İZVERİ.

Kadınları rahat bırakın

İZVERİ

Kadınların Hayatına karışmayı bırakın, Katillerin Peşine Düşün

Türkiye yine kadınların hayatını konuşuyor. Kız çocukları nasıl eğitim görecek?

Karma eğitim devam edecek mi? Kadın kendi bedeni üzerinde karar verebilecek mi?

Kürtaj hakkı nasıl uygulanacak?

Bir genç kadın neden öldü?

Soruların hepsi farklı gibi görünüyor. Fakat hepsinin ortak bir noktası var:

Kadının hayatı.

Kadının nasıl yaşayacağı, nasıl eğitim alacağı, ne zaman anne olacağı, bedeninin üzerinde hangi kararı vereceği yeniden yeniden tartışmaya açılıyor.

Oysa Türkiye'nin kadınlara müdahalesinden önce cevap bekleyen çok daha ağır soruları var.

Sokaklarda öldürülen kadınlar var.

Şiddet gören kadınlar var.

Kaybolan ve akıbeti yıllarca tartışılan genç kadınlar var. önceliklerimizi sorgulamanın zamanı geçiyor.

Karma eğitim tartışması yeniden gündemde, Kız çocukları için ayrı okullar açılması, eğitimde kadın-erkek ayrımı ve bunun toplumsal sonuçları tartışılıyor.

Fakat eğitimde asıl konuşmamız gereken şey yalnızca sınıfların nasıl düzenleneceği değil.

Çocuklara eşitliği nasıl öğreteceğimiz.

Kadına saygıyı nasıl öğreteceğimiz.

Şiddetin normalleştirilmesini nasıl engelleyeceğimiz.

Bir kız çocuğunun okuldan eve giderken kendini güvende hissedip hissetmediği. toplumsal sorunları yalnızca kadınları erkeklerden ayırarak çözebileceğimize inanmak, sorunun kendisini ıskalamaktır.

Çocuklara birbirinden uzak durmayı değil, birbirine saygı duymayı öğretmek zorundayız.

Bu nedenle:

Kadınları Değil, Katilleri Konuşun.

Kadınların hayatını düzenlemek kolaydır. Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek kolaydır. Zor olan, onları öldüren zihniyetle mücadele etmektir. Zor olan, şiddetin köklerine inmektir. Zor olan, bir kadın öldürüldüğünde dosyanın sonuna kadar gidip gerçeği ortaya çıkarmaktır. Kadının bedeni kimin meselesi?

Bir başka tartışma da kürtaj hakkı üzerinden büyüyor.

Kadının bedeni hakkında karar verme yetkisinin kime ait olduğu yeniden tartışılıyor.

Burada unutulmaması gereken çok temel bir gerçek var:

Kadın kendi bedeninin sahibidir.

Bir kadının gebeliği hakkında karar verirken onun iradesini yok saymak, kadını kendi yaşamının öznesi olmaktan çıkarmaktır.

Kadının bedeni üzerinden siyaset yapmak kolaydır.

Kadına nasıl yaşayacağını söylemek kolaydır.

Ama kadınların sağlık hizmetlerine güvenli ve eşit şekilde ulaşmasını sağlamak, onların haklarını gerçekten güvence altına almak çok daha zor ve çok daha önemlidir.

O yüzden artık sözümüz açık olmalı:

Kadınların Bedeninden Elinizi Çekin, Katillerin Peşine Düşün.

Kadının bedenine sınır çizmek yerine, kadına yönelen şiddete sınır çizin.

Kadının özgürlüğünü tartışmak yerine, kadının yaşam hakkını koruyun.

Rojin Kabaiş'in ardından kalan sorular

Rojin Kabaiş'in ölümü ise bütün bu tartışmaların tam ortasında duruyor.

Genç bir kadın. Bir üniversite öğrencisi. Kayboldu. Ardından cansız bedeni bulundu.

Fakat ailesinin ve kamuoyunun zihnindeki soruların tamamı cevaplanmış değil.

Rojin'in ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılması, dosyadaki soru işaretlerinin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması talebi devam ediyor.

İşte tam da burada vicdanımıza şu soruyu sormamız gerekiyor:

Bir genç kadının ölümünün üzerindeki bütün soru işaretlerini ortadan kaldırmak için aynı kararlılığı gösteremiyorsak, onun nasıl yaşayacağına ilişkin tartışmaları hangi hakla bu kadar büyütüyoruz?

Bir kadının kıyafetini konuşmak kolay.

Bir kadının bedenini konuşmak kolay.

Bir kadının eğitimini konuşmak kolay.

Bir kadının anneliğini konuşmak kolay.

Ama bir kadının ölümünün bütün ayrıntılarını araştırmak...

Gerçeğin peşinden gitmek...

İhmali varsa ortaya çıkarmak...

Sorumluluğu olan varsa hesap sormak...

İşte asıl mesele burada. Önceliğiniz kadınların hayatı olsun

Kadınlar, Güvenli sokaklar istiyorlar.

Eşit eğitim istiyorlar.

Sağlık hizmetlerine erişmek istiyorlar.

Kendi hayatları hakkında karar verebilmek istiyorlar.

Şiddetsiz, sömürüsüz insanca yaşamak istiyorlar!

Bunlar bir yurttaşın en temel hakları.

Bu yüzden artık gündemi tersine çevirmek gerekiyor.

Kadınların hayatını kontrol etmeye çalışmak yerine, kadınların hayatını tehdit edenleri durdurun.

Kadınların bedenini denetlemek yerine, kadınların bedenine yönelen şiddeti engelleyin.

Kadınların özgürlüğünü tartışmak yerine, onların özgürce yaşayabilmesini sağlayın.

Kadınların Özgürlüğüne Değil, Katillerine Engel Olun.

Bir ülkenin kadınlarına ne kadar karıştığı değil, kadınları, çocukları ne kadar koruyabildiği önemlidir.

Bir ülkenin kız çocuklarını nasıl ayırdığı değil, onları nasıl eşit yurttaşlar olarak yetiştirdiği önemlidir.

Bir ülkenin kadınların bedenine ne kadar müdahale ettiği değil, kadınların kendi bedenleri üzerinde ne kadar söz sahibi olduğu önemlidir.

Kadınların bedeni üzerinde herkesin söz söyleyebileceği bir alan değildir.

Kadınların özgürlüğü tartışmaya açılacak bir lütuf değildir.

Ve kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu hiç değildir.

Bugün kadınların hayatına müdahale etmeyi konuşanlara sorulması gereken çok basit bir soru var:

Kadınların katilleri nerede?

Onları bulun.

Kadınların ölümünü aydınlatın. Şiddetin karşısına geçin.

Çocukları eşitlik ve saygıyla yetiştirin.Kadınların bedeninden elinizi çekin.Kadınların hayatını rahat bırakın. kadınların nasıl yaşayacağını değil,

Neden öldürüldüklerini konuşmanın tam zamanı

Hayatlarına karışmayı bırakın. kadınları yaşatın!

Haberi hazırlayan

Badem Çamöz

Gazeteci

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

4 dk