru ve hukuka uygun uygulamalarla, insanların birbirleriyle uyum içinde yaşamalarını, devletin iç ve dış ilişkilerinde güveni ve huzuru ve düzeni sağlamasını sağlar.

Kamu düzeni; kanun koyucuya, idareye ve hâkimlere özgürlükleri kısıtlama ve yürürlükteki kurallara istisna kurallar koyma yetkisi verirken, keyfiyeti ortadan kaldırır.

Böylece kamu düzenini vatandaşların bozması mümkün değildir!

Yasaların kamu yararını korumak amacıyla ve yapılmasını emrettiği işlemlerin yapılmaması ya da ağır biçimde kusurla yapılmış işlemin, kamu düzenine aykırı sayılacağından, bu uygulamaları kamu görevlisinin yerine vatandaşın yapamayacağınıda düşündüğümüzde kamu düzenini bozan genellikle kamu görevlileri olmaktadır.

Bu hususta binlerce örnek verebiliriz lakin birkaç örneklemeyle devam edelim...

1 ve 16 Eylül 2026 tarihleri arasında 400 milyar TL üzerinde bir paranın hukuka aykırı bir şekilde satış yapılıyor ve büyük bir kısmı yurt dışına kaçırılıyor, yani "Fon Krizi" yaratılmasında; Şubat 2025 tarihli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir soruşturma başlatıyor, Kasım 2025 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanı "Manüplasyon Var" açıklamasını kamu düzeni sağlanması adına yapıyor.

Bu durumda, kamu düzenini sağlayacak; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. (MKK), TakasBank ve Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS), Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım (BEFAS) ve benzerleri kurumsal yapıların görevleri para piyasasındaki hareketliliği takip etmek hukuka aykırı durumları bildirmek ve kamu düzenini sağlamak olduğu ve sağlayamadıkları açık oldu. Yani görevli olan kurum ve kurumsal yapılar olduğu vatandaşın bu durumu bozamayacağı açık olduğuna göre kamu düzenini bozanların kimler olduğu ortadadır.

Fon krizinde bazı isimler soruşturmaya uğrayarak tutuklanması ve ceza alması kanunilik ilkesine göre yerinde iken; aynı fiil ile bazılarının ceza almaması düşündürücüdür! Neden kanunilik ilkesi bazılarına uygulanmaz?

Bu sorunun cevabı çok basittir. İktidar içindeki gücün olaya etkisinden başka bir hususun olmayacağı açıktır. Yine bir örnek verecek olursak; Edirne Turizm İl Müdürlüğü tarafından, "Evrakta Sahtecilik", "Sahte Belge" üretiliyor şeklinde şikayetlere rağmen 2 yıldır hiçbir işlem yapılmıyor. Hatta, Keşan Soruşturma Savcısı "Evet bu sahte belge" demesine rağmen, Keşan C. Başsavcılığı 2025/3882 Soruşturma, 2026/122 No'lu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı (KYOK), veriyor ve bu karara yapılan itiraz, Keşan Sulh Ceza Hakimliği 2026/184 D.İş kararı ile itirazın REDDİNE kararı verilerek, yargılama giderleriyle cezalandırılmamız, (sen ne karışıyorsun düzene der gibi) kamu düzenini bozanlar, kamu görevlileri oluyor!

Diğer taraftan geçen ay, TFF Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu ve altı MHK üyesi, "Evrakta Sahtecilik" suçlamalarıyla tutuklanıyorlar!

Bir kurumun görevlileri kollanırken, bir kurumun görevlileri cezalandırılıyor. Suçun cezası; hukuk devletinin, adalet anlayışının ve toplumsal yaşamın siyasi, ekonomik ve sosyal temellerini korumayı, kamu düzenin işlemesini amaçlayan temel kurallardan biridir. Bu temel kuralla sabit olan suçları gözardı eden bazı yargı üyeleri neden düzeni bozarlar?

Halbuki; Yargıtay Ceza Genel Kurulu; “hukuki bir sonuç doğurmaya veyahut bir durumu belirlemeye veya ispat etmeye yarayan yazılara varaka denilmektedir. Varakalar, onları düzenleyen kişilerin sıfat ve görevlerine göre ya hususi veya resmi olmaktadır” şeklinde sahte belgeyi tanımlamış olup Edirne Turizm İl Müdürlüğü'nce hukuki sonuç doğran belgenin sahteliği ile haksız kazanç sağlayan insanların ve mağdurların birbirleriyle uyum içinde yaşamalarını sağlamadığı gibi kamu düzenini bozan uygulamalar, iktidar içindeki gücün menfaatlerine göre olduğu izlenimini vermektedir. Aksi bir durum olsa idi 2 seneden beri sahte belge olayı göz ardı edilmezdi!

Kalın sağlıcakla...

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

3 dk