İZVERİ

Köşe yazısı

BÜTÇE KİMİN, BEDELİ KİMİN?

AKP felakettir! Bu bir slogan değil, icraatlarının toplamıdır! Trilyonlar faize giderken halk yoksullaşıyor. Peki bu düzenin hesabını kim verecek?

Yayınlandı: 17 Ekim 2026 13:37

Paylaş

BÜTÇE KİMİN, BEDELİ KİMİN?

AKP felakettir! Bu söz, yalnızca bir slogan değil; çeyrek asra yaklaşan iktidarın ekonomik tercihlerine ve toplumsal sonuçlarına yöneltilmiş ağır bir siyasi hükümdür.

Türkiye’nin 2027 bütçesi Meclise sunuldu.

27,3 trilyon liralık harcama, 3,9 trilyon liralık açık ve yaklaşık 4 trilyon liralık faiz ödeneği!

İktidar yine istikrardan, büyümeden, refahtan söz ediyor.

Peki bu refah nerede?

Emeklinin sofrasında mı? Asgari ücretlinin mutfağında mı? Geleceğini yurt dışında arayan gençlerin hayatında mı?

Yoksa açıklanan rakamlarla yaşanan hayatlar arasındaki uçurumda mı?

AKP FELAKETTİR! ÇÜNKÜ İCRAATLARI ORTADA!

Bu söz, öfkeyle söylenmiş sıradan bir slogan değildir.

Çeyrek asra yaklaşan iktidarın ekonomi politikalarına, gelir dağılımındaki adaletsizliğe ve yurttaşın omuzlarına yüklenen ağır bedellere ilişkin siyasi bir hükümdür.

İktidar, başarıyı sahiplenirken başarısızlığın sorumluluğunu dış koşullara yükleyemez.

Yıllarca kullanılan yetkinin hesabı da verilmelidir.

Bir iktidarın gerçek bilançosu, kendi başarı nutukları değil; yurttaşın hayatında bıraktığı sonuçlardır!

HALKIN SOFRASIYLA İKTİDARIN TABLOSU AYNI DEĞİL!

2027 bütçesinde faiz giderlerine ayrılması öngörülen yaklaşık dört trilyon lira, toplam harcamaların yüzde 14,6’sı.

Elbette devlet borcunun faizini öder. Ancak o borçların hangi tercihlerle biriktiğini ve maliyetinin kimlere yüklendiğini sormak yurttaşın hakkıdır.

Bütçe bir muhasebe cetveli değil, iktidarın siyasi tercihlerinin rakamlara dökülmüş hâlidir!

Kimden vergi toplandığına, kime kaynak aktarıldığına, hangi harcamaların öncelendiğine bakın.

İktidarın toplumsal adalet anlayışını orada görürsünüz.

YOKSULLUK KADER DEĞİL, SİYASİ SORUMLULUKTUR!

John Rawls’un adalet anlayışı, kurumların en dezavantajlı insanların yaşamını nasıl etkilediğini sorgular.

Ekonomik büyüme, toplumun geniş kesimlerinin hayatını iyileştirmiyorsa tek başına başarı ölçüsü olamaz.

AKP iktidarının yanıtlaması gereken soru budur:

Yıllardır yönettiğiniz ekonominin nimetleri kimlere, maliyetleri kimlere düştü?

CHP DE BU HESABI SORMALI!

Başta CHP olmak üzere muhalefet, bütçe görüşmelerini yalnız rakam tartışmasına indirgememeli.

Vergi adaletini, kamu harcamalarını, faiz yükünü ve sosyal politikaları somut biçimde sorgulamalı; uygulanabilir alternatiflerini ortaya koymalıdır.

Çünkü bütçe hakkı, halkın iktidardan hesap sorma hakkıdır.

ASIL MESELE PARA DEĞİL, ADALETTİR!

2027 bütçesi henüz teklif aşamasında. Meclisin önünde yalnız mali değil, siyasi ve ahlaki bir sorumluluk bulunuyor.

Her ödeneğin gerekçesi, her vergi tercihinin toplumsal sonucu tartışılmalıdır.

İktidarın önündeki soru açıktır: Çeyrek asra yaklaşan yönetiminizin ekonomik bilançosunun hesabını kim verecek?

Çünkü devletin bütçesi iktidarın şahsi kasası değil, milletin ortak kaynağıdır.

Ve hiçbir iktidar, halktan topladığı paranın hesabını vermekten muaf değildir!

Hakan URUN

17 Ekim 2026

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk