SÜT BOZUKSA, MANDIRAYI KİM KURDU?
Ahhh Özgür ah!..
Siyasetin bazen uzun uzun analizlere ihtiyacı yoktur.
Bir bardak süt yeter.
2024 yerel seçimleri öncesinde Cemil Tugay için kürsüden:
“Sütte leke var, Cemil Tugay’da yok.”
denildi.
Aradan zaman geçti.
Şimdi aynı Cemil Tugay için “bed-maye” deniliyor.
Yani kötü maya…
Halkçası:
Süt bozuk!
İyi de Özgür Bey…
Bu süt gökten inmedi ki!
Markasını siz seçtiniz.
Rafa siz koydunuz.
Ambalajını siz yaptınız.
Reklamını siz çektiniz.
Bir de üzerine kocaman:
“LEKESİZDİR!”
damgasını siz bastınız.
Şimdi kapağı açıp:
“Allah Allah, bu süt niye kokuyor?”
diye şaşırıyorsunuz.
Asıl komik olan da bu.
Çünkü o gün İzmir’de yalnızca belediye başkan adayı değiştirilmedi.
“Değişim” adı altında yeni bir siyasi kadro kendi tercihlerini partiye kabul ettirdi.
Tunç Soyer devam ettirilmedi.
Yerine Cemil Tugay getirildi.
Sonra kürsüye çıkılıp:
“Değişim nerede diyenler İzmir’e baksın.”
denildi.
Baktık.
Hâlâ bakıyoruz.
Hatta gözümüzü alamıyoruz!
Çünkü “değişim” diye açılan mandırada bugün herkes birbirine sütün neden bozulduğunu soruyor.
Dahası, o gün mandıranın başında bulunan “değişimci” kadronun bazı isimleri bugün CHP’de bile değil.
Yeni siyasi adreslerde yollarına devam ediyorlar.
İşte hikâyenin en ironik tarafı burada başlıyor:
Süt CHP’nin,
inek CHP’nin,
müşteri CHP seçmeni…
Ama mandıracılardan bazıları bugün başka dükkânda!
Ve geride kalanlar şimdi birbirlerine:
“Bu sütü kim bozdu?”
diye soruyor.
İnsan gerçekten hayret ediyor.
Yahu daha iki yıl önce hepiniz aynı tezgâhın arkasındaydınız!
Birlikte “değişim” dediniz.
Birlikte aday belirlediniz.
Birlikte eski kadroları tasfiye ettiniz.
Birlikte yeni siyasi vitrini kurdunuz.
Bugün yollarınız ayrılmış olabilir.
Ama siyasi hafıza boşanma protokolü değildir.
Ayrılınca geçmişteki ortak imzalar silinmiyor.
Tunç Soyer meselesi de tam burada önem kazanıyor.
Çünkü Soyer yalnızca yeniden aday gösterilmeyen bir belediye başkanı değildi.
O tercih, “eski” ile “yeni” arasındaki siyasi kopuşun sembollerinden biri olarak sunuldu.
Soyer gidecek…
Cemil Tugay gelecek…
Ve İzmir, Türkiye’ye “değişimin” nasıl olduğunu gösterecekti.
Öyle söylendi.
Peki şimdi?
Dün “lekesiz” diye takdim edilen isim bugün “bozuk maya” ise insan ister istemez soruyor:
Maya ne zaman bozuldu?
Aday gösterilmeden önce mi?
Seçildikten sonra mı?
Yoksa dün siyasi ihtiyaçlar gereği görülmeyen lekeler bugün siyasi yollar ayrılınca mı görünür oldu?
Çünkü siyasette esas mesele sütün bozulması değildir.
Süt bozulabilir.
Asıl mesele, bozuk olduğunu söylediğiniz süte daha dün neden kefil olduğunuzu açıklayabilmektir.
Ve mesele sadece Cemil Tugay da değildir.
Asıl mesele CHP’de yıllardır değişmeyen o meşhur yöntemdir:
Örgüte rağmen aday belirle.
Merkezden karar ver.
Sonra o adayı örgüte taşıt.
Seçmene “en doğru tercih budur” de.
Kazanınca başarıyı sahiplen.
Yollar ayrılınca:
“Biz bunu tanıyamamışız!”
E, kusura bakmayın…
Siyaset biraz da tanıma işidir.
Hele milyonlarca insan adına aday belirliyorsanız çok daha fazla.
Çünkü seçmenin önüne domates seçmiyorsunuz.
Kent teslim ediyorsunuz.
İşte “değişim” tartışmasının asıl ironisi burada.
İsimler değişti.
Adaylar değişti.
İttifaklar değişti.
Bazıları CHP’den ayrıldı, başka siyasi yapılara geçti.
Ama aday belirleme kültürü gerçekten değişti mi?
Asıl soru bu.
Yoksa “değişim” dedikleri şey yalnızca mandıranın tabelasını değiştirmek miydi?
Çünkü bugün ortaya çıkan manzara insana eski bir mahalle hikâyesini hatırlatıyor:
Dün hep birlikte süt sattılar.
Bugün dükkânları ayırdılar.
Şimdi biri ötekine:
“Senin sütün bozuk!”
diye bağırıyor.
Mahalleli ise köşeden sessizce bakıyor:
“İyi de kardeşim…
Bu sütü daha dün birlikte satmıyor muydunuz?”
İşte siyaset tam burada hafızayla karşılaşır.
Ve hafıza acımasızdır.
Dünkü sloganları saklar.
Dünkü fotoğrafları saklar.
Dünkü kefaletleri saklar.
Dünkü “değişim” nutuklarını da saklar.
Bu yüzden bugün Cemil Tugay’a istediğiniz kadar kızabilirsiniz.
Ama “süt bozuk” diyerek 2024’teki siyasi tercihin sorumluluğundan çıkamazsınız.
Çünkü seçmen sonunda şu basit soruyu sorar:
Süt bozuksa, mandırayı kim kurdu?
Ve daha kötüsü:
Mandırayı kuranların bir kısmı bugün başka dükkâna geçmiş olsa bile, dün sattıkları sütün fişi hâlâ CHP’nin kasasında duruyor.
Hakan URUN
7 Ekim 2026





