Anadolu ruhu birçok bedene dar geliyor. Çünkü beden dar, ruh ise geniş ve derin...
Zamanla o beden ruhu sıkıştırıyor; ruh büyük ve derin olunca da taşması kaçınılmaz oluyor.
Sıklıkla dile getiriyoruz: Halkı anlamadan siyaseten zafer elde edilemez.
Uzatılan eli kesmek, o elin sahibine hakarettir. Atalar boşuna dememiş:
“Atın hatırı yoksa sahibinin hatırı var.”
Bir başka söz de vardır:
“Kediye pis desen misafire dokunur.”
Muhterem!
Siyasette iletişim hataları, özellikle sol siyasetin bazı katmanlarında zaman zaman karşımıza çıkıyor.
Geçmişte, hacca gitmek isteyen bir partiliye Önder Sav'ın söylediği iddia edilen “Bırak haccı, parayı Araplara yedirme” sözü hâlâ hafızalarda.
Benzer bir iletişim hatası Sayın Özgür Özel döneminde de gündeme geldi. İnanın, o böreği yapan partilinin ikramından bir parça alıp yiyerek yürümek bile hem böreği yapan partili açısından hem de kamuoyu açısından çok farklı bir görüntü oluşturabilirdi.
2023 seçimleri esnasındaki seccade krizi de malum.
Kumpas mıydı, değil miydi; bu ayrı bir tartışma. Neticede ortaya çıkan siyasi maliyet Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na yansıdı.
Kalabalık, telaşe, dikkat dağınıklığı elbette olabilir. Ama orada bulunanların bir kısmının seccadeyi fark etmemesi de üzerinde düşünülmesi gereken bir iletişim problemiydi.
Hele bu tür hatalara sebep olan isimlerin daha sonra parti yönetimi nezdinde teveccüh görmesi, ayrıca sorgulanması gereken bir durumdur.
Ne diyelim:
Deveye diken, insana sevdiği yaranır.
Ama unutmayalım:
Deveyi de yardan uçuran bir tutam ottur!
Sayın Büyüğüm;
hatta hata yapılmaz...
Hatta hata yapılırsa, siyaset bedelini mutlaka keser.
Numan CENGİZ
Araştırmacı İlahiyatçı Yazar





