Her seçim öncesinde sosyal medyada muhalefet şişirilir. Medyaya bakarsanız muhalefet yirmi yıldır iktidardadır; sandığa bakarsanız yirmi yıldır muhalefet!
Yani müzmin muhalefet!
Seçim verileri, resmî sonuçlar keyfe keder okunur; anket şirketleri, siparişi verenin namına yorum yapar ve muhalefeti yanıltır. Bu, acı bir gerçek!
Biz aylardır sahada gördüklerimizi söylüyor, yazıyoruz. Artık gına gelmiş olacak ki CHP’nin baraj altında kalma ihtimali herkes tarafından dillendirilmeye başlandı.
Gelgelelim genel merkezde tık yok! Aynı hatalar, aynı ısrar!
Beleşten PM üyesi olanlar ekip kurma derdinde; nepotizm, iltimas almış yürümüş. Zadegânlar, imtiyaz sahipleri, makam bekleyenler sıraya girmiş.
Düşünen adam isteyen yok! Nasıl olsa günah keçisi hazır: Kemal Kılıçdaroğlu! Suçlamaya da harcamaya da dünden razı bir hedef!
Saha felaket, karşılık yok! Kurucu iradenin partisi, baraj altında kalma tehdidinden de vahim bir tehlikeyle, siyaset sahnesinden silinme riskiyle karşı karşıya…
Partiyi kurtarmak için Cumhur İttifakı’na katılmak dahi seçenek olarak dillendirilmeye başlandı. Peki, bu pozisyondaki CHP’yi Cumhur İttifakı kabul eder mi? Bizce bu, büyük bir soru işareti!
Güvenli limana götüreceğim diyen kaptan, ne yazık ki geminin yelkenlerini muammaya açmış durumda!
Mürettebatın umurunda değil kaptan, gönüllerindeki kaptan başka, gemi de sadece vasıta, karaya çıktıktan sonra batarsa batsın modunda herkes!
Olası bir seçimde CHP’nin alacağı oy, taş çatlasa yüzde beş arkadaşlar! Bu iddianın sahadaki karşılığını herkes tartışsın; ama artık teşkilatın nabzını tutmadan, seçmenin sesini duymadan siyaset yapılmayacağını herkes bilsin!
Zaten teşkilatlar sokağa bile çıkmıyor. Çıksa ne yapacak? Kendini dahi savunamayan bir genel merkeze kul köle olacak hâli yok kimsenin!
Arınma diyorsanız, önce ayaklarınıza kadar pisliğe batmış yapıları temizleyeceksiniz!
Atamadığınız, hesap soramadığınız, tasfiye edemediğiniz insanlarla arınmadan bahsetmeyeceksiniz!
İstifa edip gidenlerin ardından genel merkez üyeleri ve yardımcıları, “Arınıyoruz!” diye komedyenlik yapmayacak!
Arınmıyorsun muhterem! Arınacak adamı arıtacaksın. Arıtamayan tellak, hamamda süs biberidir!
Madem arıtmaya gücün yok, muhtemelen niyetin de yok! Öyleyse ikide bir ağzına alıp “Arınma!” diye sarfıkelâm etme. Bu söz, iki üç gömlek büyük gelir gövdene!
Yırtık yamayı geçmiş muhterem! Terzi, ütüyü eline almış şov yapıyor!
Neyi ütülüyorsun? Yırtık pantolonu mu ütülüyorsun, yoksa yırtığı ütüleyerek kapatacağını mı sanıyorsun?
Çocuk mu sandınız bu milleti? Tamam, belki cahil ama arif de!
Yıllardır böyle muhalefet yaptığınız, alternatifsizlik yarattığınız için bu millet kerhen oy veriyor. Hakikaten de ortada ciddi bir alternatif sorunu var!
Kazanamazsın Terzi! Elindeki ütüyle önce kendi kafanı ütüle!
Belki biraz düşünür, yaptıklarını sorgularsın!
Her seçim öncesinde aynı masallar, aynı anketler, aynı medya tantanası… Sonunda sandıktan çıkan, trollerin öngördüğü aslan değil; küçücük bir hamster!
Koca koca manşetlerin içinden çıkan sonuç, tam bir Miki Mouse!
Eğlencelik çıtır çerezsiniz vesselam!
Miki Mouse, Disneyland’da kral olabilir; ama gerçek hayatta, sahada, işler o kadar kolay değil! Manşetlerde devleşmekle sandıkta karşılık bulmak aynı şey değil!
Kaybedenler Kulübü’nün müzmin üyeleri sizi! Oyunuz yok, oyununuz çok!
Ama unutmayın: Zor, oyunu bozar! Bozuyor da…
Çünkü oyuncu zorlu!
Numan CENGİZ — İlahiyatçı Araştırmacı Yazar





