ZİL ÇALIYOR… OKULLAR AÇILIYOR!
Zil çalıyor…
Okullar açılıyor.
Ama bu zil, her evde aynı heyecanla çalmıyor.
Bir tarafta kırtasiye masrafları…
Okul kıyafetleri…
Servis ücretleri…
Beslenme çantası…
Beslenme çantasını doldurmak isteyen annelerin çilesi var.
Liste uzatılan babaların ise bazen “unutkanlık numarası” yapması…
Çünkü ekonomik sıkıntıların yanına bir de “okul ekonomisi” eklendi.
Ve o liste her uzadığında, evdeki hesap biraz daha zorlaşıyor.
Ama bu hikâyenin bir de başka tarafı var:
ÖĞRETMENLER…
Onların da çocukları var.
Onlar da anne, baba…
Onların da kiraları var.
Doğalgazı, suyu, elektriği var.
Onların da faturaları var.
Onların da çocuklarının okul masrafları var.
Kırtasiye masrafları…
Okul kıyafetleri…
Servis ücretleri…
Bir de tayin gerçeği var.
Bir şehirden başka bir şehre göç…
Yeni bir şehir.
Yeni bir okul.
Yeni bir çevre.
Yeni bir hayat…
Tam alışmaya başlamışken yeniden tayin…
Çocuklarının bile doğduğu şehirler birbirinden farklı.
Bir öğretmen, sadece görev yaptığı okulu değil;
ailesini, düzenini, hayatını da her tayinde yeniden kuruyor.
Ve bütün bunların yanında…
ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER VAR.
Gece gündüz çalışıp emek verenler…
Sınavlara girip kazananlar…
Ama isimleri yıllarca listelerde çıkmayanlar…
Her seferinde yeniden umutlananlar…
Her açıklamada telefonuna bakanlar…
“Acaba bu kez mi?” diye bekleyenler…
Öğrencilerinden, okulundan, mesleğinden hasret kalanlar…
Kimi ailesinin yanında…
Kimi ailesinden aldığı üç-beş kuruşla ayakta durmaya çalışan…
Kimi ise geleceğini kurmak için attığı her adımı bir sonraki atama dönemine erteleyen…
Gelecek hayallerini her defasında erteleyen insanlar…
İşte bugün okul zili sadece öğrenciler için çalmıyor.
O zil;
anneler için mutfak hesabının,
babalar için geçim derdinin,
öğretmenler için kira ve tayin mücadelesinin,
atanamayan öğretmenler için ise yıllardır beklenen bir hayatın
zili olarak çalıyor.
Okullar açılıyor…
Çocuklarımız sınıflarına kavuşuyor.
Peki ya onların geleceğini inşa eden anne-babalar?
Peki ya o geleceği yetiştirecek öğretmenler?
Peki ya yıllardır atama bekleyen, mesleğine kavuşacağı günü bekleyen genç öğretmenler?
Bir ülkenin geleceği sadece okul açmakla kurulmaz.
O geleceği taşıyacak çocuğun beslenmesi, öğretmenin huzuru, ailenin geçim gücü ve genç öğretmenin mesleğine kavuşmasıyla kurulur.
Çünkü eğitim sadece zilin çalması değildir.
Eğitim, bir çocuğun çantasına ne koyabildiğimiz kadar, geleceğine ne koyabildiğimiz meselesidir.





