İZVERİ

Köşe yazısı

SANDIK VARSA DEMOKRASİ VARDIR!

Özgür Özel'in parti içi demokrasiyi ve üyelerin doğrudan katılımını öne çıkaran söylemleri hafızalarda..

Yayınlandı: 13 Eylül 2026 15:59

Güncellendi: 7 Ekim 2026 00:37

Paylaş

SANDIK VARSA DEMOKRASİ VARDIR!

AMA SANDIĞIN İÇİ ÖNCEDEN DOLDURULMUŞSA, ORADA SADECE TÖREN VARDIR!

Yeni Parti için açıklanan kongre takvimi, mahalle delege seçimleri, ilçe ve il kongreleri üzerinden büyük bir demokrasi iddiası ortaya konuluyor.

Peki gerçekten öyle mi?

Asıl soru burada başlıyor:

Mahalle delegeleri nasıl belirlenecek?

Üye listeleri kim tarafından hazırlanacak?

Hazırlanan liste bütün üyelerin denetimine ve itirazına açık olacak mı?

Üyelerin oy kullanacağı sandık gerçekten üyenin iradesini mi yansıtacak, yoksa önceden hazırlanmış bir delege listesini yalnızca onaylatmak için mi kullanılacak?

Çünkü demokrasi, sandığı kurmak değildir.

Demokrasi, sandığa kimin gireceğini, kimin oy kullanacağını ve kimin aday olacağını şeffaf biçimde belirlemektir.

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 20. maddesi çok açık:

İlçe kongresi delegeleri, ilgili parti üyelerinin seçtiği delegelerden oluşur ve sayı 400'ü aşamaz. Delege seçimlerinin köy ve mahallelerde belirlenen kontenjanlara göre yapılması da kanunda açıkça düzenlenmiştir. İlçe başkanı ve ilçe yönetimi ise ilçe kongresince seçilir.

O halde soruyoruz:

Üyelerin seçmesi gereken delegeyi kim belirleyecek?

Eğer önce liste hazırlanacak, sonra üyeler yalnızca o liste üzerinden oy kullanacaksa;

ÜYENİN İRADESİ NEREDE?

İşte Yeni Parti'nin en büyük sınavı burada başlayacaktır.

Çünkü bir siyasi parti, daha kuruluş aşamasında kendi tabanının iradesini yönetmeye başlarsa, yarın iktidara geldiğinde halkın iradesini nasıl yöneteceği sorusu kaçınılmaz hale gelir.

---

ÖZGÜR ÖZEL'İN VERDİĞİ ÖN SEÇİM SÖZÜ

Özgür Özel'in parti içi demokrasiyi ve üyelerin doğrudan katılımını öne çıkaran söylemleri hafızalarda

Yeni Parti için açıklanan modelde ise Özel, ilçe başkanı için önce bütün üyelerin oy kullanacağı bir ön seçim, ardından delegelerle yapılacak kanuni kongre öngördüğünü söylüyor. Delegelerin ikinci aşamada daha çok teknik/formalite işlevi göreceği ifade ediliyor.

İşte tam da burada soruyoruz:

ÖN SEÇİM Mİ ASIL SEÇİM?

KONGRE Mİ ASIL SEÇİM?

Eğer gerçek karar üyelerin ön seçiminde verilecekse, bunun hukuki zemini, tüzükteki karşılığı ve 2820 sayılı Kanun'la uyumu açıkça ortaya konulmalıdır.

Çünkü siyasi parti tüzüğü, kanunun üzerinde değildir.

Tüzük kanuna aykırı düzenleme yapamaz.

Yönetmelik tüzüğün üzerine çıkamaz.

Yönerge ise kanunu ve tüzüğü değiştiremez.

---

YENİ PARTİ MESELESİ

Bir başka büyük soru da “YENİ” meselesidir.

Yeni Parti'nin adı ve örgütlenme modeli üzerinden yaşanan tartışmalar, daha yolun başında ciddi soru işaretleri oluşturuyor.

Nitekim Yargıtay'ın siyasi parti bilgilerinde “YENİ PARTİ”nin 24 Temmuz 2026 tarihinde kurulduğu görülüyor. Aynı listede “YENİ TÜRKİYE PARTİSİ”, “YENİ YOL” ve “YENİ YÜZYIL PARTİSİ” gibi benzer isimler de bulunuyor.

Siyasi Partiler Kanunu'nun parti adlarına ilişkin hükümleri dikkate alındığında, isim meselesi yalnızca siyasi bir tercih değil, hukuki bir meseledir. Özellikle 2820 sayılı Kanun'un 96. maddesi bu konuda sınırlamalar getiriyor.

Yani mesele sadece:

“Adımız YENİ olsun.”

demek değildir.

Asıl mesele:

Bu isim hukuken ne kadar ayakta kalabilir?

Ve daha önemlisi:

Yeni olan gerçekten siyaset anlayışı mı, yoksa sadece tabela mı?

---

DELEGE SİSTEMİNE AÇIK ÇAĞRI

Yeni Parti yönetimine açık çağrımızdır:

Mahalle mahalle üye listelerini açıklayın!

Delege kontenjanlarını açıklayın!

Delege seçimlerinin tarihini ve usulünü açıklayın!

Kimlerin oy kullanacağını açıkça ilan edin!

İtiraz mekanizmasını işletin!

Sandık sonuçlarını tutanaklarıyla birlikte üyeye gösterin!

Çünkü 2820 sayılı Kanun'un 42. maddesi parti üye kayıtlarının seçim hukuku bakımından önemini açıkça ortaya koyuyor; ön seçimlerde oy kullanacak üyelerin hangi listelerden belirleneceği ve listelere itiraz usulleri de kanunda düzenleniyor.

Şeffaflık yoksa güven yoktur.

Güven yoksa demokrasi sadece slogandır.

---

TBMM'DE BEKLEYEN FEZLEKELER

Ve bütün bunların yanında başka bir gerçek daha var:

TBMM'de milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin fezlekeler bekliyor.

Örneğin 2026 yılı içinde Özgür Özel dahil çok sayıda milletvekili hakkında yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri Karma Komisyon gündemine geldi.

Burada da aynı soru geçerlidir:

Hukuk herkes için mi işleyecek?

Siyasi rakip için başka, kendi kadron için başka hukuk olmaz.

Demokrasi yalnızca parti kongresinde sandık kurmak değildir.

Hukuk önünde eşitliktir.

Şeffaflıktır.

Hesap verebilirliktir.

Üyenin iradesine saygıdır.

---

VE SON SÖZ…

Yeni Parti daha yolun başında.

Bu nedenle bugün yapılacak en büyük hata;

“Biz farklıyız” demekle yetinmektir.

Farklılığınızı söylemle değil, sandıkla gösterin.

Üyenin önüne gerçek seçenek koyun.

Mahallede delegeyi üye belirlesin.

İlçede başkanı üye iradesi belirlesin.

Kongrede delegeler gerçek iradeyi temsil etsin.

Liste tepeden hazırlanıp tabana onaylatılmasın.

Çünkü:

DELEGELİK AYRICALIK DEĞİL, EMANETTİR.

ÜYELİK NUMARA DEĞİL, İRADEDİR.

SANDIK TÖREN DEĞİL, DEMOKRASİNİN KENDİSİDİR.

Ve unutulmasın:

2820 SAYILI KANUNUN ÜZERİNDE NE TÜZÜK VARDIR,

NE YÖNETMELİK,

NE YÖNERGE,

NE DE GENEL BAŞKAN!

Yeni Parti gerçekten “yeni” olacaksa;

ÖNCE KENDİ İÇİNDE DEMOKRASİYİ SINAVDAN GEÇİRECEK.

Sandık kurulacak.

Liste hazırlanacak.

Delege seçilecek.

Kongre yapılacak.

Ve bütün Türkiye şunu görecek:

O SANDIKTA GERÇEKTEN ÜYENİN İRADESİ Mİ VAR,

YOKSA SADECE ÖNCEDEN VERİLMİŞ BİR KARARIN ONAYI MI?

Yeni olan isim değil, siyaset anlayışı olmalıdır.

Yoksa “YENİ” sadece tabelada kalır.

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

4 dk