İZVERİ

Köşe yazısı

CUMHURİYET 103 YAŞINDA, GENÇLERİN GELECEĞİ REHİN!

Cumhuriyet’in en büyük vaadi eşit yurttaşlıktı. Peki gençlerin, kadınların ve emekçilerin bu eşitlikten aldığı pay ne?

Yayınlandı: 29 Ekim 2026 09:48

Güncellendi: 30 Ekim 2026 00:33

Paylaş


CUMHURİYET 103 YAŞINDA, GENÇLERİN GELECEĞİ REHİN!

103 yıl önce sarayın kulluğundan kurtulan halk, bugün işsizliğin, yoksulluğun ve ekonomik bağımlılığın kıskacında!

Cumhuriyet 103 yaşında!

103 yıl önce bir halk ayağa kalktı. Saltanatı yıktı, kulluğu reddetti, egemenliği saraydan alıp halka verdi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki devrim, yalnızca yönetim biçimini değiştirmedi; insanın kendi kaderine sahip çıkmasının yolunu açtı.

Peki bugün Cumhuriyet’in çocuklarına nasıl bir ülke bıraktık?

Diploması var, işi yok!

İşi var, geçinecek ücreti yok!

Emeği var, güvencesi yok!

Türkiye’de yaklaşık üç milyon insan iş arıyor. Her yüz gençten yaklaşık on beşi işsiz. Genç kadınlarda bu oran neredeyse dörtte bire ulaşıyor.

Üstelik TÜİK’in Eylül verilerinde atıl işgücü oranı yüzde 31,2. Yani sorun, resmî işsiz sayısından çok daha geniş.

Bu rakamların arkasında ertelenmiş hayatlar, kurulamayan yuvalar, yarım bırakılmış hayaller var!

AKP iktidarı ise büyümeden, ihracattan, ekonomik başarıdan söz ediyor.

Peki kimin ekonomisi büyüyor?

Emekli pazarda indirim beklerken, asgari ücretli maaşını kiraya yetiştiremezken, çiftçi mazotla gübre arasında hesap yaparken, esnaf giderlerini karşılamaya çalışırken kimin refahından söz ediyoruz?

Ekonomi büyürken halkın gelecek güvencesi küçülüyorsa, sorgulanması gereken yalnızca rakamlar değil, o büyümenin kime yaradığıdır!

Mesele yalnızca yoksulluk da değil.

İşini kaybetmemek için haksızlığa susan emekçi, ekonomik bağımsızlığı olmadığı için istemediği koşullara katlanan kadın, geleceğini başka ülkelerde arayan genç…

Kadınların istihdam oranının yüzde 31,2’de kalması, eşit yurttaşlığın ekonomik hayatta ne kadar eksik gerçekleştiğini de gösteriyor.

Çünkü ekonomik bağımlılık, özgürlüğün görünmeyen zinciridir!

Amartya Sen’in yaklaşımıyla özgürlük, yalnızca haklara sahip olmak değil, o hakları kullanabilecek gerçek imkânlara kavuşmaktır.

Cumhuriyet’in vaadi de budur: Yoksulun çocuğunun geleceğinin servete, gencin işinin siyasi bağlantılara, kadının özgürlüğünün ekonomik bağımlılığa teslim edilmemesi!

CHP’ye de buradan seslenmek gerekiyor:

Sosyal demokrasi, yoksulluğa üzülmek değil, yoksulluğu üreten düzeni değiştirmektir!

İstihdam, adil vergi, liyakat, nitelikli eğitim ve insanca ücret için uygulanabilir bir program ortaya konmalıdır.

Cumhuriyet’i savunmak, yalnızca geçmişin devrimleriyle övünmek değildir. O devrimlerin vaat ettiği geleceği kurmaktır.

103 yıl önce sarayın kulluğunu reddeden halkın çocukları, bugün geçinebilmek için geleceklerinden vazgeçmek zorunda kalmamalıdır!

Cumhuriyet’i kutlamak kolay!

Asıl mesele, Cumhuriyet’in çocuklarını işsizliğe, kadınlarını bağımlılığa, emekçilerini yoksulluğa mahkûm etmeyen bir ülke kurmaktır!

Çünkü Cumhuriyet’in gerçek zaferi, sarayların ışıklarıyla değil; halkın sofrasındaki ekmekle, gençlerin gözlerindeki umutla ölçülür!

Hakan URUN

29 Ekim 2026

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk