İZVERİ

Köşe yazısı

PİYASA DOLANDIRICILIĞI

Kamunun zamanında ve doğru bir şekilde aydınlatılmasını sağlamak amacıyla çeşitli kararlar alma görevini suistimal eden kamu kurumu, kamu düzenini nasıl sağlar?

Yayınlandı: 18 Ekim 2026 16:47

Paylaş

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK);

24 Ocak1980 kararları öncesi dönemde uygulanan ithal büyüme stratejisi terk edilerek, dışa açık büyüme stratejisi uygulamaya konulmuş olmasıyla Devletin ekonomideki payını küçülten önlemler alınarak, dış ticaret serbestleştirilmiş, yabancı sermaye yatırımları teşvik edilmiş, kâr transferlerine kolaylık sağlanmış olmasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve Kuvvet Komutanlarından oluşan Milli Güvenlik Konseyi aracılığıyla 12 Eylül 1980 tarihinde sabaha karşı yönetime el koyması ile sermaye piyasaları ve kurumların işleyişinin kontrolünü sağlamak üzere kurulan ve 30 Temmuz 1981 tarihinde yürürlüğe giren 2499 sayılı “Sermaye Piyasası Kanunu” ile faaliyetlerine başlayan bir kamu kuruluşu olmuş ve 25 Ocak 1982 tarihinde resmi kuruluş olarak gerçekleşmiştir.

Amaç; halkın tasarruflarını menkul kıymetlere yatırmasını ve iktisadi kalkınmaya etkin ve yaygın bir şekilde katılmasını sağlamak amaçlı kuruldur. Tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarının korunmasını gözetir. Sermaye piyasasının açıklık, kararlılık ve güven içinde çalışmasını sağlamayı amaçlar. Sermaye piyasasını düzenleyip denetlemek de diğer amaçları arasındadır. Kurul, amaçlarına yönelik hedeflere kanun, yönetmelik ve tebliğlerle düzenlemeler yaparak, piyasaların gözetim ve denetimini sağlayarak piyasa dolandırıcılığını engellemektir.

Kurulun temel amaçlarına bakacak olursak;

- Sermaye piyasalarının ve kurumlarının işleyiş kurallarını belirlemek.

- Piyasadan fon kullanan şirketlerin belli kurallara uygun olarak en iyi şekilde yararlanmalarını sağlamak.

- Sermaye piyasasına yatırım yapan tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarını korumak.

- Piyasaların adil ve etkin çalışmasını sağlamak.

Bu temel ilkelerle; Görev, Yetki ve Sorumluluklarına bakacak olduğumuzda;

- Kanunun emrettiği uygulamaları yerine getirmek, öngörülen neticelerin sağlanmasını temin etmek için gerekli olan işlemleri yapmak.

- Kamunun zamanında ve doğru bir şekilde aydınlatılmasını sağlamak amacıyla çeşitli kararlar almak.

- Yeni sermaye piyasası kurumlarına ve araçlarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek ve bunları denetlemek.

- Sermaye piyasası kurumlarının, halka açık şirketlerin, borsaların ve öz düzenleyici kuruluşların bilgi sistemlerinin işletimine ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemek.

Sermaye Piyasası Kurulu’na bağlı olan kurum ve şirketler baktığımda;

  • İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (Borsa İstanbul A.Ş.)

  • İstanbul Altın Borsası

  • Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası A.Ş. (Borsa İstanbul A.Ş. altında birleşti.)

  • İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.

  • Merkezi Kayıt Kuruluşu

  • Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği

  • Halka açık şirketler

  • Aracı kuruluşlar

  • Yatırım fonları ve ortaklıkları

  • Portföy yönetim şirketleri

  • Bağımsız denetim kuruluşları

  • Derecelendirme kuruluşları

  • Gayrimenkul yatırım ortaklıkları

  • Yatırım danışmanlığı şirketleri

Hal bu durumda iken; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile verilen görevler ile bu Kanunun emrettiği uygulamaların yerine getirilmesini ve öngörülen neticelerin sağlanmasını teminen gerekli olan iş ve işlemleri yapmak ve sermaye piyasası kurumlarının, halka açık ortaklıkların, borsaların ve öz düzenleyici kuruluşların sermaye piyasası mevzuatı kapsamında gerçekleştirecekleri işlemlerin mevzuata uyumunun kontrol, gözetim ve denetimini yapma görevi altında olan SPK'nın, kontrol ve gözetim yapmadığı piyasa dolandırıcılarına piyasayı bıraktığı durum çıkmaktadır. Aksi olsa "Fon Krizi" olmazdı!

Örnek verecek olursak;
Tera fonun, Takasbank üzerinden elindeki hisseleri teminat gösterip kredi kullandığı, ⁠Takasbank'ın ise kendi kasasından borç vermediğini teminat aldığını söylemiş olmasının kontrol ve gözetimini SPK nasıl yapmıştır?

Fon, elindeki hisseleri teminat göstererek kredi alıp nakit sağlaması, doğru mudur?
Teminat olarak gösterilen hisselerin satışı olmadığı için hisse fiyatlarının düşmemesi sağlanması sermaye piyasası mevzuatına uygun mu?

Kamunun, zamanında ve doğru bir şekilde aydınlatılmasını sağlamak amacı taşıyan SPK, normal bir hissenin 1’den 1000 lere fırlaması sermaye piyasasında doğru olabilir mi? Böyle şişirilmiş hisseler için teminat gösterilmesi ve kredi kullanılması işlemlerin mevzuata uyumunun kontrol, gözetim ve denetimi yapıldıysa bu raporun kamuoyuna bildirilmesi, aydınlatılması gerekmez mi?

Fondan 2 milyar, 4 milyar, 5 milyar liralık çıkışlar olduğunda fonun hisse satması gerekirken ve satılan hisse fiyatının düşmesi doğal olarak beklenir iken düşmemesi gözetim ve denetimden nasıl kaçar?

Şimdi can alıcı soruya geçersek; kredinin karşılığında verilen teminat gerçekten borcu karşılıyor mu? Karşılamadığı krizden anlaşıldı!

Oyun öyle bir oyun ki uzmanlarının görmemesi düşünülemez. Önce oluşturulan fonları halka açmışlar, açılan fonun içindeki şirketleri Borsa İstanbul'a sokmuşlar. Borsa İstanbul yönetimide görmemiş(!). Bu durumda SPK’nın görmesinide bekliyemeyiz, değil mi?

Halbuki; görmesini beklediğimiz yetkililerden biri piyasa dolandırıcılığını ve kara para konusunda uyarılarını yapmıştı. Tera Holding, Hedef Holding, Pusula Holding hakkında Sermaye Piyasası Kurulu hiçbir şikâyeti uyarıyı dikkate almadığı gibi eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, piyasa dolandırıcılığı ve kara para konularında, yaptığı bazı sosyal medya paylaşımları nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan hakkında soruşturma başlatılmıştı.

"Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi" başlığında olan Anayasa'nın 167. maddesinde; "Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler." şeklinde duruma karşın devleti töhmet altına sokan görevliler, ağır kusur işlemişlerdir.

Halkın tasarruflarını menkul kıymetlere yatırmasını ve iktisadi kalkınmaya etkin ve yaygın bir şekilde katılmasını sağlamak amacı ve görevi olan SPK'nın görevi suistimal ettiği açık değil mi?

Hadi SPK'yı geçelimde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), bu piyasa dolandırıcıların bazılarına banka kurma iznini nasıl vermiş?

"Tera Holding" ifadesi geçen "tweet"ler bir saatte yasaklanarak, paylaşımların engellenmesi düşündürücü değil mi?

Olayın olgularından birine baktığımızda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sosyal Politikalardan Sorumlu olan kişi ve eşinin, bazı Cumhurbaşkanlığı üst kurul üyeleri ve danışmanları, AK Partili bazı siyasetçiler ve çocukları, Hazine Bakan Yardımcısının damadı ve BDDK üyesinin oğlunun isimlerinin çıkmış olması bize bazı kamu otoritesinin olayın içinde olduğunu göstermez mi?

Bütün bunlar olurken denetlemekle görevli kurumlar ne yaptı?

Kamuoyunun bilmesi ve aydınlatılması gerekir.

Kalın sağlıcakla...

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

5 dk