Yiğidi öldürmek kolay, hakkını teslim etmek zor!
İYİ Parti'nin kurucu lideri Meral Akşener...
Kuruluş aşamasında karşılaştığı bütün engellere, baskılara ve mağduriyetlere rağmen yılmadı.
Partisini kurdu, siyasette kendisine bir alan açtı ve özellikle AK Parti'ye, daha doğrusu Recep Tayyip Erdoğan iktidarına karşı muhalefet cephesinde ciddi bir hareketin öncüsü oldu.
Bugün hâlâ milliyetçi siyaset zemininde AK Parti karşısında varlığını sürdüren muhalefet damarının oluşmasında Akşener'in emeğini ve siyasi öncülüğünü görmezden gelmek mümkün müdür?
Elbette değildir!
Ancak Sayın Akşener'in bundan çok daha önemli bir özelliği var.
Demokrasiye olan inancı ve gerektiğinde bedel ödemekten kaçınmaması!
2023 Genel Seçimleri öncesinde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçimi kazanamayacağı yönünde bir değerlendirmede bulundu.
Sonuç ise onu bir bakıma haklı çıkarmış durumda hâlbuki!
Bizatihi Solcuların oy vermediği seçimde özellikle ikinci turda Meral Akşener üzerinden yaftalama hiç doğru değil, günah keçisi arama kolaylığı sadece!
Solun ezeli bir hastalığı bu durum!
Bu görüşü sebebiyle bugün hâlâ özellikle sol kamuoyunun bir kesimi tarafından adeta yerden yere vuruluyor.
Peki, gerçekten anlaşılabildi mi Meral Akşener?
Bence hayır!
Çünkü İYİ Parti tabanının diğer sağ partilerden farklı bir karakter taşıdığı gerçeği göz ardı edildi.
Bizatihi içinde bulunduğum, hatta başkan adayı olarak görev aldığım bir siyasi hareketten söz ediyorum. İYİ Parti tabanını yakından tanıyorum.
İYİ Parti seçmeni, diğer bazı sağ partilerde görülen, lider ne derse sorgusuz sualsiz yerine getiren, gerektiğinde öl emriyle ölüme yürüyen bir biat kültürünün temsilcisi değildir.
Nitekim 2024 yerel seçimlerinde bunun en somut örneğini gördük.
Parti yönetiminin aldığı kararın aksine, tabanın önemli bir bölümü CHP adaylarını destekledi.
Peki, seçim öncesinde yaklaşık yüzde 10'luk bir oy potansiyeline sahip olan İYİ Parti'nin seçmeni nereye gitti?
Altı puanı uzaya gitmedi herhâlde!
Cumhuriyet Halk Partisi'nin yerel seçimlerde aldığı yüzde 38'lik oyun içerisinde, İYİ Parti tabanından gelen ciddi bir seçmen desteği bulunduğu açıktır. Ankara'da Mansur Yavaş'ın yüzde 60'a yaklaşan oy oranı da bu siyasi geçişkenliğin önemli göstergelerinden biridir.
Bunun arkasındaki temel siyasi saiklerden biri de Meral Akşener'in yıllar içerisinde oluşturduğu seçmen profilidir.
Asena'dır, Meral Abla'dır, Ana'dır...
Türk siyasetine kadın zarafetini, cesaretini ve kendine özgü bir mücadele karakterini taşıyan nadide isimlerden biridir.
Her ne kadar herkes, özellikle de Türk kadını, bunun kıymetini gerektiği kadar bilmese de!
Gelelim 2024 yerel seçimleri öncesindeki ittifak meselesine...
İttifaktan ayrılma kararının siyasi açıdan yanlış olduğu elbette tartışılabilir. Nitekim bu kararın seçim sonuçları bakımından ağır bir bedeli de oldu.
Ancak Akşener'in asıl üzerinde durulması gereken tavrı, bu siyasi sonucun ardından sorumluluğu üstlenerek genel başkanlıktan ayrılmasıdır.
İşte burası demokrasi kültürü açısından önemlidir.
Kaç seçim kaybettiği hâlde koltuğundan ayrılmayan, başarısızlığın faturasını başkalarına kesen, her defasında yeni bir mazeret üreten nice siyasi lider varken, kendi siyasi kararının sorumluluğunu üstlenerek görevi bırakan bir liderin bu tavrı neden takdir edilmez?
Neden?
Çünkü koltuğun esiri olanlar, koltuğunu bırakanı takdir edemiyor!
İşlerine gelmiyor muhterem!
Siyasette vefa, yalnızca kazananın yanında durmak değildir. Gerektiğinde kaybedenin hakkını teslim edebilmektir.
Bugün muhalefet zemininde milliyetçi bir bloktan söz edebiliyorsak, bunun oluşumunda Meral Akşener'in siyasi emeği ve mücadelesi vardır.
Yiğidi öldürdünüz muhteremler, hiç olmazsa hakkını teslim edin!
Bir siyasi lideri eleştirmek başka, onun siyasi tarih içerisindeki yerini inkâr etmek başkadır.
Meral Akşener'in yanlışları olabilir. Siyasi kararları tartışılabilir.
Ancak Türk siyasetindeki mücadelesini, bıraktığı izi ve demokratik sorumluluk anlayışını yok saymak hakkaniyetle bağdaşmaz.
Vefa İstanbul'da semt adı, bari ismi var!
Ankara'da ne ismi var ne cismi...
Vefâ vefat etmiş Ankara'da!
Allah vefasızlığa rahmet eylemez muhterem!
Numan CENGİZ
İlahiyatçı Araştırmacı Yazar





