İZVERİ

Köşe yazısı

MAYA 38. KURULTAY’DA MI ÇALINDI?

Dün aynı tezgahta “değişim” mayası çalanlar bugün birbirini suçluyor! Peki CHP’nin 38. Kurultayı’nda gerçekten kimin iradesi belirleyiciydi?

Yayınlandı: 8 Ekim 2026 13:02

Güncellendi: 9 Ekim 2026 05:11

Paylaş

MAYA 38. KURULTAY’DA MI ÇALINDI?

Bir de buradan bakalım… 🤔

Bugün birbirine “bozuk maya” diyenler, dün “değişim” için aynı tezgâhtaydı.

Aynı fotoğrafın içindeydiler.

Aynı siyasi hikâyeyi anlattılar.

Aynı “değişim” sloganının arkasında yürüdüler.

Şimdi birbirleri hakkında söylediklerini dinleyince insanın aklına ister istemez başka bir soru geliyor:

Peki bu maya ilk ne zaman çalındı?

Çünkü mesele artık Cemil Tugay değildir.

Mesele İzmir’den de büyüktür.

Mesele, CHP’nin 38. Kurultayı’nda ortaya çıkan siyasi iradenin nasıl oluştuğudur.

O İRADE NASIL ÜRETİLDİ?

38. Kurultay denildiğinde genellikle sandık sonucu konuşuluyor.

Kim kazandı?

Kim kaybetti?

Kaç delege kime oy verdi?

Oysa demokrasi yalnız sandığın içine atılan oy değildir.

Bazen asıl mesele, o oyun sandığa gelene kadar geçtiği yoldur.

İl kongreleri…

Kurultay delegeleri…

Belediyeler…

Yerel siyasetin gücü…

Siyasi nüfuz ilişkileri…

İşte bugün yeniden sorulması gereken soru tam olarak budur:

38. Kurultay’da delegelerin iradesini örgütün özgür tercihi mi şekillendirdi, yoksa belediyeler etrafında oluşan yerel güç ve nüfuz ilişkileri de bu iradenin oluşmasında belirleyici oldu mu?

Bu soru bugün çok daha önemlidir.

Çünkü dün “değişim” cephesinde yan yana duranların bir kısmı bugün birbirleri hakkında oldukça ağır şeyler söylüyor.

Bazıları artık CHP’de bile değil.

Dün CHP’yi değiştirmek için aynı masada oturanların bir kısmı bugün başka siyasi adreslerde.

Ne garip değil mi?

Dün mandıra ortaktı.

Bugün dükkânlar ayrı.

Ama süt aynı dönemden kalma!

MESELE CEMİL TUGAY DEĞİL

Bugün Cemil Tugay üzerinden yürüyen tartışmaya yalnızca kişiler üzerinden bakarsak asıl resmi kaçırırız.

Çünkü bugün “bozuk” dediğiniz maya, dün o kurultayın hamuruna da karıştıysa mesele bir belediye başkanının siyasi tavrı değildir.

Mesele çok daha büyüktür:

CHP yönetimini değiştiren irade nasıl üretildi?

Kimler bu sürecin aktörüydü?

Yerel yönetimlerin gücü parti örgütü üzerinde ne ölçüde etkiliydi?

Delegeler yalnızca kendi siyasi kanaatleriyle mi hareket etti?

Yoksa belediyelerin, yerel siyasi ağların ve parti içindeki güç merkezlerinin ağırlığı da tercihler üzerinde etkili oldu mu?

Bunlar cevaplanmadan 38. Kurultay tartışması bitmez.

Çünkü bir kurultayın meşruiyeti yalnız sandığın kurulmasıyla değil, iradenin özgür biçimde oluşmasıyla ilgilidir.

DÜN “DEĞİŞİM”, BUGÜN “BOZUK MAYA”

İşin ironik tarafı burada başlıyor.

Dün birbirlerini “değişimin kadroları” olarak anlatanlar bugün birbirlerinin siyasi sicillerini açıyor.

Dün yan yana poz verenler bugün karşılıklı suçlamalarda bulunuyor.

Dün aynı siyasi geleceği kurmaya çalışanlar bugün birbirlerinden uzaklaşmış durumda.

O zaman insanın sormaya hakkı var:

Madem bugün birbiriniz hakkında bunları düşünüyorsunuz, dün birlikte ne inşa ettiniz?

Daha önemlisi:

CHP’ye ne inşa ettirdiniz?

Çünkü siyasi sorumluluk yalnız bugünkü kavganın tarafı olmak değildir.

Dünkü ortaklığın hesabını da verebilmektir.

CHP MEĞER NASIL BÜYÜK BİR BADİRE ATLATMIŞ!

Bugün birbirlerini deşifre edenlere baktıkça insan düşünmeden edemiyor:

CHP meğer nasıl büyük bir badire atlatmış!

Belki de bugün yaşanan tartışmaların en faydalı tarafı budur.

Perde açılıyor.

Dün “değişim” denilerek üzeri örtülen ilişkiler yeniden tartışılıyor.

Kim kiminle yürümüş?

Kim kimi desteklemiş?

Kim hangi siyasi tercihin arkasında durmuş?

Ve bütün bunların CHP’nin örgütsel iradesine etkisi ne olmuş?

Bunları sormak CHP’ye zarar vermez.

Tam tersine, parti içi demokrasinin gereğidir.

Çünkü hiçbir siyasi parti kendi geçmişini sorgulamadan geleceğini temizleyemez.

SÜT DEĞİL, MANDIRA MESELESİ

Süt bugün bozulmuş olabilir.

Sütçü değişmiş olabilir.

Hatta bazı mandıracılar tabelalarını indirip başka dükkân açmış da olabilir.

Ama eğer maya 38. Kurultay’da çalındıysa, bugün yalnızca süte kızmanın hiçbir anlamı yoktur.

Mandıraya bakacaksınız.

O mandıranın nasıl kurulduğuna bakacaksınız.

Mayayı kimin çaldığına bakacaksınız.

Ve en önemlisi, o sütün üzerine kimin:

“DEĞİŞİM”

etiketini yapıştırdığına bakacaksınız.

Çünkü CHP’nin önündeki gerçek soru artık şudur:

38. Kurultay gerçekten “değişimin” kurultayı mıydı?

Yoksa bugün birbirine düşen siyasi aktörlerin ve yerel güç merkezlerinin parti içinde kurduğu dengelerin CHP’ye bıraktığı ağır bir siyasi fatura mıydı?

Bu sorunun cevabını kişiler üzerinden değil, sistem üzerinden aramak gerekiyor.

Çünkü siyasette süt dökülür.

Sütçü değişir.

Mandıra kapanır.

Hatta dün “değişimci” olanlar yarın başka tabelanın altında yeniden değişimci olabilir.

Ama bir siyasi partinin örgütsel iradesine ilişkin kuşku oluşmuşsa mesele artık süt değildir.

Mesele demokrasidir.

Ve belki de bugün tartışılması gereken en ağır soru budur:

Süt bugün mü bozuldu, yoksa maya 38. Kurultay’da mı çalındı?

Hakan URUN

8 Ekim 2026

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

4 dk