İZVERİ

Köşe yazısı

SİYASETTE HEYECAN, İDDİA VE İLKE MESELESİ

Siyasette Heyecan, İddia ve İlke Meselesi Kaybedecek bir şeyi olmayan ile kazanma iddiası olmayanın durumu aynıdır. Çok rahattır, mutludur. “Bir ceketim var.” der, çeker gider.…

Yayınlandı: 2 Kasım 2026 01:18

Güncellendi: 2 Kasım 2026 04:04

Paylaş

Mesafeni koru!

Kaybedecek bir şeyi olmayan ile kazanma iddiası olmayanın durumu aynıdır.

Çok rahattır, mutludur. “Bir ceketim var.” der, çeker gider. Zaten bu tiplerin de bir ceketi olur!

Bazen minnetsiz tipleri görünce insan, keramet akıyor sanır. Hâlbuki hakikat sahte bir suretin arkasında maskelenmiştir!

İddia söz konusu olsun, işte o zaman gerçek tabiat ve kişilik ortaya çıkar. Esfeliyet mi, eşrefiyet mi; insanın mahiyeti asıl o zaman belli olur!

Türk siyasetinde benzer durumlara şahit oluyoruz. İktidar olmayan muhalefetin bu kadar rahat olması insanı şaşırtıyor doğrusu!

İktidar olanın da o kadar rahat olmaması şaşırtıyor insanı ama bu defa hayranlıkla!

Kaybetmekten korkmanın doğallığı tamam da kazanma arzusunu yitirmenin doğallığına ne diyeceğiz?

Heyecan sönmüşse ruh da hareket etmez muhterem!

Heyecanın kaynağı ruhtur. Ruh canlıysa beden iflas etmez. Ruhunu yitiren ise bedenin iflasına sebep olur.

Ölçüsüz iştahın mideye zarar vermesi gibidir hayatın akışındaki gelişmeler...

İnsaniyet namına gerçekleştirilen bir eylem, ölçüsüz tavırların sonucuna kurban edilir. Buna dikkat etmeyen de elbette suçlanır. Suçlu mudur derseniz, evet suçludur!

Üstelik suç, son yaptığı harekette değildir. Şimdiye dek yapılan hareketlerdedir.

Ölçüsüz biçimde atıp tutarak ortamı gereceksin, sonra da hiçbir şey olmamış gibi kucaklaşma ve gülücük seremonisine girişeceksin!

Bunun muhalefet cephesindeki taraftarın gözünde eksi yazması kaçınılmazdır!

Aklıselim, tevazu ve medeniyet; gerektiğinde helva gibi, sakız gibi çiğnenip geçilecek kavramlar değildir. Her zaman lazımdır muhterem!

Ölçü, siyasette terazidir. Bu terazinin denge unsuru ise mesafedir.

Sosyal ortamlarda mahrem mesafeyi koruyan faul yapmaz muhterem!

Birinin koluna girdiğinde ya da kucaklaştığında esas faktör, mesafenin ihlalidir. Mesafe kaybolunca ilkeler de önceden söylenen sözler de erir gider. Geriye mücadelenin posası kalır.

Gülücüklerle, kucaklaşmalarla, dostluk ritüelleriyle o posayı bastırmak mümkün değildir!

Çünkü mesele yalnızca bir fotoğraf karesi değildir. Mesele, o fotoğraf karesine gelinceye kadar söylenenler, savunulanlar ve ortaya konulan iddialardır.

Koku ortaya çıkınca parfüm kâr etmez muhterem!

Mesafeni koru!

Numan CENGİZ
İlahiyatçı Araştırmacı Yazar

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk