Özgür Özel iyi konuşuyor.
Gerçekten iyi.
Hazırcevap. Kürsüyü biliyor. Kamerayı biliyor. Hangi cümlenin ertesi gün manşet olacağını da biliyor.
Fakat biz genel başkan değil, münazara şampiyonu seçmiyoruz.
İyi konuşmak başka, iyi yönetmek başka.
Bir siyasetçinin yarın ne yapacağını merak ediyorsanız vaatlerine değil, dün ne yaptığına bakın.
Çünkü insanın geçmişi, geleceği için kusursuz olmasa da elimizdeki en iyi referanstır.
Özel 2023’te “değişim” dedi.
Örgüt güçlenecekti.
Önseçim gelecekti.
Kararlar birkaç kişinin arasında alınmayacaktı.
Parti içi demokrasi Türkiye’ye örnek olacaktı.
Sonra genel başkan oldu.
Aday belirlerken “Örgüt kimi seçerse o” dedi.
Güzel.
Sonra anketler geldi. Merkez değerlendirmeleri geldi. Parti Meclisi kararları geldi.
Ankette biri açık ara öndeyse aday gösterilecek, sonuç yakınsa örgüte sorulacaktı.
Anladım.
Demek örgüt karar verecek.
Ama önce merkezin örgütün karar vermesine gerek olup olmadığına karar vermesi gerekiyor.
Demokrasinin yeni modeli.
Kurultaylarda da delegelerin özgür iradesi anlatıldı.
Sonra anahtar liste çıktı.
Özel’in kendi ifadesiyle;
“Hatasıyla sevabıyla benim listem.”
Anahtar liste yasak mı?
Değil.
Mesele zaten o değil.
Dün gücün tepede toplanmasından şikayet edip bugün parti yönetimini belirleyecek listeyi cebinizden çıkarıyorsanız insan ister istemez soruyor;
Sorun yöntem miydi, yöntemi kullanan kişi mi?
Bir de meşhur “değişim” var.
Özel kurultayda “Değişim bizden başlayacak” dedi.
PM listesinde geçmiş dönemden tek kişi olmayacağını söyledi.
Ertesi gün anahtar listesinde eski PM üyeleri vardı.
Değişim başladı.
Bazıları için biraz geç başlayacakmış, o kadar.
Liyakat konusunda da sözler gayet güzel.
Belediyelerde akraba atamalarına karşı çıktı. Belediye başkanlarını arayıp müdahale ettiğini söyledi.
Doğru.
Ama liyakat sadece kuzeni işe almamak değildir.
Sizi alkışlayanla sizi eleştirene aynı gözle bakabilmektir.
Yakınınızdaki yanlışla rakibinizin yanlışını aynı terazide tartabilmektir.
Demokrasi de sadece sandık değildir.
İtiraz geldiğinde yüzünüzün aldığı şekildir biraz.
Çünkü muhalefette demokrat olmak kolaydır.
Henüz dağıtacağınız makam azdır. Hazırlayacağınız listeler yoktur. Size itiraz edeni kenara çekebilecek kadar gücünüz de yoktur.
Sonra güç gelir.
Ve insanın demokrasi anlayışıyla şahsi çıkarı ilk kez aynı odada karşılaşır.
Ben o toplantının tutanağına bakarım.
Kim girdi?
Kim çıktı?
Kim sustu?
Kim tasfiye edildi?
Kim ödüllendirildi?
Kural kime uygulandı?
Kime uygulanmadı?
Bunları bilirsem siyasetçinin gelecekte nasıl yöneteceği hakkında epey fikir sahibi olurum.
O yüzden Özgür Özel’in yeni konuşmalarına fazla ihtiyacım yok.
İyi konuşacağını zaten biliyorum.
Ben sicile bakıyorum.

Çünkü mikrofon insanın neye inandığını anlatır.
Yetki, gerçekten neye inandığını.
Bir tarafa söylediklerini yazın.
Öbür tarafa yaptıklarını.
Kağıdı ortadan katlayın.
Üst üste gelmiyorsa sorun kağıtta değildir.



