Sayın Cumhurbaşkanının mevcut anayasal görev süresi devam ederken, bir sonraki dönem için adaymış gibi başka isimlerle kıyaslandığı anketlerin dolaşıma sokulması, öncelikle anayasal takvimin ve hukuki şartların dikkate alınmasını gerektiren bir meseledir.
Burada kişisel tercihlerden veya siyasi beklentilerden önce bakılması gereken yer "Anayasa’dır."
ANAYASA MADDE 116 NE DİYOR?
Anayasa'nın 116. maddesine göre;
"TBMM, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla, yani 360 milletvekilinin oyuyla, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir."
Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hâlinde ise, mevcut Cumhurbaşkanı bir kez daha aday olabilir.
Dolayısıyla konu son derece açıktır:
Önce anayasal şart, sonra adaylık tartışması!
Meclis'te 360 milletvekili seçimlerin yenilenmesi yönünde karar vermemişse, mevcut anayasal dönem tamamlanmadan Sayın Cumhurbaşkanını yeni dönem adaylarıyla yarıştıran siyasi anketler yapmak; hukuki gerçeklik ile siyasi beklentiyi birbirine karıştırmak anlamına gelir.
Anket yapılabilir mi, yapılamaz mı tartışmasının ötesinde asıl sorulması gereken şudur:
"360 milletvekili seçimlerin yenilenmesi için karar vermiş midir?
Vermemişse;
Anayasal süreç devam ediyor!
O hâlde mevcut dönemi tamamlanmamış bir Cumhurbaşkanını, sanki yeni seçim süreci başlamış ve adaylığı kesinleşmiş gibi başka isimlerle karşılaştırmanın "demokratik teamüller, anayasal süre ve Cumhurbaşkanlığı makamına saygı bakımından sorgulanması gerekir."
Burada mesele "Sayın Cumhurbaşkanının yeniden aday olup olmayacağına bugünden siyasi yorum getirmek değil; adaylık ihtimalinin hangi anayasal şartlara bağlı olduğunu hatırlatmaktır."
Çünkü hukuk devletinde;
"Önce Anayasa, sonra seçim takvimi,
sonra adaylık, en son anket!
"360 vekil yoksa, seçimlerin yenilenmesi kararı yoktur."
Seçimlerin yenilenmesi kararı yoksa, yeni dönem adaylığı üzerinden kurulacak siyasi denklem de henüz anayasal bir gerçeklik değildir.
Hüküm açık.
Süre belli.
Şart belli.
Anayasayı yok sayarak siyaset yapılamaz.



