İZVERİ

Köşe yazısı

TARİHİ SİLEREK SİYASETİ TEMİZLEYEBİLİR MİSİNİZ?

Geçmişin sayfalarını kopararak tarihi değiştiremezsiniz! CHP’nin hafızası kimsenin tapulu malı değil; halkın ortak mirasıdır!

Yayınlandı: 2 Kasım 2026 13:38

Paylaş

TARİHİ SİLEREK SİYASETİ TEMİZLEYEBİLİR MİSİNİZ?

CHP’nin tarihi genel başkanların kişisel albümü değildir! Geçmişi görünmez kılmak, geçmişle hesaplaşmak anlamına gelmez.

George Orwell’in 1984 romanında iktidar, geçmişi denetleyerek bugünü yönetmeye çalışır. Belgeler değiştirilir, kayıtlar yeniden düzenlenir, tarih iktidarın ihtiyaçlarına göre biçimlendirilir.

Çünkü geçmişi kontrol eden, geleceği de kontrol edebileceğini düşünür.

Peki demokratik bir siyasi partinin tarih karşısındaki sorumluluğu nedir?

CHP’nin resmî internet sitesinde Kasım 2023 ile Mayıs 2026 arasındaki yaklaşık iki buçuk yıllık döneme ait çok sayıda haber, konuşma ve açıklamanın arşivde görünmemesi, bu soruyu yeniden gündeme taşıdı.

Bir dönemi eleştirmek başka, o dönemin belgelerini kamuoyunun erişiminden çıkarmak başkadır!

Üstelik söz konusu dönem yalnızca Özgür Özel’in genel başkanlığından ibaret değil.

Kurultaylar, belediye seçimleri, Meclis çalışmaları, parti yöneticilerinin açıklamaları, başarılar, başarısızlıklar ve siyasi tartışmalar…

Bütün bunlar CHP’nin kurumsal hafızasının parçalarıdır.

Elbette arşivdeki değişikliğin teknik veya hukuki gerekçeleri bulunabilir. İçeriklerin kalıcı olarak silindiği de henüz ortaya konmuş değil.

Ancak kamuoyunun erişimindeki bu boşluğun açıklanması gerekir.

Çünkü siyasi meşruiyet yalnızca hukuki kararlarla değil, şeffaflık ve hesap verebilirlikle de güçlenir!

  1. Olağan Kurultay’a ilişkin tartışmalar ve hukuki süreçler yaşandı. Parti bölündü, yöneticiler değişti, siyasi yollar ayrıldı.

Fakat bütün bunlar yaşanmış bir dönemin tarihsel gerçekliğini ortadan kaldırmaz.

Bir kurultayın hukuki geçerliliği tartışılabilir. O kurultayın yapıldığı gerçeği tartışılamaz!

Bir genel başkanın kararları eleştirilebilir. Konuşmaları, vaatleri ve siyasi sorumluluğu sorgulanabilir.

Ama hesap sormak için önce kayıtları korumak gerekir!

CHP’nin kuruluşundan bugüne uzanan tarihi yalnızca genel başkanların değil; delegelerin, üyelerin, emek veren örgütlerin ve oy veren milyonların ortak siyasi mirasıdır.

O mirasın içinde hatalar da vardır, başarılar da.

Arınma dediğimiz şey, hoşumuza gitmeyen sayfaları tarihten koparmak değildir.

Arınma, o sayfaları açık tutup yanlışlarla yüzleşebilmektir!

Buradan bütün CHP yönetimlerine bir çağrı yapmak gerekiyor:

Geçmişi koruyun. Belgeleri erişilebilir kılın. Yanlışları açıklayın. Siyasi sorumlulukları tartışın.

Ama partinin tarihini yönetim değişikliklerine göre yeniden düzenlenen bir vitrine dönüştürmeyin.

Çünkü bugün bir dönemi görünmez kılan anlayış, yarın başka bir dönemin de aynı muameleye uğramasına kapı aralar.

CHP’nin ihtiyacı hafıza kaybı değil, hafızasıyla yüzleşebilecek siyasi cesarettir!

Ve unutulmasın:

Tarihten hesap sorabilirsiniz; tarihi susturamazsınız!

Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihi hiçbir genel başkanın tapulu malı değildir. O tarih, bütün yanlışları ve doğrularıyla CHP’nin ve halkın ortak hafızasıdır!

Hakan URUN

2 Kasım 2026

Yorumunuzu Yazın

Yorumlar(0)

Henüz yorum yok.

Yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan İZVERİ sorumlu değildir. Hukuka aykırı, nefret içeren veya hakaret barındıran yorumlar kaldırılabilir.

2 dk