İZVERİ

Dünden Bugüne Yolsuzlukla Mücadele:

İZVERİ

Dünden Bugüne Yolsuzlukla Mücadele: Atatürk Döneminin Belgesi Yeniden Gündemde

Eskiden yolsuzluğu ortaya çıkaranlar ödüllendiriliyordu; bugün ise yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen isimlerin korunması ve siyasi yapılarda el üstünde tutulması tartışılıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha önce kamuoyuyla paylaştığı bir belge, yolsuzlukla mücadelede Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki anlayışı yeniden gündeme taşıdı.

Cumhurbaşkanlığı arşivinde bulunan 19 Haziran 1933 tarihli kararname, İzmir Rıhtım Şirketi'ndeki yolsuzlukları ortaya çıkaran kişilere devlet tarafından ikramiye verildiğini gösteriyor.

Belgede şu ifadeler yer alıyor:

“İzmir Rıhtım Şirketindeki yolsuzlukları haber verdiklerinden dolayı alacakları ikramiyelerden bunlara tevfikatı karşılamak üzere Mösyö Armao, Kaporal ve Fernan Gifre’ye dörder bin ve Asım Beye yedi yüz ve Şükrü Beye de üç yüz yirmi beş lira daha verilmesi…”

Belgenin altında, dönemin Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Başbakan İsmet İnönü ve dönemin bakanlarının imzaları bulunuyor.

Yolsuzluğu ortaya çıkarana ödül

1933 tarihli kararname, dönemin devlet anlayışındaki önemli bir yaklaşımı ortaya koyuyor: Kamu zararına yol açan yolsuzlukların ortaya çıkarılması teşvik ediliyor, ihbar eden kişiler ödüllendiriliyordu.

İzmir Rıhtım Şirketi'ndeki yolsuzluk iddialarının ardından şirketin millileştirilmesi de sürecin dikkat çeken sonuçlarından biri oldu.

Bugün ne değişti?

Aradan geçen yaklaşık bir asırda Türkiye'nin yolsuzlukla mücadele anlayışının ne ölçüde değiştiği ise yeniden tartışma konusu.

Bir tarafta, Cumhuriyet'in ilk yıllarında yolsuzluğu ortaya çıkaranların ödüllendirildiğini gösteren resmi bir belge bulunuyor.

Diğer tarafta ise günümüzde yolsuzluk iddialarını gündeme getirenlerin değil, hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan kişilerin ve siyasi bağlantıların korunup korunmadığı tartışılıyor.

1933 tarihli bu belge, yalnızca geçmişe ait bir arşiv kaydı değil; aynı zamanda devlet yönetiminde şeffaflık, kamu hakkı ve siyasi ahlakın nasıl ele alınması gerektiği konusunda önemli bir tarihsel örnek olarak yeniden gündeme geliyor.

Cumhuriyet'in kuruluş dönemindeki anlayışın temel sorusu oldukça açıktı:

Yolsuzluğu yapan mı korunacak, yoksa yolsuzluğu ortaya çıkaran mı ödüllendirilecek?

Bugünün Türkiye'sinde tartışılması gereken mesele de tam olarak budur.

Haberi hazırlayan

İzveri editör masası

Editör masası

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk