İZVERİ

Köşe yazısı

AKP FELAKETTİR! HALKIN EKMEĞİNİ, GENÇLERİN GELECEĞİNİ TÜKETEN DÜZEN!

AKP saraylarda refah masalı anlatırken halk yoksullukla boğuşuyor! Sofralar küçülüyor, umutlar tükeniyor; iktidarın başarı dediği, halkın felaketi!

Yayınlandı: 26 Ekim 2026 13:41

Paylaş

AKP FELAKETTİR! HALKIN EKMEĞİNİ, GENÇLERİN GELECEĞİNİ TÜKETEN DÜZEN!

İktidar büyüme masalları anlatıyor, halk geçim derdinde! Saray geleceği pazarlıyor, milyonlar yarınından endişe ediyor!

AKP iktidarı yine rakamlarla övünüyor!

Ekonomi büyüyor, Türkiye güçleniyor, hedefler tutuyor, gelecek şahlanıyor!

Ne muazzam başarı!

Bir tek halkın sofrası bu başarıdan habersiz!

TÜİK’in ekim verilerine göre tüketici güven endeksi 91,9’dan 84,8’e geriledi. Yüzde 7,7’lik düşüş!

İktidarın başarı nutuklarıyla halkın gelecek beklentileri arasındaki uçurum artık istatistiklere de yansıyor.

Ama mesele yalnızca ekonomi değil.

Mesele, AKP’nin yıllardır inşa ettiği siyasi anlayış!

Hesap vermek yerine propaganda yapmayı, liyakat yerine sadakati, kurumsal akıl yerine kişisel iradeyi öne çıkaran bir yönetim anlayışından söz ediyoruz.

Ekonomik sorunlar derinleştiğinde sorumluluk hep başka yerde aranıyor.

Dış güçler, küresel krizler, fırsatçılar, muhalefet…

İyi giden her şey iktidarın eseri, kötü giden her şey başkalarının suçu!

Böylesine kusursuz bir yönetim anlayışı karşısında ekonominin düzelmemesi gerçekten büyük talihsizlik!

Emekli geçim hesabı yapıyor. Asgari ücretli ay sonunu düşünüyor. Gençler eğitimlerini tamamladıktan sonra nasıl bir hayat kurabileceklerini sorguluyor.

İktidar ise 2027 bütçesini hazırlıyor.

Gider hedefi 27,3 trilyon lira, öngörülen bütçe açığı yaklaşık 3,9 trilyon lira.

Peki bu devasa bütçenin halkın yaşamına somut katkısı ne olacak?

Bütçe, iktidarın siyasi önceliklerinin mali tablosudur.

Nereye kaynak ayrıldığı kadar, hangi toplumsal ihtiyaçların karşılanamadığı da siyasidir.

Asıl mesele burada!

AKP’nin siyasi anlayışında halk, kararların sahibi olmaktan çok, alınan kararların sonuçlarına katlanması beklenen bir topluluk hâline mi getiriliyor?

Demokrasi yalnızca sandığa gitmek midir? Yoksa iktidarın her gün hesap vermesini gerektiren bir yönetim biçimi midir?

Bir ülkede insanlar geleceğe güven duyamıyorsa, yalnızca ekonomik beklentiler değil, toplumsal sözleşmenin dayandığı güven de aşınır.

Muhalefet de bu tabloyu yalnızca sloganlarla geçiştiremez.

Başta CHP olmak üzere bütün muhalefet, geçim krizine karşı uygulanabilir politikalarını ve kamu kaynaklarını nasıl yöneteceğini açıkça anlatmalıdır.

Çünkü halkın ihtiyacı yeni bir başarı masalı değil; denetlenebilir, adil ve öngörülebilir bir yönetimdir.

AKP’nin yıllardır tekrarladığı başarı hikâyesinin karşısında artık tek bir soru duruyor:

Madem her şey bu kadar iyi yönetiliyor, halk neden yarınından bu kadar endişe ediyor?

Bir iktidarın siyasi iflası yalnızca ekonomiyi kötü yönetmesiyle değil, halkın geleceğe duyduğu güveni tüketmesiyle de ölçülür!

Ve hiçbir propaganda, boşalan güven duygusunu yeniden dolduramaz!

Hakan URUN

26 Ekim 2026

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk