İZVERİ

Köşe yazısı

Derin Devlet!

Derin Devlet ve Devlet aklını yanlış anlayan yanlış tanımlayanlar bu yazıya bir göz atsın.

Yayınlandı: 1 Ekim 2026 22:03

Güncellendi: 9 Ekim 2026 03:04

Paylaş

Mesele Esnaf Değil, Siz Hâlâ Anlamadınız mı?

Yıllardır bir ezberi tekrarlar dururuz: "Derin devlet diye bir şey yoktur."

Ancak bugün bir itirafta bulunmak gerekir. Belki de yanıldığımız ya da tam adını koyamadığımız şey, o yapının tanımıydı. İnsanların gizemli odalarda geçen bir çizgi roman senaryosu sandığı o "devlet aklı", aslında Türk tarihinin en köklü ve en somut teşkilatlanma sisteminden başka bir şey değildi.

Osmanlı’yı bir beylikten cihan imparatorluğuna dönüştüren akıl neydi sanıyorsunuz? Ya da Mustafa Kemal Atatürk’ün küllerinden yepyeni bir cumhuriyet kurarken yaslandığı o görünmez omurga?

Cevap, kâğıt üzerindeki süslü kuramlarda değil; Anadolu’nun kalbinde, Ahi Evran’ın kurduğu o devasa lonca teşkilatındaydı.

Ahilik; sadece ahşap yontan, demir döven, kumaş dokuyan zanaatkârların bir araya geldiği bir meslek örgütü değildi. Üretim disiplinini ahlakla, ekonomiyi toplum sağlığıyla, ticareti ise devletin bağımsızlığıyla harmanlayan muazzam bir "millî bünye" sistemiydi. Devlet zora düştüğünde cephaneyi de üreten, istihbaratı da sağlayan, toplumsal dayanışmayı da ayakta tutan o ana damardı. İşte "Türk devlet aklı" veya o efsaneleştirilen "derin devlet" dedikleri şey, bu teşkilatlanma bilincinin ta kendisiydi.

Peki, gelelim bugüne…

Gözünüzün önünde cereyan eden tabloyu hiç bu açıdan okudunuz mu? Bugün esnaf ve zanaatkâr neden göz göre göre yok ediliyor? Neden uygulanan her ekonomik politika, atılan her adım doğrudan küçük üreticiyi, mahalledeki ustayı, kendi çarkını döndürmeye çalışan esnafı hedef alıyor?

Sermayenin birkaç küresel ve devasa merkeze toplanması tesadüf mü, yoksa bilinçli bir tasfiye mi?

Bir toplumu teslim almak istiyorsanız, önce onun kendi kendine yetebilen, bağımsız ve ahlaki üretim omurgasını kırmanız gerekir. Ahilikten süzülüp gelen o kadim esnaf kültürü yok edildiğinde; geriye ne bir dayanışma bilinci kalır ne de kriz anında devleti ayakta tutacak o sivil teşkilatlanma gücü.

Ahilik ruhunu kaybettiğimiz gün, sadece dükkânların kepenkleri kapanmadı; o çok övündüğümüz tarihsel aklın da bağları koparıldı. Bugün her ekonomik krizde ezilen o küçük esnaf, aslında bir imparatorluk ve bir cumhuriyet kuran o kadim sistemin son muhafızlarıydı.

Onlar çekildikçe, meydan sadece üretene değil, tüketene yön veren odaklara kalıyor. Ve biz hâlâ meseleyi sadece "üç beş esnafın batan dükkânı" sanmaya devam ediyoruz.

Sazı elinize aldığınızda tonlamada veya odaklanmak istediğiniz ekstra noktalar olursa (örneğin günümüz zincir marketleri, küresel kapitalizm vurgusu vb.) metni birlikte daha da derinleştirebiliriz.

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(1)

  • Turgay SlK: Mesele paranın yurt dışına çıkması değil! 10 Ağustos 2018: Trump Türkiye için gümrük vergilerini ikiye katladı Başkan Trump paylaştığı bir tweet ile birlikte Türkiye’den çelik ithalatına daha önce koyduğu gümrük vergilerini ikiye katlayarak çelik için yüzde 50’ye ve alüminyum için yüzde 20’e çıkardı. Paylaştığı tweet ile Türkiye ABD ilişkilerinin ‘iyi olmadığını’ belirtti. Rahip Brunson ABD’ye geri dönünce ABD ilişkileri normalden daha iyi oldu. O halde; meselenin küresel sermayedarların bir arada küresel çete olarak menfaatlerini kabul ettirmek olduğu aşikardır.

    3 Ekim 2026 01:22· Ana yorum

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk