Cumhuriyet, biat eden kullar değil; düşünen, sorgulayan ve sorumluluk alan bireyler ister.
Her ikisi arasında ince ve derin bir çizgi vardır. İşte o çizginin adı CUMHURİYET!
Cumhuriyet biat istemez ama itaat ister. İtaat eden, yanlış gördüğünde sorgulayabilir ve eleştirebilir. Biat eden ise sorgulamaz. Asıl tehlike de burada başlar!
Sürü mantığı denen şey de budur aslında!
Fikrî hür, irfanı hür ve vicdanı hür nesiller isteyen Cumhuriyet, biatçı bir toplum istemiyor. Ne var ki Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’te, gerek dinî sahada gerekse siyasi sahada biatçılık almış yürümüş; yukarıya yağ çekerek bir yerlere gelme hastalığı kronik bir sendroma dönüşmüştür.
Tedavisi de gitgide imkânsızlaşmaktadır!
Hâlbuki Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne diyordu?
“Bir yanlış gördüğünüz an çekinmeden eleştiriniz!”
Cumhuriyet Halk Partisi’ni yıllarca dinamik kılan da bu anlayış olsa gerektir. Ama ne yazık ki bugün aynı şeyi söyleyemiyoruz.
Parti içerisinde, özellikle Genel Merkez’de, eleştiriden hoşlanmayan, eleştireni yaftalayan bir kesim var. Bu mudur CHP geleneği ve töresi?
Geçiniz muhterem!
Ben kendimi bildim bileli sol cenah, sağ cenahı biatçılıkla suçladı; onunla dalga geçti, alay etti, hatta yer yer “koyun” diyerek hakaret etti. Ama bugün bakıyoruz ki aynı davranışı kendisi sergiliyor!
Kaldı ki bu şekilde sağdan oy isteyeceksin, öyle mi?
Sen kendi liderine ya da ekip başına (!) bu denli koyun olursan sağ kesim neden seninle koyun olmak için sana oy versin muhterem?
Orada da koyun, burada da koyun! Neticede değişen ne ki adam kendini sıkıntıya soksun?
Bu mantık işlemez! Biz söyleyelim, gerisini siz düşünün!
İnsanlar değişim isterken yalnızca aktörlerin değişmesini istemez; felsefenin de değişmesini ister.
Seyirciler değişiyor, aktörler değişiyor ama senaryo değişmiyor!
Herkes kendi jönünü kutsuyor ve süreç yıllardır bu şekilde ilerliyor.
Vatandaşa bir seçenek sunamıyorsun. Onu koyunluktan kurtarmak gibi bir derdin de yok. Senin derdin, “Benim koyunum ol!” demekten ibaret.
Kimse rahatını bozmaz muhterem!
Atatürk’ün Cumhuriyet’i kurmasının temelinde yatan anlayış da budur. Yoksa o da Franco gibi davranıp ömrünün sonuna kadar kral gibi yaşayabilir, milleti de koyun olarak bırakabilirdi. Ama o, başka bir yolu işaret etti: Halkın kul olmaktan çıkıp birey olmasını istedi.
Elbette önceki düzenin koyunları, yeni düzende çakallık yapmaya kalkıştığında sert tedbirler uyguladı. Bunlar, yeni düzenin kendisini koruma refleksi açısından anlaşılabilir şeylerdir. Her düzen, kendi geleceğini korur.
Ancak unutulmamalıdır ki bir düzene biat etmemek, o düzene isyan etmek demek değildir.
İşte bütün mesele burada!
Biat ile itaat arasındaki ince ve derin çizgidir Cumhuriyet!
Bu Cumhuriyet, TÜRKİYE CUMHURİYETİ!
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
Numan CENGİZ
Araştırmacı İlahiyatçı Yazar





