İZVERİ

Köşe yazısı

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU’NDAN CHP’YE SİYASİ AHLAK UYARISI: PEKİ, ÖNCE EVİN ÖNÜ MÜ TEMİZLENECEK?

Gençlere seslendi,arınma çağrısı yaptı.Kılıçdaroğlu’nun sözleri yalnızca iktidara değil,CHP’nin kendi içindeki siyasi anlayışada ayna tutacak nitelikte.

Yayınlandı: 2 Kasım 2026 09:25

Paylaş

KILIÇDAROĞLU’NDAN CHP’YE SİYASİ AHLAK UYARISI: PEKİ, ÖNCE EVİN ÖNÜ MÜ TEMİZLENECEK?

Gençlere seslendi, siyasette arınma çağrısı yaptı… Kılıçdaroğlu’nun sözleri yalnızca iktidara değil, CHP’nin kendi içindeki siyasi anlayışa da ayna tutacak nitelikte.

Siyasette bazı konuşmalar vardır; salonda alkışlanır, kürsüden iner ve gündemden düşer. Bazı konuşmalar ise söylenenlerden çok, beraberinde getirdiği sorularla hafızalara kazınır.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun 31 Ekim 2026 tarihinde CHP Gençlik Kolları İl Koordinasyon Toplantısı’nda yaptığı konuşma da tam böyle bir tartışmanın kapısını araladı. Kılıçdaroğlu, gençlere seslenirken önemli bir başlığın altını çizdi:

“Siyasi Ahlak Kanunu bizim vazgeçilmezimizdir!” Peki, siyasetin ahlakını yeniden inşa etmek isteyen bir partinin önce kendi içindeki sorunlarla yüzleşmesi gerekmez mi?İşte asıl mesele burada başlıyor.

SİYASİ AHLAK SADECE İKTİDARA SÖYLENEN BİR SÖZ DEĞİLDİR!

Kılıçdaroğlu, konuşmasında bir avuç insan zenginleşirken milyonların fakirleştiğine dikkat çekti. Kamu kaynaklarının doğru kullanılmasını, siyasetin temizlenmesini ve siyasi ahlakın kurumsal bir güvenceye kavuşmasını istedi.Ancak siyasi ahlak, yalnızca rakip partilere yöneltilen eleştirilerle ölçülemez.Parti içinde liyakat nasıl korunuyor?

Delege iradesi nasıl güvence altına alınıyor?Belediyelerde kamu kaynaklarının kullanımı nasıl denetleniyor?

Parti yönetimlerinde hesap verebilirlik ne kadar güçlü?Bu soruların tamamı, siyasi ahlak tartışmasının doğal parçalarıdır.Kılıçdaroğlu’nun kurultaylarda iradenin satın alınmasına karşı çıkması da bu açıdan dikkat çekiciydi.

“İknaya evet, rüşvetle irade satın almaya hayır” mesajı, parti içi demokrasinin yalnızca tüzüklerde değil, uygulamada da yaşatılması gerektiğini hatırlatıyor.

GENÇLERE SADECE MÜCADELE DEĞİL, SORGULAMA DA GEREKİYOR;

Konuşmanın bir başka önemli bölümü gençlerin eğitimine, bilime ve teknolojiye ayrıldı.Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin çip üretmesi gerektiğini, yüksek teknolojiye yatırım yapılmasını ve yetişmiş insan gücünün ülkede kalmasının sağlanmasını savundu.Burada gençlere verilen mesaj oldukça açık: Sadece siyasi sloganlarla değil, bilgiyle, bilimle ve sorgulama kültürüyle geleceğe hazırlanmak gerekiyor.Üniversitede düşüncesini özgürce ifade edemeyen bir gencin yaşadığı sorun, yalnızca üniversitenin değil, demokrasinin de sorunudur.Gençlerden istenen yalnızca bir siyasi hareketin parçası olmaları değil; ülkenin sorunlarına çözüm üreten, soru soran ve hesap sorabilen bireyler olmalarıdır.

CHP’NİN ÖNÜNDEKİ ASIL SINAV: SÖZÜ EYLEME DÖNÜŞTÜRMEK…

Kılıçdaroğlu’nun belediye başkanlarına yönelik sözleri de toplantının dikkat çeken başlıklarından biriydi.Halka hizmet yerine kendi çıkarını ve yakınlarının çıkarını gözeten belediye başkanlarının CHP’de kalmaması gerektiğini söyledi.Bu sözler önemli bir siyasi ilkeyi gündeme taşıyor: Seçim kazanmak, kamu sorumluluğunun önüne geçemez.

Ancak burada da sorulması gereken soru şu:

Bu ilkeler yalnızca konuşmalarda mı kalacak, yoksa bütün belediyelerde ve parti teşkilatlarında aynı kararlılıkla uygulanacak mı?Çünkü seçmen artık yalnızca vaat dinlemek istemiyor. Söylenen sözlerin nasıl hayata geçirildiğini de görmek istiyor.

SON SÖZ: GENÇLER ALKIŞLAYAN DEĞİL, SORGULAYAN BİR KUŞAK OLMALI…

Kılıçdaroğlu’nun gençlere verdiği mesajın en önemli tarafı, siyasetin geleceğini demokrasi, hukuk, üretim ve sosyal devlet kavramları üzerinden tartışmaya açmasıydı.Fakat gençliğin görevi yalnızca kürsüde konuşulanları alkışlamak olmamalı.Gençler gerektiğinde kendi partisini de sorgulayabilmeli. Yanlışa yanlış diyebilmeli. Liyakat isteyebilmeli. Şeffaflık talep edebilmeli.Çünkü demokrasi, yalnızca rakiplerden hesap sormak değil, insanın kendi mahallesinde de hesap sorabilmesidir.

Kılıçdaroğlu’nun konuşması sonrasında CHP’nin önünde cevaplanmayı bekleyen önemli bir soru var:

Türkiye’de siyaseti temizleme iddiası, önce siyasetin kendi evinde başlayabilecek mi?

Unutulmamalı ki siyasi ahlak, kürsüde kurulan cümlelerle değil, o cümlelerin gereği yerine getirildiğinde anlam kazanır.

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

3 dk