İZVERİ

Köşe yazısı

CHP'NİN TOPLUMSAL TEMSİL SORUNU:

HANGİ SINIFLARIN VE KESİMLERİN PARTİSİ?

Yayınlandı: 4 Kasım 2026 14:31

Güncellendi: 4 Kasım 2026 17:22

Paylaş

CHP'NİN TOPLUMSAL TEMSİL SORUNU: HANGİ SINIFLARIN VE KESİMLERİN PARTİSİ?

Yazı dizisi 2/5

CHP'nin geleceği bakımından en önemli meselelerden biri budur.

4. CHP'nin toplumsal tabanı ile siyasi kadroları arasındaki ilişki araştırılmalıdır

Böyle bir araştırma, partinin toplumsal temsil kapasitesini daha nesnel değerlendirmeye yardımcı olacaktır.

CHP kimi temsil ediyor?

Bir siyasi partinin toplumsal temsil gücü, yalnızca aldığı oyla veya milletvekili sayısıyla ölçülemez. Asıl önemli olan, toplumun farklı kesimlerinin parti kararlarında, yönetim kademelerinde ve politika üretiminde ne ölçüde yer bulabildiğidir.

Bu nedenle CHP’nin kendi toplumsal temsil yapısını nesnel verilerle incelemesi gerekir.

Milletvekillerinin, Parti Meclisi üyelerinin, MYK yöneticilerinin ve belediye başkanlarının meslekleri, çalışma geçmişleri, ekonomik faaliyetleri, örgütlenme deneyimleri ve toplumsal ilişkileri birlikte değerlendirilmelidir.

TBMM’nin 28. Dönem milletvekillerine ilişkin meslek verileri bu açıdan önemli bir başlangıç noktasıdır. TBMM’nin yayımladığı meslek tablosunda 158 iş insanı, 125 avukat ve 42 akademisyen yer almaktadır. Sadece iş insanları ve avukatlar, parlamento çoğunluğunun neredeyse yarısını (%47) oluşturmaktadır. Meclisin kalan kısmının da ağırlıklı olarak kamu yönetimi uzmanları (bürokratlar), sağlık profesyonelleri (doktor/eczacı) ve beyaz yakalı teknik uzmanlardan (mühendis/mali müşavir) oluştuğu görülmektedir. Buna karşılık çiftçi sayısı 10, işçi sayısı ise 2 olarak gösterilmiştir.

Bu veriler bütün Meclise ilişkindir; CHP’ye özgü bir sınıfsal dağılımı tek başına göstermez. Ancak parlamentodaki mesleki görünümün incelenmesi bakımından önemli bir başlangıç verisidir. Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır: Bir milletvekilinin mesleğinin avukat, akademisyen veya iş insanı olması, onun hangi toplumsal sınıfı temsil ettiğini kendiliğinden göstermez. Aynı şekilde işçi kökenli bir siyasetçinin de mutlaka emekçilerin çıkarlarını temsil ettiği varsayılamaz. Temsilin gerçek niteliğini anlamak için kişinin mesleğinin yanında çalışma geçmişine, ekonomik ilişkilerine, örgütsel bağlantılarına, siyasi tutumlarına ve Meclis çalışmalarına bakılmalıdır.

CHP açısından yapılması gereken araştırma, en az dört ayrı yönetim düzeyini kapsamalıdır:

TBMM grubu: Milletvekillerinin mesleki ve çalışma geçmişleri, ekonomik sektörlerle ilişkileri, yasama faaliyetleri ve temsil ettikleri toplumsal sorunlar.

Parti Meclisi ve MYK: Karar alma mekanizmalarında hangi mesleklerin, uzmanlık alanlarının ve toplumsal kesimlerin ağırlık taşıdığı.

Belediye başkanları: Yerel yönetimlerde görev yapanların mesleki geçmişleri, ekonomik ilişkileri, yöneticilik deneyimleri ve yerel toplumsal yapıyla bağları.

Parti örgütü: İl ve ilçe yönetimlerinde işçi, çiftçi, esnaf, kadın, genç, emekli, kamu çalışanı ve meslek örgütü temsilcilerinin bulunma düzeyi.

Bu veriler yalnızca sayısal bir meslek listesi olarak kalmamalıdır. Örneğin bir iş insanının hangi sektörde faaliyet gösterdiği, bir sendikacının hangi iş kolunu temsil ettiği, bir çiftçinin üretim koşullarıyla ilişkisinin ne olduğu, bir kamu çalışanının kamu hizmetleri konusundaki deneyimi de incelenmelidir.

5. Türkiye'deki gelir dağılımı sorunu CHP'nin siyasetinin merkezinde olmalıdır

Araştırmanın ikinci ayağı, CHP’nin temsil iddiasıyla Türkiye’nin toplumsal ve ekonomik yapısını karşılaştırmak olmalıdır. TÜİK’in 2025 Gelir Dağılımı İstatistikleri’ne göre en yüksek gelirli yüzde 20’lik kesim toplam gelirin yüzde 48’ini alırken, en düşük gelirli yüzde 20’nin payı yüzde 6,4’tür. Gini katsayısı 0,410 olarak hesaplanmıştır.

Bu tablo, gelir dağılımındaki eşitsizliğin siyasal temsil tartışmasının merkezine alınması gerektiğini göstermektedir. CHP’nin temsil iddiası, yalnızca yoksullara yönelik sosyal yardım vaatleriyle değil; ücretlilerin, emeklilerin, küçük üreticilerin, çiftçilerin, sanayi işçilerinin, gençlerin ve kadınların ekonomik ve sosyal taleplerini karar süreçlerine taşıyabilmesiyle ölçülmelidir.

Bu amaçla parti bünyesinde bağımsız çalışan bir Toplumsal Temsil ve Sınıf Araştırmaları Birimi kurulmalıdır. Birim her yıl düzenli bir rapor yayımlamalı; parti yönetiminin ve belediye başkanlarının toplumsal temsil kapasitesini ölçmeli, eksik kalan kesimleri belirlemeli ve aday belirleme süreçlerine somut öneriler sunmalıdır.

Araştırmanın temel sorusu şudur: CHP, toplumun farklı kesimlerinden oy isteyen bir parti olmanın ötesine geçerek, bu kesimlerin sorunlarını kendi yönetim yapısına ve kararlarına ne ölçüde yansıtabiliyor? Bu soruya veriye dayalı cevap verilmeden, CHP’nin toplumsal temsil iddiasının ne kadar gerçekçi olduğu anlaşılamaz.

6. CHP emekçi kesimlerle ilişkisini yeniden kurmalıdır

CHP'nin emek politikası, yalnızca asgari ücret ve emekli aylıklarının artırılmasını savunmakla sınırlı kalmamalıdır.

Çalışanların üretimden aldığı pay, sendikal örgütlenme, iş güvencesi, çalışma koşulları ve verimlilik artışından yararlanma hakları birlikte ele alınmalıdır.

2025 yılı TÜİK iş gücü verileri de önemli bir tablo ortaya koyuyor:

Gösterge| 2025

İşsizlik oranı| %8,30

İstihdam oranı| %49,0

İş gücüne katılma oranı| %53,5

Kadınların istihdam oranı| %32,1

Genç işsizlik oranı| %15,3

Genç kadın işsizliği| %22,1

Bu tabloyu değerlendirirken yalnızca işsizlik oranına bakmak yanıltıcı olabilir. İş gücüne katılımın ve istihdamın düzeyi de önemlidir.

Buradan hareketle CHP'nin emek politikası şu başlıkları kapsamalıdır:

- Ücretlilerin verimlilik ve ekonomik büyümeden pay alması.

- Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin azaltılması.

- Toplu pazarlık sisteminin güçlendirilmesi.

- İş güvenliği ve işçi sağlığının etkin denetlenmesi.

- Kadınların istihdama katılımının artırılması.

- Gençlerin eğitimden istihdama geçişinin kolaylaştırılması.

- Emeklilerin satın alma gücünün korunması.

Özellikle emeklilik politikası yeniden ele alınmalıdır. Emeklilik, yalnızca bütçeden yapılan bir ödeme değil, çalışma hayatı boyunca oluşturulmuş sosyal güvenlik hakkıdır.

7. Küçük esnaf, çiftçi ve orta sınıf CHP'nin ekonomik programında daha görünür olmalıdır

CHP'nin toplumsal temsilini genişletmesi açısından yalnızca işçi ve emeklilere odaklanmak yeterli değildir.

Küçük esnaf, çiftçi, serbest meslek sahibi ve küçük işletmeler de ekonomik sistemin önemli unsurlarıdır.

Bu kesimlerin sorunları birbirinden farklıdır:

- Esnaf yüksek kira, finansman maliyeti ve vergi yüküyle karşı karşıyadır.

- Çiftçi girdi maliyetleri, ürün fiyatları ve pazarlama sorunları yaşamaktadır.

- KOBİ'ler finansmana erişim, teknoloji yatırımı ve rekabet sorunlarıyla uğraşmaktadır.

- Orta gelirli çalışanlar ise gelirlerinin önemli bölümünü konut, eğitim, sağlık ve temel tüketim harcamalarına ayırmaktadır.

CHP, bu kesimleri yalnızca seçim dönemlerinde ziyaret etmek yerine, ekonomik kararların hazırlanmasında sürekli temsil etmelidir.

Burada önemli bir yaklaşım değişikliği gerekir: İşçi ile sanayiciyi, çiftçi ile tüketiciyi veya esnaf ile büyük sermayeyi aynı ekonomik çıkarlara sahipmiş gibi değerlendirmek doğru değildir.

CHP'nin görevi, farklı çıkarları yok saymak değil, üretimi artırırken gelir dağılımında adaleti ve sosyal dengeleri gözeten bir uzlaşma modeli oluşturmaktır.

8. CHP'nin toplumsal temsilini genişletmek için somut öneriler

Parti içinde üç ayrı mekanizma oluşturulması gerektiğini düşünüyorum:

A. Toplumsal Temsil Araştırma Merkezi

Milletvekilleri, parti yöneticileri ve örgütlerin toplumsal temsil kapasitesini inceleyen, yıllık rapor yayımlayan bir birim.

B. Emek ve Üretim Danışma Meclisi

Sendikalar, çiftçi örgütleri, esnaf kuruluşları, sanayi temsilcileri ve meslek kuruluşlarının katıldığı sürekli bir danışma mekanizması.

C. Yurttaş Katılım Platformu

Gençlerin, kadınların, emeklilerin, engellilerin ve farklı bölgelerde yaşayan yurttaşların politika üretimine katılmasını sağlayan açık bir sistem.

Bu yapıların amacı partiye yeni danışma kurulları eklemek değil, toplumsal taleplerin parti kararlarına nasıl yansıdığını izlenebilir hâle getirmek olmalıdır.

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

5 dk