YANGIN VARSA, HEMEN SEÇİM!
Sayın Kılıçdaroğlu, ülke tam da yangın yeri olduğu için hemen şimdi erken seçim!
Ekonomi çökmüş, yoksulluk yayılmış, gelir dağılımı bozulmuş… Bunları siz söylüyorsunuz. Ardından da soruyorsunuz: “Hangi erken seçimi yapacaksınız?”
Daha hangi gerekçeyi arıyorsunuz?
Seçim istemek için yurttaşın sofrasından geriye masa örtüsünün de mi kalkması gerekiyor?
Çeyrek asra yaklaşan iktidarı boyunca ülkeyi bu noktaya getiren AKP’den hangi çözümü bekliyorsunuz? Aynı yönetim anlayışının biraz daha zaman bulunca bambaşka sonuçlar üreteceğine neden inanıyorsunuz?
Bu tablo bir yönetim kazası değil. Kaynağın kime aktarılacağının, yükün kimin sırtına bindirileceğinin yıllardır yapılan siyasi tercihlerle belirlenmesinin sonucu.
Birileri servet büyütürken milyonlar geçim hesabı yapıyorsa, ortada yalnızca ekonomik sorun yoktur. Bölüşümün adaleti, devletin kime hizmet ettiği ve iktidarın kime hesap verdiği meselesi vardır.
Muhalefet de tam burada gereklidir.
“Önce ülkenin durumu düzelsin” demek, iktidara kendi başarısızlığını gerekçe göstererek zaman kazandırır. Krizi yaratan yönetsin, bedelini ödeyen beklesin!
Bu nasıl bir siyasi muhakeme?
Ekonomi iyiyken “İstikrar bozulmasın”, kötüyken “Önce ekonomi düzelsin” denilecekse, iktidar hangi koşulda halkın karşısına çıkarılacak?
İktidarın başarısızlığı, görevde kalma gerekçesine dönüştürülemez. Demokrasi, yönetenlerin kendilerini hazır hissettikleri gün hesap vermeleri değildir.
Bir de “Beceremezlerse seçim kendiliğinden gelir” diyorsunuz.
Sandık mevsim değişince açan bir çiçek değil ki kendiliğinden gelsin! Toplumsal talep örgütlenir, demokratik mücadele büyütülür, iktidar üzerinde siyasi baskı kurulur.
Bunun için muhalefet olunur.
Elbette erken seçim çağrısı yapmak yetmez. O seçime bir kadroyla, somut bir programla ve halkın güvenini kazanacak bir yönetim anlayışıyla hazırlanmak gerekir.
Yurttaş, yalnızca kimlerin gideceğini değil; yoksulluğun nasıl azaltılacağını, adaletin nasıl kurulacağını, kamu kaynaklarının nasıl korunacağını da duymak ister.
Fakat bütün bunların başlangıcı, değişimin gerekli olduğuna inanmaktır. Ülkenin hâlini anlatıp değişim talebinin önüne gerekçe olarak koymak, muhalefetin kendi sözünü boşa düşürmesidir.
Sayın Kılıçdaroğlu, yangın büyürken yurttaştan sabır, iktidardan mucize beklenmez.
Ülke yangın yeriyse, hesap sormanın vakti gelmiştir. Yangını çıkaranlara süre uzatımı değil, sandık gerekir!
Hakan URUN
23 Ekim 2026





