İZVERİ

Köşe yazısı

PARA PARA PARA!

Yükselmek kolay ya da zor; yükselirken kendin olarak kalabilmek maharet ister! Paranın üç hâli, siyasetin bin bir hâli! Maddenin üç hâli vardır: Önce katı, sonra sıvı, ardından…

Yayınlandı: 3 Kasım 2026 14:14

Paylaş

Yükselmek kolay ya da zor; yükselirken kendin olarak kalabilmek maharet ister!

Paranın üç hâli, siyasetin bin bir hâli!

Maddenin üç hâli vardır:
Önce katı, sonra sıvı, ardından gaz…

Siyasetin de olmazsa olmazlarından biridir para. Parası olmayanın siyaset yapma hakkının dahi bulunmadığı bir arenada, parası olan bahis oynar. Kimi kazanır, kimi kaybeder. Neşeyle hüznün, ikbal ile idbarın iç içe geçtiği tuhaf bir sistemdir siyaset!

Can suyu paradır; onsuz olmaz. Ama can alan da yine paradır!

Nice siyasetçinin mahvına sebep olan para, kimisinin ikbaline vesile olurken kimisinin de idbarına zemin hazırlar.

Bütün siyasiler bu toprakların çocuklarıdır. Hemen hepsinin zorlu bir hayat hikâyesi vardır.

Onlar da dokuz aylık bir yolculuğun ardından dünyaya gelmişlerdir.

Peki, nasıl oluyor da bir kısmı yükseldikçe değişiyor, tanınmaz hâle geliyor?

Aslında bu sorunun cevabı doğanın gizeminde saklı!

Buz gibi, dimdik duran bir mücahit yahut devrimci, biraz yol alıp yükselmeye başladığında atmosferin sıcaklığıyla eriyor ve suya dönüşüyor. O an aslını unutuyor. Artık başka yerlere yağmur olarak yağıyor.

Biraz daha yükselip atmosferin de ötesine geçmeye başladığında ise gaz oluyor. Artık tanınmaz hâlde yiğidim! Ulaşabilene aşk olsun!

Aslını unutanların hâlinin özeti budur erenler, yoldaşlar, mücahitler!

İnanın, bunun sağı solu yok; tamamen yapı meselesi. Yukarıya çıktıkça hayranlıkla bakan siz, biz, bütün alt tabaka; eski tabirle avam alkış tutmaya devam ettiği sürece bu düzen değişmeyecek!

Üzen de değişmeyecek, üzülen de!

Para, sen nelere kadirsin böyle!

Adamı değiştiren, maymun eden; kimini vezir, kimini rezil eden…

Parası çok olanın soygunu iş adamlığı, parası az olanınki hırsızlık!

Suçun büyüğü de küçüğü de varmış meğer!

İlk çağlarda koyun çalan öldürülürmüş. Ama hazineleri boşaltan asillere hapis cezası verilirmiş. Sonra birkaç hayır hasenat gösterisiyle bütün pisliklerini temizleyen muhteremler, yeniden aynı makamlara getirilirmiş!

Değişen bir şey var mı?

İstisnalar elbette var ama ne yazık ki çok az!

Milletvekili olmak kim, sen kim sade vatandaş!

Vaktiyle ne güzel söylemişler:

Varsa pulun cümle âlem kulun,
Yoksa pulun tımarhane yolun!

Paranın başkan, paranın vekil olduğu bir sistemde demokrasi işlemez. Omurgasızların cirit attığı bir arenada dik duruş beklenmez muhteremler!

Para sevdası, sizin kara sevdanız!

Bundan vazgeçilmediği sürece ilerleme olmayacak. Çünkü her şeyin başı olanın bir de sonu vardır.

Unutmayın:

Ayakta tutan ayağını yerden kesebilir!

Can veren, can da alır!

Numan CENGİZ
İlahiyatçı Araştırmacı Yazar

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk