Cumhuriyet: Hepimizin Ortak Emaneti
Bir milletin ortak iradesiyle kurulan Cumhuriyet, hepimizin vatanı, hepimizin devleti ve gelecek nesillere bırakacağımız en büyük emanettir.
Bizim Cumhuriyet’imiz bir ulus devlettir; fakat bir ırk devleti değildir. Hilafet ve saltanatla yönetilmiş, şer’î hukukun uygulandığı bir imparatorluğun tarihî mirası üzerinde yükselmiş; buna karşılık devletin meşruiyetini dinî otoriteden değil, milletin iradesinden alan bir yönetim anlayışını benimsemiştir.
Bizim Cumhuriyet’imiz, Misak-ı Millî’yi yeni vatanın sınırlarının ifadesi olarak kabul eden; kaybedilen toprakları millî hafızanın ve tarihî hatıraların bir parçası olarak gören bir anlayışın eseridir. O, yurttaşlık bilinci üzerine inşa edilmiş; vatanı, milleti ve ortak geleceği birlikte sahiplenen insanların iradesiyle şekillenmiştir. Bu bakımdan Cumhuriyet’imizin milliyetçilik anlayışı, soy birliğinden ziyade kader birliğini, ortak tarih bilincini ve birlikte yaşama iradesini esas alan bir yurtseverliktir.
Milletimizi meydana getiren insanları bir arada tutan bağ, yalnızca nereden geldikleri değil; nerede yaşadıkları, hangi vatana sahip çıktıkları ve geleceği kiminle kurmak istedikleridir.
İşte bu yüzdendir ki ulusumuzun adı olarak ifade edilen Türk kavramının ırk esasına dayanmadığı söylenir. Çünkü Cumhuriyet’in yurttaşlık anlayışında Türklük, yalnızca doğumla, soyla veya kan bağıyla tarif edilen bir kimlik değildir; ortak vatana bağlılık ve ortak geleceği paylaşma iradesiyle de anlam kazanır.
Bu anlayış, “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünde sembolleşir. Dikkat edilirse, “Ne mutlu Türk olana, Türk doğana veya Türk’ten gelene!” denilmez. Çünkü burada esas olan, bir soya mensubiyet değil, ortak bir milletin mensubu olmayı benimsemektir.
Cumhuriyet’i büyük ve vazgeçilmez kılan, işte bu ortaklık duygusudur.
Cumhuriyet, bir zümrenin, bir sınıfın, bir inancın veya bir soyun devleti değildir. Her yurttaşın hukuk önünde eşit olduğu, hiç kimsenin kökeni, inancı ya da kimliği nedeniyle kendisini bu ülkenin dışında hissetmediği ortak bir siyasi çatının adıdır.
Nitekim Cumhuriyet’in en anlamlı tariflerinden biri, onu “kimsesizlerin kimsesi” olarak gören anlayıştır.
Çünkü Cumhuriyet, yalnızca güçlülerin güvencesi değil, güçsüzlerin de dayanağıdır. Yalnızca çoğunluğun değil, azınlığın da hakkını koruması gereken devlettir. Yalnızca belli bir grubun değil, hepimizin ortak çatısıdır.
Cumhuriyet, hepimizin devletidir; hepimizin vatanıdır; hepimizin geleceğidir.
Bugün, Cumhuriyetimizin 103. yılında, bize bağımsız bir vatan ve millet iradesine dayanan bir devlet bırakan Büyük Atatürk’ü ve Cumhuriyetimizin bütün kurucu kadrosunu minnet, rahmet ve saygıyla anıyoruz.
Büyük Atatürk, vatan sana minnettardır!
En büyük eserin Cumhuriyet, milletimizin ellerinde ilelebet yaşayacaktır.
Ruhunuz şad olsun!
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun!
Yaşa, var ol Cumhuriyet!





