İZVERİ.

Köşe yazısı

DÜNYA, TÜRKLERİN KAZANDIĞINI NE ZAMAN ANLADI?

30 Ağustos’ta Anadolu’nun kaderi değişti; başkalarının yazdığı gelecek, Türk milletinin zaferiyle silindi.

Yayınlandı: 30 Ağustos 2026 01:14

Paylaş

30 Ağustos’u bu kez biraz farklı okuyalım.

Bizim arşivleri bir kenara bırakıp 1922’nin New York’una, Paris’ine, Londra’sına, hatta Yeni Zelanda’ya kadar gidelim.

Eski gazeteleri tarih sırasıyla okuyunca ilginç bir şey görüyorsunuz. Dünya, Anadolu’da ne olduğunu bir anda anlamıyor. Haberler telgrafla ulaştıkça manşetlerin dili değişiyor.

Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’den başladı. 27 Ağustos’ta Afyonkarahisar geri alındı.

Dumlupınar’daki kesin sonuç henüz bilinmiyordu ama Afyon’un Türk ordusunun eline geçmesi bile büyük haberdi.

The New York Times, Afyon’un stratejik önemini, demiryollarını ve Yunan ordusunun ikmal bağlantılarını anlatırken Türk ordusuna da dikkat çekiyordu. Karşılarında iyi yönetilen, disiplinli bir ordu vardı.

Paris gazeteleri de cephede alışılmışın dışında bir şeyler olduğunu fark etmişti. Le Matin, Yunanların Afyonkarahisar’ı boşalttığını; Le Petit Parisien ise Türk topçusunun yoğun ateşini yazıyordu.

Ama henüz kimse birkaç gün içinde ne olacağını bilmiyordu.

30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Başkomutanlık Meydan Muharebesi kazanıldı.

Haber dünyaya ulaştığında manşetler değişti.

“GREEKS DEFEATED.”

Yunanlılar yenildi.

“TURKS’ CRUSHING BLOW.”

Türklerden ezici darbe.

1 Eylül’de haber dünyanın öbür ucuna, Yeni Zelanda’ya ulaştı.

Evening Star, Mustafa Kemal için şöyle yazıyordu:

“Mustapha Kemal clearly knows his trade as a soldier.”

Mustafa Kemal askerlik işini biliyor.

Ardından iki kelimelik bir manşet çıktı:

“TURKS WIN.”

Türkler kazandı.

Bugün okuyup geçmesi kolay iki kelime.

Ama 1922’de anlamı çok büyüktü.

Çünkü Anadolu’nun geleceği yıllardır başka başkentlerde konuşulmuş, haritalar çizilmiş, topraklar paylaşılmıştı.

Bir tek o topraklarda yaşayan insanların ne diyeceği hesaba katılmamıştı.

Cevap cepheden geldi.

5 Eylül’de Stratford Evening Post artık sonucu adıyla yazıyordu:

“TURKISH VICTORY.”

Türk zaferi.

Hemen altında bir başka haber vardı:

“GREEKS WANT ARMISTICE.”

Yunanlar ateşkes istiyor.

Artık mesele Türklerin kazanıp kazanamayacağı değildi. Dünya, bu kadar kesin bir zaferin nasıl kazanıldığını anlamaya çalışıyordu.

Mustafa Kemal’in birliklerini gizlice toplaması, Türk topçusunun yoğun ateşi, Yunan hatlarında açılan gedik, kesilen haberleşme bağlantıları…

İngiliz Daily Mail’in başlığı aslında değişimi özetliyordu:

“THE NEW TURKISH ARMY.”

Yeni Türk ordusu.

Avrupa, parçalanacağı düşünülen Osmanlı’nın ardından Anadolu’da bambaşka bir kuvvetle karşılaşmıştı. Düzenli, disiplinli, iyi yönetilen ve ne için savaştığını bilen bir orduyla.

2 Eylül’de Yunan ordusunun başkomutanı General Trikopis esir alındı. Türk ordusu batıya yürüdü ve 9 Eylül’de İzmir’e ulaştı.

Kocatepe’den İzmir’e on dört gün.

Ama o on dört günde kat edilen asıl mesafe kilometrelerle ölçülemezdi.

Yıllardır Anadolu için yapılan hesap çökmüştü.

Çünkü hesabın başındaki hata çok basitti:

Anadolu’nun razı olacağı düşünülmüştü.

Olmadı.

Önce Afyon’un düştüğünü yazdılar.

Sonra:

“TURKS WIN.”

Türkler kazandı.

Birkaç gün sonra:

“TURKISH VICTORY.”

Türk zaferi.

Bu millet, kendi geleceği hakkında başkalarının verdiği kararı kabul etmedi.

Ve o kararı Dumlupınar’da değiştirdi.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu vatan uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

3 dk