İZVERİ

Köşe yazısı

YEME, İÇME YERİ BELEDİYE!

Ye babam, ye! Halk nezdinde belediyelerin karşılığı, bilinçaltına adeta böyle kodlanmış: “Belediye demek yeme, içme, dağıtma, kapma yeri!” Sağı yok, solu yok bunun. Zaten…

Yayınlandı: 15 Eylül 2026 14:54

Güncellendi: 7 Ekim 2026 03:23

Paylaş

Ye babam, ye!

Halk nezdinde belediyelerin karşılığı, bilinçaltına adeta böyle kodlanmış:

“Belediye demek yeme, içme, dağıtma, kapma yeri!”

Sağı yok, solu yok bunun.

Zaten belediyelerdeki yolsuzluklara yeterince tepki verilmemesinin temelinde de biraz bu anlayış yatıyor.

Halk, belediye başkanını seçerken aslında zımnen “Biraz da sen götür!” dediğini biliyor.

Peki niye destekliyor?

Eli uzun olan, “İhale gelir, arada bize de bir parsa düşer.” diye düşünüyor.

Eli kısa olan, “Hiç olmazsa çoluk çocuk işe girsin.” diyor.

Hiçbir menfaati olmadan destekleyenler ise ya tuzu kuru olanlar ya da gerçekten safça inananlar!

Bir de atadan görme alışkanlıkla yapılan partisel oy verme var ki...

O da cabası!

Şartlı refleks söz konusu.

Öyle bir noktaya geldik ki siyasi yorumlar,

“Benim hırsızım senin hırsızından daha iyi çalıyor!” seviyesinde müptezelliğe evrildi.

Sosyal medyada troller,

sokakta cazgırlar,

tribünde amigolar...

Alabildiğine!

Sonra da dönüp bu düzeni beğenmiyoruz.

Hak ediyor mu bu toplum bütün bunları?

Bazen insan ister istemez soruyor.

İsmet Paşa'nın şu sözü de tam buraya oturuyor:

“Namuslular, namussuzlar kadar cesur değilse o ülkenin batması mukadderdir.”

Düşünsene...

Arkasından ana avrat sövdüğü vekil ilçesine geldiğinde, el etek öpeninden tutun da dalkavukluğun kitabını yazanına kadar herkes sıraya giriyor!

Peygamberimizin, “Ferasetli mümin aynı delikten iki kez sokulmaz.” anlamındaki meşhur uyarısı da burada insanın aklına geliyor.

Kaç kez sokulduk?

İki mi?

On mu?

Yüz mü?

Bin mi?

Yılan bitmez!

Çünkü ders alınmadıktan sonra mesele yılanın varlığı değil, aynı deliğe tekrar tekrar parmak sokma ısrarıdır.

Yediğin meyve midenizi ağrıtıyorsa suç yalnızca meyvede değildir, vatandaş!

Bir de dönüp o meyveyi yetiştiren ağaca, toprağa ve bahçıvana bakmak gerekir.

Çünkü o mahsulü sen üretiyorsun.

Sen neysen, yukarıdaki de O!

Çuvaldızı başkasına batırmada maşallah iyice ustalaştın.

Ama...

İğneyi kendi eline batırmayı unuttun!

Gerçekler acıdır.

Ve bazı gerçekler yalnızca acıtmaz;

İNSANI KENDİSİYLE YÜZLEŞTİRİR.

Numan CENGİZ

Araştırmacı İlahiyatçı Yazar

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk