İZVERİ

Köşe yazısı

KURULTAYLARDAN GINA GELDİ VESSELAM!

Bir memleket düşünün; neredeyse her sene seçime gidiyor! Böyle bir siyasi iklimde uzun vadeli strateji geliştirmek, istikrarlı politikalar üretmek ve hedefe odaklanmak mümkün…

Yayınlandı: 15 Ekim 2026 13:57

Paylaş

Bir memleket düşünün; neredeyse her sene seçime gidiyor! Böyle bir siyasi iklimde uzun vadeli strateji geliştirmek, istikrarlı politikalar üretmek ve hedefe odaklanmak mümkün müdür?

Her seçim yeni bir ikilik, yeni bir kutuplaşma ve yeni bir nefret tohumu ekmez mi? Kaybedenin hırsı ve öfkesi artmaz mı? Dün birlikte yürüyenler bugün birbirine düşman kesilmez mi?

Aynı durum siyasi partiler için de geçerlidir!

Peki, nedir bu CHP'nin kaderi? Yoksa bütün bunlar bir kaza mı?

Durmadan kurultay, durmadan kongre! Neredeyse Guinness Rekorlar Kitabı'na girecek bir sıklıkta kurultay yapılıyor. Kurultay, CHP'de olağan bir siyasi faaliyet olmaktan çıkıp âdeta mutat bir iç mücadele aracına dönüştü.

Sayın Özgür Özel döneminde zaten altı ayda bir kurultay konuşulur hâle gelmişti. Şimdi de mutlak butlan tartışmaları ve bu tartışmaların ardından Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurultay kararı…

Peki, bütün bunlara gerçekten lüzum var mı?

Partide ikilikler, klikler, kulisler ve hesaplar almış başını gidiyor. Herkes kendi adamını bir yerlere yerleştirmenin, delege hesabı yapmanın ve parti içindeki gücünü tahkim etmenin peşinde!

Peki, iktidar olmanın hesabını kim yapıyor?

İktidar hedefini bir kenara bırakalım; insanın aklına, parti barajın altında kalsa bundan siyasi kazanç devşirmeye kalkışacak olanlar var mı, sorusu geliyor. Öyle bir manzara ki insan, partinin başarısından ziyade kendi hizbinin kazanmasını önemseyenlerin sayısının az olmadığını düşünüyor.

Parti kazansa mı önemli, yoksa birilerinin parti içindeki hesabı mı tutsa?

İşte asıl mesele budur!

Biz dışarıdan bakınca görüyoruz; belli ki içeridekiler göremiyor ya da görmek istemiyor. Çünkü koltuk kavgasının gürültüsü, siyasetin asıl meselesini bastırıyor. Parti içindeki mücadele büyüdükçe seçmenin beklentileri, ülkenin sorunları ve iktidar alternatifi olma sorumluluğu geri plana itiliyor.

Oysa kurultaylar bir amaç değil, siyasi hedeflere ulaşmak için kullanılan araçlardır. Aracı amaç hâline getirirseniz hedefi kaybedersiniz!

SAYIN GENEL BAŞKANIM!

Artık kurultay hesabını bir kenara bırakın. Hedefe odaklanın!

Ancak bu, mevcut kadroyla hiçbir şeyi değiştirmeden yola devam edin demek değildir. Tam tersine, kurultaydan vazgeçin ama ekibinizi yenileyin!

Partinin enerjisini tüketen, siyasi hedeflerin önüne kişisel hesaplarını koyan, ortak çalışmayı engelleyen ve sorumluluğunu yerine getirmeyen kadrolarla yollarınızı ayırın. Çürük elmaları ayıklayın ki sağlam olanlar da çürümesin!

Unutmayın: Bir siyasi partiyi büyüten, bitmek bilmeyen koltuk mücadeleleri değil; ortak hedef, disiplin, liyakat ve seçmene verilen güvendir.

İşe engel olanları tespit edip bu engelleri ortadan kaldırırsanız, işin önü kendiliğinden açılır. Her sorunu yeni bir kurultayla çözmeye kalkışmak yerine, sorun üreten mekanizmayı değiştirin!

Çünkü mesele kimin genel başkan olacağı değil, CHP'nin ne olmak istediğidir.

Mesele kimin kazanacağı değil, Türkiye'nin nasıl kazanacağıdır.

Yeter artık! Kurultaylardan gına geldi vesselam!

Numan CENGİZ

Araştırmacı İlahiyatçı Yazar

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk