İZVERİ

Köşe yazısı

KARARSIZ SEÇMEN MESELESİ!

Kararsızlık değil, alternatifsizlik! İktidar, kararsız seçmenin kim olduğunu kesinlikle biliyor. Muhalefet ise özellikle CHP ve Yeni Parti, bilmediği gibi tahmin de edemiyor! Kim…

Yayınlandı: 4 Kasım 2026 14:57

Güncellendi: 4 Kasım 2026 17:23

Paylaş

Kararsızlık değil, alternatifsizlik!

İktidar, kararsız seçmenin kim olduğunu kesinlikle biliyor. Muhalefet ise özellikle CHP ve Yeni Parti, bilmediği gibi tahmin de edemiyor!

Kim bu kararsız seçmen zümresi?

Sağ mı, sol mu, merkez mi?

Düşünen var mı? Kimin umurunda?

Bir defa kararsız seçmen diye bir şey yok! Hepsinin kararı aslında mevcut. Sadece alternatif arıyorlar.

Verdikleri karardan dönmelerini haklı kılacak bir sebep, güven duyabilecekleri bir adres arıyorlar. Fakat bulamıyorlar!

DEM Bloğu seçmeni kararsız değil. Öcalan'a özgürlük isteyen eylemlerle kararını zaten deklare ediyor. Üstelik bunu partisel düzeyde çoktan ifade etmiş durumda.

Peki, diğer seçmenler?

Vatanın bölünmez bütünlüğü ve üniter devlet yapısı konusunda kurucu iradenin tecelligâhı konumunda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi'nin o dönemki Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'e, komisyona üye verilmemesi yönünde parti içerisinden itirazlar yükseldi. Ancak dinlemedi.

Ardından gelişen Mutlak Butlan sürecinde partiye dönen Sayın Kılıçdaroğlu da genel başkan sıfatıyla aynı hatayı perçinleyerek Çerçeve Yasa'ya tereddütsüz katkı verdi ve aynı tezgâha düştü.

Türk solunun böylesine bir cendereye çekilmesi karşısında sergilenen aymazlık gerçekten garip ve tuhaf!

El yükseltme ile tereddütsüz katkı arasında yaşanan medcezir, solun kâbusu olmaya devam ediyor.

Nitekim son gelişmeler de ortada. Öcalan'a özgürlük isteyen kadınları baş tacı etmek durumunda kalan Atatürk'ün emanetinin başındaki Sayın Kılıçdaroğlu, acaba Atatürk yaşasaydı bu tabloyu nasıl karşılardı diye hiç düşündü mü?

Bu konuda en başından beri tutarlı hamleler yapan İYİ Parti'ye de bir parantez açmak gerekiyor.

Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, Anıtkabir'de hoş karşılanmayan hamlesiyle parti tabanının tepkisini çekmiş olsa da gerek Çözüm Süreci gerekse Çerçeve Yasa aşamasındaki net ve şık duruşuyla terörizme karşı millet refleksinin aynası oldu.

Gelelim asıl meseleye: Kararsız seçmen kim?

MHP seçmeninin yaklaşık yarısı, İYİ Parti tabanının hemen tamamı, Zafer Partisi ve Anahtar Parti tabanlarının da büyük çoğunluğu kararsızlık içerisinde.

Ama neye kararsızlar?

İşte asıl sorulması gereken soru bu!

Üstelik bu kararsızlık, bugünkü siyasi tercihlerden ziyade olası seçimlerde Cumhurbaşkanlığı seçimi ekseninde şekillenecek bir durum.

Bugün AK Parti içerisinde dahi izlenen süreçten rahatsız olanlar var. Bu rahatsızlık her ne kadar açıkça dile getirilmese de mevcut. Vatandaş cephesinde de benzer bir huzursuzluk söz konusu.

Ancak karşılarında güven verecek bir alternatif göremiyorlar.

Bir dönem umut olarak görülen Sayın Kılıçdaroğlu ise ciddi bir hayal kırıklığı yaratmış durumda!

Mutlak Butlan kararıyla parti yönetimine dönüşü, başta Alevi kesim olmak üzere pek çok sol seçmenin tepkisini çekmiş durumda.

Sahada karşılığının zayıfladığı ve CHP'nin baraj altı riskinin tartışılır hâle geldiği bir siyasi gerçeklik var.

Bir de bunun üzerine oy vermesi muhtemel milliyetçi blok da küstürülürse Kılıçdaroğlu ve CHP kimin oyunu alacak?

Genel Merkez bunun hesabını yapıyor mu?

Sanmıyorum!

Böylesine temel bir siyasi muhasebeden yoksun bir anlayışla hareket ediyorlar.

Çoktan küçük olsun benim olsun anlayışına evrilmiş durumdalar. Fakat küçüle küçüle un ufak olacaklarının farkında değiller!

Dilde bir arınma tezi ve hesap verme hikâyesi!

Kamuoyu reklam şirketlerini merak ediyor. Yapılan harcamaların, tercih edilen stratejilerin ve bu şirketlerin sahiplerinin kim olduğunu merak ediyor ve haklı olarak herkes hesap verilmesini istiyor.

Buyursun Sayın Kılıçdaroğlu, hesap versin!

Laf ile peynir gemisi yürümüyor muhterem!

Bütün bu yaşanan vehametten Sayın Kılıçdaroğlu'nu ısrarla uzak tutma çabaları da kendisine gönül verenleri yormuş durumda. Şahsen ben yoruldum!

Kimse kusura bakmasın; ne söylesek elimizi yüzümüze bulaştıran yeni hamlelerle karşılaşıyoruz.

Üstelik bütün bunlar olurken parti yönetimi hâlâ kendi siyasi gerçekliğini görmekten uzak.

Şimdiden söyleyelim:

Bu genel seçimde iktidar olunamayıp ardından gelecek yerel seçimlerde de belediyeler birer birer kaybedilince bugün yaptığımız uyarılar hatırlanacaktır.

Ama o gün iş işten geçmiş olacak!

Çünkü siyaset, yalnızca geçmişin hesabını vermek değil, geleceğin hesabını da doğru yapmaktır.

Bu kafayla, bu stratejiyle ne Cumhuriyet Halk Partisi ne de Yeni Parti yol alabilir!

Kararsız seçmen aramaya devam edin muhteremler!

Belki de aradığınız kararsız seçmen değil, kaybettiğiniz siyasi akıldır!

Şimdiden geçmiş olsun!

Numan CENGİZ
İlahiyatçı Araştırmacı Yazar

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

Yazarın diğer yazıları

3 dk