İZVERİ

Köşe yazısı

KURDELE SİZİN, TABUT MİLLETİN Mİ?

AKP’ye hesap soruyoruz: Fon iddiaları, 128 milyar dolar, deprem paraları, geçiş garantileri ve facialar… Yetki sizde, imza sizde; sorumluluk nerede?

Yayınlandı: 3 Ekim 2026 09:31

Güncellendi: 9 Ekim 2026 05:11

Paylaş

KURDELE SİZİN, TABUT MİLLETİN Mİ?

Açılışta en öndesiniz. Hesap sorulduğunda ortada yoksunuz.

Köprü yapılınca “biz yaptık”, yol açılınca “biz başardık”, hastane açılınca “biz kazandırdık”…

Peki maliyet büyüyünce, denetim aksayınca, insanlar ölünce kim sorumlu?

Yetkiyi kendinize, faturayı millete, sorumluluğu başkasına yazamazsınız!

AKP iktidarına soruyoruz:

128 milyar doların hesabı nerede?

Deprem vergileri ve bağışları nereye harcandı? Türkiye Tek Yürek’te verilen sözlerin ne kadarı tutuldu?

İnsanlar barınacak yer ararken yapılan çadır satışının hesabı ne oldu?

Fon iddialarında adı geçen üst düzey yöneticiler hakkında hangi incelemeler yapıldı? Hangi belgeler kamuoyuna açıklandı?

Sorulara cevap verin. Milletin önüne her gün başka bir gündem atmak, hesap vermek değildir!

Geçmediğimiz köprülerin parasını ödüyoruz. Kullanmadığımız yolların garantisini ödüyoruz. Uçmadığımız havalimanlarının yolcu garantisini ödüyoruz. Şehir hastanelerinin kira ve hizmet faturalarını ödüyoruz.

Şirketin kazancı güvence altında. Vatandaşın geçimi ise “sabır” tavsiyesine emanet!

Emekli para istediğinde bütçe konuşuyorsunuz. İşçi ücret istediğinde enflasyon konuşuyorsunuz.

Şirketlere verilen garantilerin faturasını anlatırken neden aynı titizlikle milletin cebini düşünmüyorsunuz?

Ankapark’ın hesabını verin. KKM’nin kamuya yüklediği faturayı açıklayın. İmar barışı gelirlerinin ne kadarının kentleri depreme hazırlamak için kullanıldığını gösterin.

Rakamlarla konuşun. Belgelerle konuşun.

Millete nutuk atmak kolay. Milletin parasının hesabını vermek için de kürsüye çıkın!

Fakat mesele yalnız para değil.

Pamukova. Çorlu. Ankara.

Soma. Ermenek. Şirvan. Amasra. İliç.

Aladağ. Hendek. Kartalkaya.

Bunlar bir konuşmada okunup geçilecek yer adları değil. Her biri, geride kalanların hayatına kazınmış bir yara.

Bazı davalarda cezalar verildi. Peki sorumluluk zincirinin tamamı incelendi mi?

İzin verenler, denetlemekle yükümlü olanlar, yönetim kararlarını alanlar nasıl hesap verdi? Hangi eksikler giderildi? Aynı tehlikenin yeniden doğmasını önlemek için ne değiştirildi?

Bir çalışanı mahkûm ederek bir yönetim anlayışını aklayamazsınız.

6 Şubat’ta yıkılan binalarda da hesap müteahhidin kapısında bitmez. Ruhsatın, denetimin, iskânın, afet hazırlığının bütün halkaları sorgulanmalıdır.

Partisi kim olursa olsun. Makamı ne olursa olsun.

Çünkü adalet, rakibe sallanıp dosta gelince kınına sokulacak bir kılıç değildir!

Devlet sizin parti mülkünüz değil.

Hazine sizin kasanız değil.

Vatandaş da yanlış kararlarınızın sınırsız ödeme kaynağı değil!

Millet vergisini verdi. Garantilerin bedelini ödedi. Aileler evlatlarını toprağa verdi.

Daha neyi vermesini bekliyorsunuz?

Hesap sorduğunda susmasını mı? Acısını içine gömmesini mi? Her yeni gündemde hafızasını silmesini mi?

Hayır. O hesap kapanmadı.

Kurdeleyi keserken kameraya nasıl bakıyorsanız, hesap verirken de milletin yüzüne öyle bakın.

O makamın sahibi değilsiniz.

O makamda hesap vermekle yükümlüsünüz!

Hakan URUN

3 Ekim 2026

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk