Türkiye’de trafik de siyaset de büyük ölçüde sağdan akıyor. Bunu defalarca söyledik; fakat bazıları hâlâ ısrarla görmezden geliyor.
Siyaset rallisinde sol şeridi kapatan pilotun çok hızlı olması yetmez; dikkatli olacak, önünü görecek, arkasını kollayacak ve sağını da hesap edecek.
Yavaşsan sağından sollarlar!
Normal trafikte de böyledir.
80 kilometre hızla sol şeridi kapatmış beybaba… Arkadan gelen selektör yapıyor, yol vermiyor. Sonra araç sağından geçip gidiyor; üstüne bir de fırçasını yiyorsun!
Sol şeridi işgal ediyorsan hızlı olacaksın, dikkatli olacaksın ve sağını da hesap edeceksin.
Sol siyasetin bir kesimindeki anlayış ise tam tersine:
“Ben soldayım, herkes bana uyacak!”
Yok öyle yağma!
Halk açlık sınırında yaşarken,
“Bana oy vermeye mecburlar.”
mantığıyla siyaset yapılmaz.
Sıkışınca da:
“Kendisi bilir!”
deyip işin içinden çıkılmaz.
Her hatayı karşı tarafta arayan, kendisine yöneltilen eleştirilerin hiçbirini üzerine almayan bir “Teflon tava” siyaseti nereye kadar?
İnsan bir kez olsun kendisine dönüp sormaz mı:
“Ben bu adamdan neden oy alamıyorum?
Ne yapmalıyım?
Nerede hata yapıyorum?”
Kendi sahte cennetinde saltanat sürenlerin hâli pürmelâli işte tam da budur.
Ey sol siyaset!
İktidar olmaya niyetin olmayabilir.
Ama sol taban iktidar olmak istiyor.
Öyleyse;
Nasıl oy alacaksın?
Kimden oy alacaksın?
Hangi kesimlere ulaşacaksın?
Neyi değiştireceksin?
Bunların ciddi biçimde analizini yapmak zorundasın.
Oturduğun yerden çay, kahve, hatta buzlu viski eşliğinde siyaset yürümüyor!
Yürüseydi Sol blok çoktan iktidar olmuştu.
Demek ki bir yerlerde hata yapıyorsun arkadaşım.
Aynı şeridi kapatıp aynı hızla devam edersen,
yarış kazanamazsın.
Bu anlayış değişmediği sürece:
MÜZMİN MUHALEFET DEVAM!
Numan CENGİZ
Araştırmacı İlahiyatçı Yazar





