İZVERİ

Köşe yazısı

AKP FELAKETTİR!..

Muhalefete operasyon, iktidarın bürokratına rotasyon! Seçilmişe kelepçe, atanmışa yeni koltuk! Hukuk mu işliyor, iktidarın terazisi mi?

Yayınlandı: 20 Ekim 2026 11:23

Paylaş

AKP FELAKETTİR!..

İktidardansa Görev Değişimi, Muhalefetse Cezaevi!

Türkiye’de adaletin terazisi öyle bir tartışmanın ortasında ki; muhalefetin payına kelepçe, iktidarın bürokratlarının payına yeni makamlar düştüğü algısı, hukuk devletine duyulan güveni kemiriyor!

Bir tarafta seçilmiş belediye başkanları, operasyonlar, tutuklamalar, kayyumlar… Diğer tarafta iktidarın atadığı bürokratlar hakkında soruşturmalar, görevden almalar ve yeni atamalar…

Ne güzel memleket!

Muhalefete operasyon, iktidarın bürokratına rotasyon!

Esenyurt halkı sandığa gitti, belediye başkanını seçti. Devlet geldi, seçilmiş başkanı görevden uzaklaştırdı, yerine kayyum atadı.

Gerekçe kamu düzeni ve hukukun üstünlüğüydü.

Peki sonra?

Kayyum yönetiminde ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet iddiaları ortaya çıktı. Kayyumun atadığı belediye başkan yardımcısının da aralarında bulunduğu dokuz kişi tutuklandı. Ardından kayyum değiştirildi.

Seçilmişin hesabını soran devlet, atanmışın hesabını kime soracak?

Gelelim sermaye piyasalarına…

Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında görevi kötüye kullanma şüphesiyle soruşturma izni verildi. Ardından Kamu Gözetimi Kurumu Başkanlığından alındı.

İroniye bakın!

Piyasaları denetlemiş bir ismin, sonrasında kamu gözetiminden sorumlu kurumun başında bulunması ve şimdi hakkında soruşturma yürütülmesi…

Denetleyeni kim denetledi? Denetimin kendisi tartışmalıysa, yalnızca denetçiyi değiştirmek güveni geri getirir mi?

Elbette soruşturma suçluluk değildir. Ancak siyasi sorumluluk, mahkûmiyet kararına indirgenemez.

İşte Türkiye’nin temel meselesi burada başlıyor.

Max Weber’in sözünü ettiği sorumluluk ahlakı, siyaseti yalnızca niyetleriyle değil, kararlarının sonuçlarıyla da değerlendirmeyi gerektirir.

Montesquieu’nün kuvvetler ayrılığı düşüncesi ise daha temel bir gerçeği hatırlatır: Gücü denetleyen bağımsız mekanizmalar yoksa hukuk, güçlülerin iradesine bağımlı hâle gelebilir.

Her skandalın ardından aynı savunma duyulur:

Münferit olay!

Ne hikmetse münferit olaylar bitmiyor; yalnızca isimler, unvanlar ve makamlar değişiyor!

Oysa mesele yalnızca birkaç yanlış insan değildir. Yanlışları önlemekle görevli kurumların nasıl çalıştığıdır.

Çürük elmayı ayıklamak yetmez; bahçenin nasıl yönetildiğini, bahçıvanın kime hesap verdiğini de sorgulamak gerekir!

Yıllardır ülkeyi yöneten siyasi iktidarın, bürokratik atamalar ve kurumsal denetim konusundaki siyasi sorumluluğu tartışılmalıdır.

Çünkü hukuki suç kişiseldir; siyasi sorumluluk ise yönetme yetkisinin ayrılmaz parçasıdır.

AKP FELAKETTİR!..

Bu sloganın arkasındaki asıl siyasi tartışma, kişilerin değil kurumların; makamların değil ilkelerin; iktidarların değil hukukun üstün olup olmadığıdır.

Demokrasi yalnızca sandık değildir. Sandıktan çıkan iradenin hukukla korunmasıdır.

Adalet yalnızca soruşturma değildir. Aynı hukukun herkese eşit uygulanmasıdır.

Devlet ise iktidarın mülkü değil, milletin ortak kurumudur.

Bir ülkede muhalefete cezaevi, iktidarın bürokratına görev değişikliği görüntüsü yerleşiyorsa, hukuk devletinin en temel vaadi olan eşitlik sorgulanır.

Artık mesele kimin hangi koltuğa oturduğu değil, o koltukta kullanılan yetkinin hesabını kimin verdiğidir.

Çünkü koltuk değiştirmek hesap vermek değildir. Görevden almak adaleti sağlamak değildir. Ve devletin gücünü kullanmak, o gücün hesabından muaf olmak değildir!

Son soru açık:

Seçilmişe hesap soran devlet, atanmışa neden aynı açıklıkla hesap sormasın?

Hukuk herkese eşit uygulanmıyorsa, ortada yalnızca bir adalet sorunu değil, devletin meşruiyetini ilgilendiren bir güven krizi vardır!

20 Ekim 2026

Hakan URUN

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

3 dk