İZVERİ.

Köşe yazısı

CHP OLARAK ARINIYOR MUYUZ, YOKSA SADECE KİRLİLİĞİN ÜSTÜNÜ MÜ ÖRTÜYORUZ?

CHP Genel Merkezi ve teşkilatları, kirli suyun arıtılması gibi arınmak zorundadır. Başka kurtuluş yolu yoktur!

Yayınlandı: 30 Ağustos 2026 20:49

Paylaş

Kendini bilmeyen, halkı ne bilsin?

Hakkı ne bilsin, hukuku ne bilsin, adaleti ne bilsin?

Şimdi herkes birbirine aynı soruyu soruyor:

CHP gerçekten arınıyor mu?

Yoksa “arınıyoruz” diyerek eski düzenin aktörlerini, alışkanlıklarını ve ilişkilerini yeni ambalajlarla mı pazarlıyoruz?

Bizim söylediğimiz çok açık:

CHP Genel Merkezi ve teşkilatları, kirli suyun mikroorganizmalardan arıtılması gibi arınmak zorundadır.

Başka kurtuluş yolu yoktur!

Çünkü mesele birkaç kişinin değişmesi değildir.

Mesele zihniyetin değişmesidir.

Mesele koltukların el değiştirmesi değil, koltuk düzeninin sona ermesidir.

Mustafa Kemal Atatürk, “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir!” diyerek ordusuna açık bir hedef gösterdi.

Bugün bize düşen de açık konuşmaktır:

İlk hedef; CHP’yi kişisel çıkar ilişkilerinden, liyakatsizlikten, kayırmacılıktan ve siyasi riyakârlıktan arındırmaktır!

Atatürk’ün emanetlerinden biri olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin, kendi değerlerinden uzaklaştırılmasına sessiz kalmayacağız.

CHP’nin kapısından içeri giren bazı ilişkiler, bazı hesaplar ve bazı çıkar çevreleri partinin ruhunu kemiriyorsa, buna “değişim” demek kimseyi kandırmaz.

Tam “Kurtuluş başladı, CHP arınıyor” diyecekken, karşımıza yine organik ve inorganik ilişkilerin meyveleri çıkıyorsa, kusura bakmayın ama burada bir sorun var demektir.

Biz bunu dün de söyledik, bugün de söylüyoruz:

Arınması gerekenlerden arınmadan CHP arınamaz!

Elimizdeki MAL-zeme buysa, şimdilik bununla idare edilebilir.

Ama kimse bize bunu “liyakat” diye anlatmasın!

LİYAKAT YOKSA ADALET DE YOKTUR!

Dün meydanlarda “Hak, hukuk, adalet!” diye haykıranların bugün adaleti yalnızca kendilerine ve kendi çevrelerine istemesi kadar büyük bir çelişki olabilir mi?

Liyakat esaslı bir yapılanma kurmayacaksın…

Sonra eşine, kardeşine, sevgilisine, komşusuna kadro dağıtacaksın…

Sonra da çıkıp “Biz adalet istiyoruz” diyeceksin!

Olmaz kardeşim! Olmaz!

Adalet, mikrofon başında söylenen üç kelimeden ibaret değildir.

Adalet, önce kendi kapının önünü süpürmektir.

Kendin için istediğin hakkı başkasına da verebilmektir.

Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmamaktır.

Aksi halde bunun adı adalet değil, çıkar düzenidir.

SARAYLAR DA ÇÖKER, SALTANATLAR DA!

Bunu herkes iyi bilsin:

Saraylar da çöker.

Saltanatlar da biter.

Koltuklar da boşalır.

Makamlar da unutulur.

Geride ne kalır?

Yapılanlar kalır.

Vicdan kalır.

Gerçekler kalır.

Bugün güç sahibi olduğunu düşünenler, yarın o gücün ellerinden nasıl kayıp gittiğini görebilir.

Çünkü tarih, makam sahiplerinin değil; hesap verenlerin ve hesap soranların hikâyesidir.

Ve gün gelir…

Bütün gösterişin altında saklanan iki yüzlülük de riyakârlık da ortaya çıkar.

O gün kimse “Ama ben hak, hukuk, adalet demiştim” diyerek kendisini aklayamaz.

Çünkü adalet, işine geldiğinde savunulacak bir slogan değildir.

Adalet herkes içindir.

Sevdiğin için de adalet.

Sevmediğin için de adalet.

Kendi adamın için de adalet.

Rakibin için de adalet.

Yoksa bunun adı adalet değil, işine geldiği kadar hukuktur.

AHLAK BEKÇİLİĞİ YAPANLARA…

Bir de sürekli başkalarına ahlak dersi verenler var.

İnsan önce aynaya bakmalı.

Çünkü ahlak, başkasının kusurunu büyütmek değil; kendi yanlışınla yüzleşmektir.

Eski düzenbazlıkları eleştirip, aynı düzenbazlıkları yeni isimlerle sürdürüyorsan…

Eski kayırmacılığı eleştirip, bugün kendi çevrene imkân dağıtıyorsan…

Eski riyakârlığı eleştirip, bugün başka bir yüzle aynı şeyi yapıyorsan…

Kusura bakma ama eski düzen gitmemiştir; sadece aktörleri değişmiştir.

İşte CHP’nin asıl arınması tam da burada başlayacaktır.

CHP kişilerden değil, kirli anlayışlardan arınmalıdır.

Koltuklardan değil, koltuk düzeninden kurtulmalıdır.

Sloganlardan değil, samimiyetsizlikten temizlenmelidir.

Çünkü CHP’nin ihtiyacı olan şey makyaj değil, gerçek bir temizliktir.

Ve biz söylemeye devam edeceğiz:

Hak herkese lazım!

Hukuk herkese lazım!

Adalet herkese lazım!

Ama önce bunları dilinden düşürmeyenlerin, kendi kapısının önünde uygulaması lazım.

Yoksa kusura bakmayın…

Adalet narası atıp adaletsizlik yapmak,

ahlak dersi verip riyakârlık yapmak,

arınmadan arınmış gibi görünmekten başka bir şey değildir.

CHP gerçekten arınacaksa, önce aynaya bakacak.

Çünkü gerçek arınma, başkasını suçlamakla değil, kendinle yüzleşmekle başlar.

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

3 dk