İZVERİ

Köşe yazısı

Ortak Yazılı Sınav Sistemi, Eğitim Hakkı ve Öğretmen Özerkliği

OYSS tartışılmaya başlandığı andan itibaren eğitim sendikaları konuyu öğretmene getireceği yük ve öğretmen özerkliği üzerinden değerlendirip karşı çıktılar!

Yayınlandı: 21 Ekim 2026 20:26

Güncellendi: 21 Ekim 2026 22:33

Paylaş

Ortak Yazılı Sınav Sistemi tartışılmaya başlandığı ilk andan itibaren eğitim sendikaları konuyu öğretmene getireceği yük ve öğretmen özerkliğini yok edeceği konuları üzerinden değerlendirip, cepheden karşı çıktılar!

Oysa eğitim hakkı, ortak yazılılar, LGS-YKS sınavlarında çıkan soru tipleri, açık uçlu soruların çoğalması, dershane ve etüt merkezleri ile ilişkisi, özel okulların not şişirme haksızlığı gibi çocuğun üstün yararını ilgilendiren konular hiç dikkate alınmadı!

Bu yazıda, ortak yazılı sınav sisteminin işleyişi, eğitim hakkı açısından önemi, öğretmen özerkliğine etkisi, dershane ve özel okullarla ilişkisi üzerinde duracağız.

Ortak Yazılı Sınav Sistemi nasıl işler?

Öncelikle, Ortak Yazılı Sınav Sistemiyle[i] öğretmenlerin sınav hazırlama süreçlerinin desteklenmesi, farklı güçlük düzeylerinde hazırlanmış beceri temelli açık uçlu sorulara erişimin sağlanması ve okul geneli ortak yazılı sınavların öğretim programlarındaki öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilmesi amaçlanıyor.

Ortak Yazılı Sınav Sistemi, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 1.dönem birinci yazılı sınavlarından itibaren resmî ve özel ortaokulların 5, 6 ve 7. sınıflarında  Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce; liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında ise Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, felsefe ile İngilizce derslerinde uygulanacak ancak 7 ve 11. sınıf İngilizce dersleri, uygulama kapsamında yer almayacak. Sınavlar, konu soru dağılım tablolarında yer alan ve alan zümre öğretmenleri tarafından belirlenen senaryolara göre hazırlanacak. Seçilen senaryodaki iki öğrenme çıktısına yönelik iki açık uçlu soru ve puanlama anahtarı öğretmenler tarafından hazırlanırken diğer sorular sistemdeki soru havuzundan seçilecek.

Soruların kolay, orta ve zor olmak üzere güçlük düzeyleri ile puan değerleri öğretmenlerce belirlenecek. Soru havuzundaki sorular, sınavdan dört gün önce öğretmenlerin kullanımına açılacak.

Sınavların değerlendirilmesinin ardından öğretmenler, öğrencilerin her sorudan aldıkları puanları e-Okul sistemine işleyecek. Böylece öğrenci, sınıf ve şube düzeyinde analizler yapılarak öğrenme çıktılarına ilişkin geri bildirim sağlanacak.

 Öğretmenler, öğrencilerin hangi öğrenme çıktılarında güçlü olduklarını ve hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduklarını görebilecek. Öğrenciler de yalnızca sınavdan aldıkları toplam puanı değil, öğrenme çıktıları temelinde güçlü oldukları ve gelişime ihtiyaç duydukları alanları görebilecek.

Ayrıca öğrencilerin aynı ders kapsamında farklı zamanlarda girdikleri sınav sonuçlarının karşılaştırılmasıyla akademik gelişimlerinin zaman içindeki değişimi izlenebilecek.

Ortak Yazılı Sınav Sistemi ve eğitim hakkı

Eğitim hakkı insanın öğrenme, öğretme bilgi ve beceri edinme gibi isteklerine hukuki olarak sahip olma hakkıdır. Eğitim hakkının kullanımının önündeki engeller, insanların diğer haklarının kullanımında da sorunlara yol açar. Bu anlamda eğitim hakkının kullanımı eğitimde ve diğer alanlarda yaşanan fırsat eşitsizliğinin de önüne geçilmesinde en önemli unsurlardan birisidir.

Eğitim hakkının önündeki engellere bakacak olursak;

- Eğitim için yeterli finansman olmaması,

- Yoksulluk ve eşitsizlik,

- Çocuk işçiliği,

- Erken evlilik ve hamilelik,

- Cinsiyetleri, etnik kökenleri, dinleri veya dilleri nedeniyle yaşanan ayrımcılık,

-Engellilik,

-Şiddet ve çatışma.

Ortak Yazılı Sınav Sistemi, eğitim hakkının ve fırsat eşitliğinin sağlanmasında önemli bir işleve sahiptir. Bu bağlamda eğitim için yeterli finansmanı olmayan, yoksulluk ve eşitsizlik sonucunda işçilik yapmak zorunda kalan; özel öğretim kurumu, özel etüt, özel dershane ve özel ders gibi olanakları olmayan çocuklar için yürürlükteki öğretim  programına uygun olarak hazırlanan ve bütün akranlarıyla aynı sorulardan oluşan sınavlara tabi tutulmak, en azından önceki adaletsiz durumu biraz olsun düzeltici etki yapacaktır.

MEB tarafından dağıtılan ücretsiz ders kitaplarına ve yürürlükteki öğretim programına uygun olarak hazırlanan sınavların sonuçlarının E-okul sistemine girilmesi sonucunda objektif ölçme-değerlendirme de gerçekleşecektir. Bu anlamda öğretmenler üzerindeki not yükseltme baskısı da azalacak, öğretmen objektif yazılı sınav notlarını girdikten sonra derslere göre performans notları da vererek öğrencinin ortalama notunu ortaya çıkaracaktır.

Kamuoyunda sürekli olarak dillendirilen özel öğretim kurumlarının kolay sorular sorarak öğrencilerinin notlarını şişirmesi gibi fırsat eşitsizliğine yol açan olumsuz durumların da (Yeterli denetim olduğu takdirde) önüne geçecektir.

Bu durum, sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı durumda olan çocukların eğitim hakkının kullanılmasında olumlu etki yapacaktır.

Çoktan seçmeli sınavlara son!

Yıllardır merkezi olarak yapılan çoktan seçmeli sınavlara karşı çıkarız. Çünkü bu sistem, çocukları 2-3 saatte yapılan ve süreci değil, sonucu ölçen bir sınav olması; dershane, etüt ve özel dersler sonucu test tekniklerini öğrenen öğrencileri ön plana çıkaran sınavlar olması nedeniyle sosyo-ekonomik açıdan üst sınıflarda yer alan öğrencileri önceleyen bir sistemdi.

Ortak Yazılı Sınav Sistemi ile öğrenci yeterliliklerinin ölçülmesinde okul içi öğrenme, öğretme süreçlerindeki performans belirleyici olacaktır. Veliler ve öğretmenler, çocukları test sınavlarına hazırlama yerine okuma alışkanlığı, problem çözme becerileri kazandırma ve okul süreçlerine adapte olma gibi daha yararlı becerilerle donatmak için çaba sarf edecek, finansal kaynaklarını da daha verimli kullanacaktır.

Ortak Yazılı Sınav Sistemi ve öğretmen özerkliği

Öğretmen özerkliğinin, temelde öğretmenlerin meslekleriyle ilgili konularda belirli bir yetki ve özgürlük alanına sahip olmalarını ifade ettiği söylenebilir. Bu yetki ve özgürlük alanı öğretmenlerin ‘profesyoneller’ olarak işleriyle ilgili bir takım önemli kararları alabilmeleri, çalışma ortamlarının düzenlenmesinde söz sahibi olmaları, eğitimin planlanması, geliştirilmesi ve yönetimi süreçlerine katılmaları gibi hususları içermektedir. Bu anlamda, öğretmen özerkliğinin farklı boyutları ana hatlarıyla üç grupta toplanabilir:[ii]

-Öğretimin planlanması ve uygulanması,

-Öğretmenlerin eğitimle ilgili önemli kararlara ve okul yönetimine katılmaları,

-Öğretmenlerin mesleki bilgi ve yeterliliklerinin geliştirilmesi.

Bu boyutlardan öğretimin planlanması ve uygulanması; öğretim içeriğinin seçilmesi ve planlanması, öğretim yöntem ve materyallerinin seçilmesi ve planlanması, öğrencilerin yetiştirilmesi ve değerlendirilmesi konularını içerir.

Öğretmen özerkliğinin ikinci boyutu olan öğretmenlerin eğitimle ilgili önemli kararlara ve okul yönetimine katılmaları konusunda, okul ortamında varolan çeşitli kurul ve komisyonlar aracılığıyla, okul yönetimine katıldıklarından söz edilebilir. Başta öğretmenler kurulu, zümre öğretmenler kurulu, satın alma komisyonu, kantin komisyonu vb. kurul ve komisyonlara örnektir.

Öğretmen özerkliğinin üçüncü ve en önemi boyutu ise öğretmenlerin mesleki bilgi ve yeterliliklerinin geliştirilmesidir. Mesleki bilgi ve yeterliliklerin geliştirilmesi, hem eğitim fakültelerinde alınan eğitim, hem de mesleğe atandıktan sonra yapılan hizmet içi eğitimler ile ilgilidir.

Ortak Yazılı Sınav Sistemi, öğretmen özerkliği ile ilgili boyutlardan sadece ilki olan öğrencilerin değerlendirilmesi ile ilgilidir. Öğrencilerin değerlendirilmesi, yukarıda da söz ettiğimiz gibi merkezi soru havuzundan alınacak sorular ve öğretmenlerin hazırlayacağı sorularla yapılacak yazılı sınav ve sınıf içi performans notlarına göre tespit edilecek ortalama puana göre yapılacaktır.

Dolayısıyla Ortak Yazılı Sınav Sisteminin, öğretmen özerkliğini engelleyici bir yönü bulunmamaktadır.

Sonuç olarak yıllardır sözü edilen süreç temelli ölçme ve değerlendirme anlayışı, ölçme ve değerlendirmenin hem öğretimin bir parçası, hem de öğretimi tamamlayan bir süreç olarak kabul edilen bir yaklaşım olmasıdır. Ölçme ve değerlendirme uygulamalarının süreç temelli bir anlayışa dayanması; öğrenci gelişimini takip etme, öğretim yöntemlerini iyileştirme ve öğrenme kazanımlarına ulaşma konularında kritik rol oynamaktadır. Ortak Yazılı Sınav Sistemi, süreç temelli ölçme değerlendirmenin önemli bir kilometre taşı olacaktır.

Son olarak, eğitim sendikaları, Ortak Yazılı Sınav Sistemini sadece öğretmene getireceği yük açısından değil, bütün boyutlarıyla değerlendirerek konumlanmalıdır.



[i] Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu-MEB (2026)

 

[ii] İbrahim Hakkı ÖZTÜRK. (2011) ÖGRETMEN ÖZERKLİGİ ÜZERİNE KURAMSAL BİR İNCELEME. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

6 dk