DURUŞ, BEDELİ VARKEN BELLİ OLUR
Ed Sheeran bugün dünyanın en büyük pop yıldızlarından biri. Onun turnesine çıkmak birkaç konser vermek değil, müzik dünyasının en büyük vitrinlerinden birine çıkmak demek.
O turnede Macklemore da vardı.
Grammy ödüllü Amerikalı rapçi, Filistin konusunda uzun süredir açıkça konuşuyor.
Sahnede “Free Palestine” dedi.
Sonra turneden çıkarıldı.
Organizatörler kararın yalnızca bu sözle ilgili olmadığını, daha önce antisemitik buldukları söylem ve imgelerin de etkili olduğunu söylüyor. Macklemore ise İsrail’i eleştirmenin Yahudilere düşmanlık olmadığını savunuyor. Ed Sheeran da kararın kendisine ait olmadığını açıkladı.
Buraya kadar tartışılır.
Asıl ilginç olan sonra oldu.
Finneas çekildi. Aaron Rowe çekildi. Lukas Graham çekildi. Beoga çekildi.
Haberi bir daha okudum.
Kimse onları turneden çıkarmamıştı.
Kendileri gittiler.
Önlerinde para, milyonlarca dinleyici ve dünyanın en büyük sahnelerinden biri vardı.
Kolay olan kalmaktı.
Tam burada Lady Gaga geldi aklıma.
Gaga 2009’da Tel Aviv’de konser verdi. 2014’te, Gazze savaşının hemen ardından başka sanatçılar konserlerini iptal ederken yine gitti.
Siyonist mi?
Bilmiyorum.
Kendisi böyle bir şey söylemiş değil. Söylemediği sözü ağzına koymaya da gerek yok.
Ben başka bir şeyi merak ediyorum.
Neden bazı acılar kırmızı halıya kadar geliyor da bazıları kapıda kalıyor?
Cevabı bir halka ya da dine bağlamak kolay. Ama yanlış.
Yahudilik başka, Siyonizm başka, İsrail hükümetlerinin politikaları başka. Filistinlilerin hakkını savunmak Yahudilere düşmanlık değildir. İsrail hükümetini eleştirmek de tek başına antisemitizm değildir.
Peki Filistin için konuşmanın mesleki bedeli neden bu kadar ağır olabiliyor?
Dönüp o dört isme bakıyorum.
Finneas. Aaron Rowe. Lukas Graham. Beoga.
Bir sanatçıyı turneden çıkarabilirsiniz.
Ama arkasından dört sanatçı daha kendi isteğiyle çekilirse, bedeli artık yalnızca çıkarılan sanatçı ödemez.
Turne isim kaybeder. Organizatör itibar kaybeder. Sponsorlar bunu hesaba katmak zorunda kalır. Seyirci nedenini konuşur. Bir dahaki kararı verecek olanlar da iki kere düşünür.
İşte bu yüzden bu dört ismin yaptığı küçümsenemez.
Kimse onları kovmadı.
Kendileri gittiler.
Üstelik kalmak çok daha kolaydı.
Bir insanı susturmanın bedeli yoksa susturursunuz. Ama susturduğunuz her insanın ardından dört kişi kalkıp gidiyorsa, bir daha düşünürsünüz.
Belki de bundan sonra Filistin için konuşacak bir sanatçının başına ne geleceğini biraz da bugün o sahneden kendi isteğiyle inenler belirleyecek.





