İZVERİ

Köşe yazısı

ENFLASYONUN ZAFERİ

Değerler Altüst! Hem de hiç olmadığı kadar! Eskiden de böyleydi belki ama bu denli değildi muhterem! Vaktiyle, “Çalıyor ama çalışıyor.” denirdi. Fakat bunun da bir sınırı, bir…

Yayınlandı: 3 Kasım 2026 10:07

Güncellendi: 3 Kasım 2026 12:09

Paylaş

Değerler Altüst!

Hem de hiç olmadığı kadar!

Eskiden de böyleydi belki ama bu denli değildi muhterem!

Vaktiyle, “Çalıyor ama çalışıyor.” denirdi. Fakat bunun da bir sınırı, bir tahammül noktası vardı. Şimdi ne sınır var ne sinir!

Öyle bir noktaya gelindi ki her şey olağanlaştı, olağan dışı olan sıradanlaştı.

Hatta toplumun değer yargıları öylesine ters yüz edildi ki namuslu, dürüst insanlar haber konusu oluyor; izleyenlerin pek çoğu ise hayret etmek yerine, “Enayi!” diyebiliyor.

İşte asıl tehlike burada!

Namussuzluk hırsızlık konulu haberler ise dinlenip geçilen sıradan olay muamelesi görüyor ve daha da garip olanı tarafgirlik had safhada kimse de inanmıyor!

Gülüp geçiyor adeta ağlanacak haline!

Enflasyon yalnızca cebimizdeki paranın değerini düşürmüyor; ahlâkî değerleri, toplumsal hassasiyetleri ve geleceğe dair umutları da aşındırıyor.

Değerler enflasyonu, ekonomik enflasyondan çok daha tehlikeli muhterem!

Gelecek kaygısı, bugün halkın en temel korkusu. Çoluk çocuğa iş bulmak, onları evlendirmek, bir yuva kurmalarına yardımcı olmak ve yarınlarını güvence altına almak... Bütün bunlar toplumsal tasanın temelini oluşturuyor.

İnsanlar siyasetten öncelikle bu kaygılarını giderecek bir umut bekliyor. Fakat aradığını bulamıyor.

Sonunda ne yapıyor?

Ehvenişerreyn deyip kerhen oy veriyor.

Haksız da değil!

Çünkü ortada ciddi bir alternatif sorunu var.

En iyisi bu algısı, kazananın hak ettiği bir siyasi döngüye dönüşüyor. Daha iyi bir seçenek varken mevcut iyi, kötü addedilir.

Fakat daha kötüsü ihtimal dâhilindeyse kötü bile iyi kabul edilir.

İyi bir alternatif yoksa halk değişim istemez; belirsizliğe bel bağlamaz!

Siyasette güven vermek, umut aşılamak ve geleceğe dair inandırıcı bir yol haritası ortaya koymak son derece önemli.

Elbette bunun yanında doğruluk, dürüstlük, toplumsal değerlere ve dinî hassasiyetlere saygı da olmalı.

Bunların hiçbiri birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.

Hepsi bir bütün!

Öyle bir siyasi strateji geliştirmelisin ki rakibine malzeme vermeyeceksin. Farklı olduğunu yalnızca söylemekle kalmayacak, bunu hissettirecek ve en önemlisi gerçekten göstereceksin.

Bugün muhalefetin temel sorunu tam da budur.

Yoksa bir iktidarın bu denli uzun süre iktidarda kalabilmesi, yalnızca kendi başarılarıyla açıklanamazdı.

Evet, iktidar birçok konuda başarılıdır. Ancak başarısız olduğu alanlar da son derece ciddi ve barizdir.

Ne var ki iktidarı eleştirenlerin ne kadar başarılı olacağı sorusu, halkın zihnini meşgul ediyor.

İşte cevap burada düğümleniyor!

Muhalefetin durum halkı tatmin etmiyor ki oy vermiyor. Böylece mevcut süreç devam edip gidiyor.

Ancak bu döngünün de mutlaka tıkanacağı bir nokta olacaktır.

İktidar da bunu hesap etmelidir. Nitekim ittifak arayışlarında yeni açılımlar yapması, siyasi zemindeki değişim ihtiyacını gördüğünün işaretidir.

Muhalefet ise kendi içinde sağlı sollu birbirini yemeye devam ediyor!

Hem birbirlerini yıpratma hem de kendi içlerinde kaynayan cadı kazanı!

Bu şekilde iktidarın ömrüne ömür katıyor.

Hâlbuki mesele yalnızca iktidarı eleştirmek değil, iktidara talip olduğunda ondan daha iyisini yapabileceğini gösterebilmektir.

Çünkü siyaset, sadece mevcut olanı yıkma iddiası değil, yerine daha iyisini koyabilme iradesidir.

Unutulmamalıdır ki halk, sırf mevcut iktidardan memnun değil diye geleceğini riske atmaz. Önce güvenmek, sonra inanmak ister.

Bu şekilde zor muhterem!

Hem de çok zor!

Numan CENGİZ
İlahiyatçı Araştırmacı Yazar

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

3 dk